Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, iş güvenliği sağlık taraması hizmetinden kaynaklanan alacak davasında, davalı tarafın ayıplı hizmet iddiasına karşı itirazın iptali talebinin değerlendirilmesi kararı.
Özet: Bir iş güvenliği hizmeti şirketi olan davacı, davalının yaklaşık 1500 personelinin sağlık taramalarını gerçekleştirmesi karşılığında kestiği 63.442,98 TL tutarındaki faturanın 34.318,08 TLlik ödenmeyen kısmı için icra takibi başlatmış ve itirazın iptali davası açmıştır; davalı ise hizmetin ayıplı ve eksik olduğunu, özellikle göz, hemogram ve akciğer grafisi sonuçlarında hatalar bulunduğunu, bazı raporların eksik veya güvenilir olmadığını ileri sürerek ödeme yapmayı reddetmiş, ancak ilk derece mahkemesi, taraflar arasındaki sağlık muayene tetkik şartnamesindeki "eksik veya yanlış tespit edilen bölümlerin yeniden sağlık taramasının yapılmasını isteme hakkına sahiptir" hükmüne dayanarak, davalının ücret kesintisi yerine tetkiklerin tekrarlanmasını istemesinin daha uygun olacağını belirtmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:11/05/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:15/12/2022DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/05/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin vermiş olduğu iş güvenliği hizmeti kapsamında karşı tarafın personellerinin sağlık taraması işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin sağlık taramasını yaklaşık 1500 personelle gerçekleştirdiğini, personellere fiziksel durumlarına göre farklı tahlil ve işlemler yapıldığını, her bir personele yapılan işlemlerin neler olduğu ve işlemlerin birim fiyatlarına ilişkin dökümünü ekte sunduğunu, ekte yer alan 63.442,98 TL tutarındaki faturanın düzenlenerek karşı tarafa gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu doğrultuda Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas nolu dosya kapsamında icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın söz konusu faturanın 29.124,90 TL sini kabul ederek ödeme yaptığını, 34.318,08 TL lik kısmına itiraz ettiğini, yapılan işlemler ve işlem birim fiyatları doğrultusunda, karşı tarafça fatura bedelinin tam olarak ödenmesi gerektiğini, söz konusu sağlık raporlarını da dava dilekçesi ekine eklediğini, bu doğrultuda karşı tarafça ödemesi yapılmayan 34.318,08 TL için işbu davayı açma zorunluluğumuz doğduğunu, karşı tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, davalı taraf haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli borçlunun %20’den aşağı olmayacak şekilde icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı tarafın müvekkili şirket personelinin sağlık taramasını gereği gibi yapmadığını, yaptığı tetkiklerde özellikle göz, hemogram, akciğer krokisi sonuçlarının hatalı olduğunu, belirtilen hususlar dışındaki fatura bedelinin ödendiğini, aralarındaki sözleşmeye göre tüm personelin test sonuçlarının pdf formatında müvekkile gönderilmesi gerekirken 50 den fazla personelin test sonuçlarının gönderilmediğini, iletilen kimi sonuçlarınsa eksik olduğunu, yapılan kan testi sonuçlarından kimilerinin de müvekkile iletilmediğini, akciğer grafisi sonuçlarının da hatalı olduğunu, göz muayenelerinde ölçüm sonuçlarının tutarlı olmadığını, kulak muayenesinde hatalı raporlar düzenlendiğini, oluşturulan raporların güvenli olmadığını, hemogram testinde kimi personelin seviyelerinin anormal derecede yüksek çıktığını, bunun da tutarlı olmadığını, akciğer grafisi çektirilmemiş personel için de rapor düzenlendiği, mesela bir personelin hamile olduğu için akciğer grafiçi çektirmediğini ancak yine de rapor düzenlendiğini, davacının verdiği hizmet ayıplı ve eksik olduğundan ücretin tamamının talep edilemeyeceğini, hak edilen kadar olan miktarın müvekkil tarafından ödendiğini belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı şirket, vermiş olduğu iş güvenliği hizmeti kapsamında karşı tarafın personellerine sağlık taraması işlemlerini gerçekleştirdiği, yapılan işlemler sonucunda 63.442,98 TL tutarındaki faturanın düzenlenerek karşı tarafa gönderildiği, ancak davalının ödeme yapmadığı, bunun üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas nolu dosya kapsamında icra takibi başlatıldığı, takipten sonra davalının söz konusu faturanın 29.124,90 TL sini kabul ederek ödeme yaptığı, 34.318,08 TL lik kısmına itiraz ettiği, yapılan itirazın haksız olduğu ve itirazın iptaline karar verilmesi için dava açtığı, davalı taraf ise eksik ve ayıplı hizmet sunan