Yargıtay 6. Ceza Dairesi, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen mahkûmiyet kararını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal olanak bulunmadığı gerekçesinin hukuka aykırılığı nedeniyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak bölge adliye mahkemesince şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri esastan uygun bulunurken, sanığın önceki HAGB kararının yasal engel oluşturmaması ve yargılama sürecindeki olumlu davranışlarına rağmen yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddedilmesi hukuka aykırı bulunarak, dosya bu yönüyle yeniden değerlendirilmek üzere istinaf mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3785 E., 2020/1699 K.SUÇLAR : Şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmeHÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanmasınaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2017/499 Esas, 2018/430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B.İstinaf. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2018/3785 Esas, 2020/1699 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanın istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107/2 delaletiyle 107/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile e cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında bir yıl denetim süresi belirlenmesine, özel hayatın gizliliği suçundan ise 134/1-1.cümle,134/1-2.cümle, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında bir yıl sekiz ay denetim süresi belirlenmesine, karar verilmiştir.II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Temyiz İstemi Atılı suçları işlemediği, suç kastının olmadığı, suçların yasal şartlarının oluşmadığı, beraatine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına hükmetmeme gerekçesinin yetersiz olduğu, hükmün açılmasının geri bırakılmasına engel bir durumun olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Her ne kadar sanık hakkında yasal olanak bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, suç tarihi itibariyle sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 6545 sayılı Yasa'nın 72. maddesinin yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önce kesinleşmesi nedeniyle engel oluşturmadığı, daha önce verilen hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan ve hapis cezası ertelenen sanık hakkında diğer koşullar değerlendirilmeden, sanık hakkında "yasal olanak bulunmadığından hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" biçimindeki yetersiz ve kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,12.02.2026 tarihinde karar verildi.