Mirasçılar tarafından muris adına kayıtlı taşınmazların kadastro sonucu üçüncü kişilere tesciline karşı açılan, miras payına yönelik tapu iptali ve tescil davasında aktif husumet yokluğu.
Özet: Davacıların mirasbırakanlarına ait eski parselin kadastro sırasında hatalı tescil edildiği iddiasıyla açtıkları tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi, terekeye dahil taşınmazlar hakkında üçüncü kişiye karşı miras payına yönelik davanın, diğer mirasçıların muvafakati veya tereke temsilcisi atanmadan görülemeyeceği gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davayı reddetmiş; bu karar, bölge adliye mahkemesi tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, nihayetinde temyiz incelemesi sonucunda da bölge adliye mahkemesinin kararı onanarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/387 E., 2025/516 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Artvin 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/765 E., 2023/593 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; Artvin ili, Ardanuç ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 24... parsel sayılı taşınmaz ... adına, 2 24... parsel sayılı taşınmaz ... adına belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 2 24... parsel sayılı taşınmaz ise mera vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırılmıştır.Davacılar vekili, dava konusu taşınmazların davacıların murisleri adına kayıtlı eski 251 parsel sayılı taşınmaza dahil olduğunu ancak kadastro sırasında tapu kaydının uygulanmadığını ileri sürerek 2 24... ve 3 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 2 24... parsel sayılı taşınmazın 4.709, 25... 'lik kısmının tapusunun iptali ile davacılar adına miras payları oranında tescilini istemiştir.Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, terekeye göre üçüncü kişiye karşı miras payına yönelik dava açılmasının mümkün olmadığı, bu şekilde açılan bir davaya diğer mirasçıların muvafakatları, davaya katılımları ya da terekeye temsilci atanması suretiyle de devam edilemeyeceği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.