davacının davasının reddini karar verilmesini talep ettiği, mahkememizce alınan doktor ve heyet bilirkişi raporunda, tespit edilen hataların , yapılan diğer tetkiklerin tamamını kullanılamaz hale getirdiği davalı şirket tarafından düşünülmüş ise de ; dava dosyası içerisinde yer alan Sağlık Muayene Tetkik Şartnamesi 9.Bölüm Diğer Hususlarda 9.1"İSG Yöneticiliği, hazırlanan sağlık tarama raporunda eksik veya yanlış tespit edilen bölümleri yükleniciye bildirerek bu bölümlerin yeniden Sağlık Taramasının yapılmasını isteme hakkına sahiptir. Bu durumda yükleniciye idare tarafından ek süre verilir raporun yeniden düzenlenmesi istenir ' 'ifadesinin mevcut olduğu, davalı şirket nezdinde tetkiklerin optimal düzeyde yapılıp yapılmadığı konusunda şüphe oluşmuş ise şirket tarafından tetkik ücretlerinin kesilmesi yerine, sözleşme ilgili maddesi hükmü gereğince tetkiklerin tekrarlanmasının istenmesinin daha uygun olacağı, sonucu güven vermeyen, akciğer grafisi, hemogram, tetkiklerinin hepsinin yeniden davacı şirket kanalıyla farklı bir sağlık kuruluşunda yaptırılmasının alternatif olarak istenebileceği, iddia edildiği gibi eksik ve ayıplı işlerin olup olmadığı, var ise eksik ve ayıplı işlerin bedellerinin tespit edilmesinin gerektiği, radyoloji uzmanı bilirkişi ek raporunda dosyayı, dosya eklerini, sözleşmeler ve dosyaya sunulan CD içeriğini yeniden değerlendirdiği, inceleme sonucunda eksiklikler ve hataların olduğu, toplam 1.072,00 TL. tutarında eksik ve hatalı iş bedeli olduğunun tespit edildiği, dava konusu olaylarla ile ilgili olarak davacı şirketin 63.442,98 TL tutarında davalı şirket adına fatura düzenlendiği, bu fatura bedelinin 29.124,90 TL lık kısmının davalı tarafından kabul edildiği, 34.318,08 TL lik kısmının eksik ve ayıplı işlerin olduğu gerekçesi ile kabul edilmeyerek davalı şirket tarafından davacı adına 34.318,08 TL bedelli iade faturası düzenlediği görülmüş ise de, davacının davalı adına yaptığı işlerin 1.072,00 TL lik kısmının eksik ve ayıplı işler olduğu, bu eksik işlerin bedellerinin dava konusu edilen 34.318,08 TL den mahsup edilmesi ile davacının bakiye alacağının 33.246,08 TL olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın sağlık taraması hizmetini gereği gibi ifa etmediğini, verilen hizmetin ayıplı ve eksik olduğunu, yapılan incelemeler sonucunda göz, hemogram ve akciğer grafisi sonuçlarında hatalar bulunduğunu, bu üç kaleme ilişkin bedellerin faturadan düşüldüğünü ve kalan kısmın ödendiğini, 50’den fazla personelin sonuçlarının PDF formatında iletilmediğini, bazı kan testlerinin sonuçlarının hiç iletilmediğini, akciğer grafisi sonuçlarında hatalar bulunduğunu, raporların standart şekilde düzenlendiğini, gerçeğe aykırı sonuçlar yazıldığını, hamile bir personel için akciğer grafisi çekilmemesine rağmen çekilmiş gibi rapor düzenlendiğini, göz muayenelerinde ölçüm sonuçları ile muayene bulguları arasında farklılık bulunduğunu yapılan tetkiklerin hatalı olduğunu, hizmetin güvenilir olmadığını, raporların tamamının şüpheli hale geldiğini, hangi testin doğru hangisinin yanlış olduğunun belirlenemeyeceğini, bu nedenle toplam fatura bedelinden ilgili konudaki testlerin tüm bedeli kesilerek kalan bedelin ödendiğini, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların beyanlarının uyuşmazlık noktasındaki haklılıklarını ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, sözleşmeden beklenen faydanın sağlanamadığını, alacağın likit olmadığını mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatının haksız olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hizmet satışından kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında eksik ve hatalı işlemler ile bunlara ilişkin bedellerin somut olarak tespit edilip bu bedellerin düşümü ile davacının bakiye alacağının hesaplanmış olmasına, davalının tespit edilen hatalara itiraz etmemekle birlikte hatalar nedeniyle güvenilirliği kaybolan tüm raporların geçersiz sayılması gerektiğine dair savunmasının yerinde olmamasına, zira ayıplı ve eksik işlerin kapsamı somut olarak belirlenmiş olup, bunun dışında kalan işlemlerin de hatalı olduğunun davalı tarafından ayrıca ispat edilmesinin gerekmesine, raporda belirtilenler dışında ispatlanmış başkaca eksik ve ayıplı hizmetin bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.271,03 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 567,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.703,27TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...