12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hakediş alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir elektrik tesisatı eser sözleşmesinden doğan bakiye alacakların tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebini konu almakta olup, davacı yüklenici sözleşmesel edimlerini tamamlamasına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederken, davalı iş sahibi ise ticari kayıtları ve sözleşmedeki delil anlaşması gereği muaccel bir borcu olmadığını, teminat iadesi koşullarının oluşmadığını ve yüklenicinin sözleşmesel yükümlülüklerini (gerekli belgelerin sunulmaması, teknik personel bulundurmaması, sigorta yapılmaması gibi) ihlal etmesi nedeniyle takas ve mahsup haklarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/756 Esas - 2026/243

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/756 Esas
KARAR NO : 2026/243
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/09/2025
KARAR TARİHİ : 24/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/03/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... .... .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe kötü niyetle ve zaman kazanmak amacıyla itiraz ettiğini belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarını somutlaştırmadığını, taraflar arasında akdedilen 05/01/2024 tarihli "Elektrik Tesisat İmalatları Sözleşmesi"nin 4., 35. ve 38. maddeleri uyarınca uyuşmazlık halinde müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi kapsamında kesin delil niteliğinde olduğunu, müvekkilinin kayıtlarına göre davacıya vadesi gelmiş ve ödenmemiş bir borcun bulunmadığını, sözleşmenin 15. maddesi gereğince her hakedişten %6 oranında teminat kesintisi yapma hakları olduğunu, işin kesin kabulü yapılmadığından bu teminat bedellerinin iadesi koşullarının oluşmadığını ve alacağın muaccel olmadığını, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca davacının işi teslim ettiğini yazılı tutanaklarla ispatlaması gerekirken bunu yapmadığını, ayrıca davacının sözleşme gereği "SGK borcu yoktur yazısı", "vergi borcu yoktur yazısı" gibi belgeleri sunmadığını, şantiyede teknik personel bulundurmadığını ve "All Risk" sigortası yaptırmadığını, bu nedenle müvekkilinin katlandığı masraflar için takas ve mahsup hakkı bulunduğunu, bu kapsamda düzenlenen 14/08/2025 tarihli ve 240.000,00 TL bedelli faturanın da davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle itirazlarının haklı olduğunu ileri sürerek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddini savunmuştur.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında akdedilen 25/07/2024 tarihli taşeronluk sözleşmesi, ... 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/54829 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı ve davalı tarafından düzenlenen faturalar, TOKİ Başkanlığının 20/11/2025 tarihli geçici kabule ilişkin yazısı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 26/01/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hakediş alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ... .... .... işine ilişkin bir eser sözleşmesi bulunduğu, davacı vekilinin, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki edimlerini tam olarak yerine getirmesine rağmen bakiye hakediş alacağının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep etmesi üzerine bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise sözleşmedeki delil anlaşması uyarınca kendi kayıtlarının esas alınması gerektiğini, bu kayıtlara göre davacıya muaccel bir borç bulunmadığını, sözleşme gereği yapılan teminat kesintilerinin iade koşullarının oluşmadığını ve davacının sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle doğan alacakları için takas ve mahsup hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 1.478.462,93 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2025/54829 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 26/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 21/08/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 15/09/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
İnşaat Mühendisi... .... .... Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Kaan Dinç'ten oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 26/01/2026 tarihli raporda, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, 31/12/2024 tarihi itibarıyla defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği ve davacının 1.150.990,40 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, bu tarihten sonra davalı tarafından yapılan 18.612,00 TL'lik ödeme ve davalı tarafından kesilip davacı defterlerine de işlenen 198.304,43 TL'lik yemek faturası mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağının 934.073,97 TL olduğu, davalının takas-mahsup talebine dayanak gösterdiği 240.000,00 TL'lik faturanın dayanak belgeleri dosyada bulunmadığından bu talebe itibar edilemeyeceği, yine davalının sözleşmenin ön şartı olarak ileri sürdüğü banka teminat mektubu alınmadan işe başlandığından bu yöndeki teminat bloke talebinin yerinde olmadığı, sözleşmenin 15. maddesi uyarınca her hakedişten %6 oranında nakit teminat kesintisi yapılacağının kararlaştırıldığı, toplam iş bedeli üzerinden hesaplanan 589.799,42 TL'lik teminatın, işin geçici kabulünün 25/12/2024 tarihinde onaylanması ve davacının SGK ile vergi borcunun bulunmaması nedeniyle %3'lük kısmının (294.899,71 TL) davacıya iade edilmesi gerektiği, kalan %3'lük kısmın ise kesin kabul yapılmadığından davalı tarafından alıkonulmasının sözleşmeye uygun olduğu, bu doğrultuda takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği muaccel alacak tutarının 639.174,26 TL (934.073,97 TL - 294.899,71 TL) olduğu, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında akdedilen 25/07/2024 tarihli taşeronluk sözleşmesi, ... 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/54829 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı ve davalı tarafından düzenlenen faturalar, TOKİ Başkanlığının 20/11/2025 tarihli geçici kabule ilişkin yazısı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 26/01/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında "Muğla İli Köyceğiz İlçesi Hükümet Konağı İnşaatı" işine ilişkin bir eser sözleşmesi bulunduğu, davacının bu sözleşme kapsamında yaptığı işler karşılığında bakiye alacağı olduğu iddiasıyla icra takibi başlattığı ve davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü teknik incelemeyi gerektirdiğinden aldırılan bilirkişi kurulu raporunda, tarafların ticari defterleri ve sunulan belgeler incelenerek davacının takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 934.073,97 TL olduğu, davalının sözleşmenin 15. maddesi uyarınca kesin kabul yapılana kadar alıkoyabileceği %3 oranındaki teminat tutarının 294.899,71 TL olduğu ve bu tutar mahsup edildiğinde davacının muaccel alacağının 639.174,26 TL olarak hesaplandığı, davalının diğer takas ve mahsup iddialarının ise dosyada mevcut delillerle ispatlanamadığı tespit edilmiş, mahkememizce de bu tespitler yerinde görülmüştür. Davalı vekilinin, sözleşme uyarınca kendi ticari defterlerinin kesin delil olduğuna, teminat kesintisinin tamamının alıkonulması gerektiğine ve davacının ayıplı imalatı nedeniyle oluşan zararlarının mahsubu gerektiğine yönelik rapora itirazları, sözleşmenin ilgili maddelerinin bilirkişi raporunda usulüne uygun olarak yorumlanmış olması, takas ve mahsup iddialarının yeterli delille desteklenmemesi ve HMK'nın 193/2. maddesi uyarınca bir tarafın ispat hakkını ortadan kaldıran delil sözleşmelerinin geçersizliği ilkesi karşısında yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, davacının 639.174,26 TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu ve davalının bu miktara yönelik itirazının haksız olduğu sabit olduğundan davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar vermek gerekmiş, davalının borcun tamamına itiraz etmesi ve takas-mahsup iddialarını ispatlayamaması karşısında itirazında haksız olduğu anlaşıldığından, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-... 8. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/54829 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu
tarafından yapılan itirazın 639.174,26 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 127.834,85 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 639.174,26 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 43.661,99 TL karar ve ilam harcından 17.856,15 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 25.805,84 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 17.856,15 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 18.559,05 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 117,50 TL tebligat gideri, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.117,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 9.129,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 11.987,91 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.611,31 TL'sinin davacıdan, 1.988,69 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 639.174,26 TL üzerinden takdir edilen 101.876,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 839.288,67 TL üzerinden takdir edilen 131.893,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır