Danıştay, yetersiz bilgi ve hukuki denetime elverişli olmayan güvenlik soruşturması nedeniyle muvazzaf astsubayın nasp iptalinin hukuka aykırı olduğuna hükmedilen alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Bu hukuki ihtilafta, bir astsubayın, güvenlik soruşturmasının yalnızca abisi hakkındaki hukuki denetime elverişli olmayan istihbari bilgiye dayandığı ve kendisi hakkında olumsuz herhangi bir somut belge bulunmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi işlemi iptal edilmiş; ilk derece mahkemesi tarafından verilen bu kararda davacının statü dışında kaldığı süreye ait parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiş, davalı idarenin karara yönelik istinaf ve temyiz başvuruları da reddedilerek, hukuki denetime elverişli somut bilgi ve belgeye dayanmayan güvenlik soruşturması olumsuzluğu nedeniyle yapılan ilişiğin kesilmesi işleminin hukuka aykırılığı kesinleşmiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/6117 E.  ,  2025/5137 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6117
Karar No : 2025/5137
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz olması sebebiyle, muvazzaf astsubaylığa nasıp işleminin iptal edilerek, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile statü dışında kaldığı süreye ait tüm maaş ve diğer özlük haklarının, ilişiğinin kesildiği 17/06/2022 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece sunulan belgelerin yalnızca "davacının abisi hakkındaki'' bilgi notu olduğu, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesini gerektiren tüm bilgi ve belgelerin temini amacıyla 19/08/2022 tarihli ara kararına istinaden cevaben sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz olması sonucunu doğuracak olan herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, ayrıca UYAP entegrasyon kayıtlarının sorgulamasından, davacı hakkında devam eden adli bir soruşturma veya kovuşturmanın bulunmadığının görüldüğü; haklarında araştırma yapılan kişilerin güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğunun soyut ifadeler yerine hukukî denetime elverişli bilgi ve belgelerle ortaya konulmasının gerektiği, davacının abisi hakkındaki istihbari bilginin ise, hukukî denetime elverişli bir bilgi olmadığı, salt davacının abisi hakkındaki istihbari nitelikteki bilgiye istinaden güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu gerekçesiyle davacının naspının iptal edilerek, ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, davacının parasal ve özlük hakkı talebinin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının mevzuatta yer alan şartları taşımaması nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı ve Güvenlik Araştırması Değerlendirme Komisyonu kararına istinaden dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, öte yandan; 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca idareleri aleyhine yargı harçlarına hükmedilmesinin de mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 29/06/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının parasal ve özlük hakkı talebinin kabulü ile işlem dolayısıyla yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.