Türk Patent ve Marka Kurumunda tescilli markaların benzerlik ve karıştırılma ihtimali nedeniyle hükümsüzlük talebinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda incelenmesi.
Özet: Davacı tarafından, uzun süredir sahibi olduğu "Dost" markasına benzerliği ve karıştırılma ihtimali nedeniyle haksız rekabete yol açtığı iddiasıyla davalıya ait "Dost Altın Süt" markasının hükümsüzlüğü talep edilmiş; davalı ise markasında yer alan "altın" ibaresinin yaygın kullanımı nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunmuş; bilirkişi raporunda ise "Dost" ibaresinin tanınmışlığına rağmen "altın" ibaresinin birçok markada geçmesi ve ayırt ediciliğinin düşük olması sebebiyle karıştırılma ihtimalinin zayıf olduğu belirtilmiştir.

T.C.

İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/166 Esas
KARAR NO : 2020/37
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 16/12/2019
KARAR TARİHİ : 02/12/2020
Davacı tarafından 16/12/2019 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumunda tescilli ... nolu ''..." markasının 1999 yılından beri sahibi olduğunu, davalı şirket adına tescilli... ''..." markasının kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabete neden olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili adına usul ve yasaya uygun şekilde ... ibareli markanın tescillendiğini; tanınmış "..." ibaresi esas unsuru ile birlikte ayırt ediciliği olmayan ve birçok markada yaygın olarak kullanılan altın süt yan unsurundan oluştuğunu. Yine müvekkilinin markada ayırt edici renk ve şekil unsurlarının kullanıldığını, markanın karıştırılma ihtimalinin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİLİRKİŞİ RAPORU
01/10/2020 tarihli marka vekilinden alınan bilirkişi raporunda özetle; ''..." ibaresinin ortak kelime olduğu muhalefete konu iki markanın içerdiği tüm unsurlar bakımından değerlendirilmesi gerektiğini, davalı tarafın "..." ibareli markasının "..." ibaresinin aynı zamanda tanınmış marka statüsünde korunması ve halk düzeyinde bilinilirliğinin yüksek olması sebebiyle bileşke marka özelliği taşıyan ilgili markada markasının unsurlarından ..." ibaresinin tüketici zihninde akılda kalıcılığının daha yüksek olduğunu, davacı tarafça "... olarak tescilli olmasına rağmen farklı onlarca sahipte aynı emtialarda "..." ibaresi geçen tescilli markaların varlığı, bu sebepten "altın" ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek düzeyde olmayışı da göz önünde bulundurularak karıştırılma ihtimalinin zayıf olduğunu rapor etmiştir.
TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Davacı davalı adına kayıtlı... nolu ''dost altın süt" markasının SMK 6/1 kapsamında benzerlik ve karıştırılma sebebi ile hükümsüzlüğünü talep etmektedir.
Marka; bir işletmenin mal ve/veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir.
Hükümsüzlük sebepleri 6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesinde gösterilmiştir. Bu madde'ye göre; SMK'nın 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. SMK'nın 6. Maddesinde haller;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Markalar arasında benzerlik değerlendirmesi yapılırken bakılması gereken ilk husus markaların yanı ya da benzer mal veya hizmetler sınıfı için mi kullanılıp kullanılmadığı hususudur. Markaların kullanıldığı mal veya hizmet sınıfları aynı ya da benzer bulunursa bir sonraki aşama olan markaların benzerliğinin değerlendirilmesine geçilmektedir. Söz konusu markaların benzerlik değerlendirilmesi yapılırken yerleşik içtihatlara göre görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlikleri bakımından incelenmeli daha sonra markaların bir bütün halinde tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali doğurup doğurmayacağı değerlendirilmelidir.
Zayıf marka kavramı ayırt edicilik derecesi düşük olan veya tescil istendiği mal veya hizmete yakın duran, ait olduğu işletmenin mal veya hizmetlerini , diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etme kapasitesi göreceli olarak az olan markalarıdır. Bir marka ister doğuştan, ister kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmış olsun, ne kadar ayırt edici ise karıştırma ihtimali o derece de yüksektir. Zayıf marka tescilli olduğu mal veya hizmet ile yakınlık içerisinde olan ya da günlük hayatta herkesçe ve her yerde kullanılan sıradan sözcükler bakımından söz konusu olabilir. Bir markanın zayıf marka olarak kabul edilebilmesi için ilgili ibarenin kullanıma konu edildiği mal ya da hizmet ile ilintili olması zaruri değildir. Yaygın kullanılan bir isim de zayıf marka olarak kabul edilebilmektedir.
Markalar düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır. Örtüşmeyen bileşenlerin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınacaktır. Düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun örtüşmesi, normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmaz.
Dosya kapsamında alınan 01/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere altın ve süt ibarelerinin ayırt ediciliği zayıf olduğu, hatta altın süt'ün zerdeçallı süt anlamına geldiği ve birçok yerde tanımının bulunduğu, ayırt ediciliği zayıf olması sebebi ile başına veya sonuna eklemler yapılarak ayırt edici hale getirilerek kullanıma müsait olduğu, davalı markasının başında bulunan "dost" ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğu "dost altın süt" ibaresinin birlikte kullanımı tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali doğurmayacağı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davacının davasının reddine,
Alınması gereken 54,40 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harçtan mahsubu ile eksik 10,00 TL karar harcının davacı tarafından alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 4.910 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 997,00 TL yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan toplam 15,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. Ve 20. Hukuk İstinaf Daireleri nezdinde açık olduğuna dair verilen karar, yanların huzurunda usulen okunup anlatıldı. 02/12/2020
Katip...
E imza
Hakim ...
eimza