Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati hacze karşı yapılan yetkisizlik ve teminat senedi itirazlarına dayalı istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bu hukuki metin, alacaklının vadesi gelmiş ve ödenmemiş bir senede dayanarak talep ettiği ihtiyati haciz kararının, borçlunun yetkisizlik itirazı ve senedin teminat senedi olduğu iddiasına rağmen ilk derece mahkemesince kabul edildiğini ve bu karara yapılan istinaf başvurusunun esas yönünden reddedildiğini özetlemektedir; ilk derece mahkemesi, senedin ön yüzünde teminat ibaresi bulunmadığını ve yetki şartının sağlandığını belirterek borçlunun itirazlarını reddetmiştir.

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2026/577-2026/576 T.C. ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)DOSYA NO : 2026/577 EsasKARAR NO : 2026/576T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 29/01/2026NUMARASI : 2026/24 Değişik iş-2026/24 Değişik iş Karar (Derdest)TALEP KONUSU : İhtiyati HacizKARAR TARİHİ : 09/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2026 Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İhtiyati Haciz talebine ilişkin yargılamada mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair verilen karara karşı talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Talep eden alacaklı vekili; Müvekkili şirketin, dilekçe ekinde bulunan keşide yeri Ankara olan, 18.11.2023 keşide tarihli, 30.01.2024 vadeli, 350.000,00 TL bedelli (Yazıyla senet bedeli yazmaktadır.) senedin hamili olduğunu, borcun vadesinde ödenmediğini, borcun, rehin ile teminat altına alınmadığını ve vadesi gelmiş bir borç olduğunu, müvekkilinin haricen yaptığı araştırmada borçlunun mallarını kaçırma, adres değiştirme ve alacaklılarını zarara uğratma çabası içerisinde olduğunun anlaşıldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ile menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etmek zorunda kaldıklarını, rehin ile de teminat altına alınmamış olan alacakları için İİK.’nın 257. maddesinin aradığı şartların gerçekleştiğini belirterek ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf borçlu vekili; Öncellikle ihtiyati haciz karanının istenmesi açısından yetki kuralı İİK m.258' de düzenlendiğini, 258, madde ise özel bir yetki kuralı öngörmediğini, İİKm.S0' ye atıf yapmış, bu maddeden hareketle ise 6100 s. HMK'nın genel yetki kurallarını düzenleyen hükümlerine atıf yapıldığını, genel yetki kuralları gereğince İhtiyati Haciz başvurularında yetkili mahkeme aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın (borçlunun )yerleşim yeri veya kambiyo senedinde yazılı olan ödeme yeri mahkemesi yetkili olduğunu, karşı tarafın yetkisiz mahkeme aracılığı ile almış olduğu ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, söz konusu haciz kararının ölçüsüz olduğunu, ve ticari faaliyetlerimizi olumsuz etkilediğini, hiç bir para borcunun olmadığını, bilakis yaptığım işlerden dolayı ihtiyati haciz isteyenden bakiye 1.000.000-TL alacağım olduğu halde ihtiyati haciz isteyen şirketin sözleşmenin teminatı olarak verilen teminat sencdini kullanarak teminat senedi olduğunu gizleyerek ve mahkemeyi yanıltarak, sözleşmeye ve yasaya aykırı ve haksız olarak ihtiyati haciz kararı aldığını, karara dayanak gösterilen 18/11/2023 düzenleme tarihli, 30/01/2024 ödeme tarihli 350.000,00 bedelli bono, tarafımdan herhangi bir ticari borcun karşılığı olarak değil yalnızca alacaklı şirket ile yürütülen işin yapılmaması / borcun gereği gibi ifa edilmemesi ihtimaline karşı güvence amacıyla verildiği açıkça düzenlenen bir teminat senedi olduğunu, ihtiyati hacze dayanak yapılan senedin ön yüzünde açıkça teminat ibaresi bulunduğunu, teminat kaydı, kambiyo vasfını ortadan kaldıran açık bir karine olduğunu salt teminat senedinin varlığı, ihtiyati haciz için yeterli olmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın gerçek, muaccel ve borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması gibi şartların gerçekleşmesi gerektiğini, oysa somut olayda, alacaklı tarafından ileri sürülen alacak muaccel ve kesin nitelikte olmadığını, teminat senedine dayalı olduğunu, teminat senetleri, alacağın varlığını ve kesinliğini ispat etmez; yalnızca ileride doğabilecek risklere karşı güvence sağladığını, ve ancak sözleşmenin ihlali, zararın doğması, zarar miktarının belirlenmesi halinde hüküm ifade edeceğini, alacaklı taraf, sözleşmeye aykırılık bulunduğunu ve bu nedenle doğmuş, belirli ve muaccet bir alacağı olduğunu ispatlandığını ileri sürerek teminat senedine dayalı olarak verilmiş olan ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulüne, mahkemenin yetkisizliğine, 29/01/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Karşı taraf ihtiyati hacze mahkemenin yetkisi yönünden itiraz etmiş ise de senedin ön yüzünde ihtilaf halinde Ankara mahkemeleri yetkili kılındığından , itiraz edenin mahkemenin yetkisine yaptığı itirazın reddine; İhtiyati hacze itiraz eden senedin teminat senedi olarak verildiğini ileri sürdüğü ancak buna ilişkin itiraz dilekçesine ekli sözleşme sunmuş ise de ,senedin ön yüzünde teminat senedi olduğuna dair açık ibare bulunmadığı gibi, itiraz dilekçesindeki taraflar arasında geçerli sözleşmenin bulunup bulunmadığı, senedin bu sözleşme nedeniyle verilip verilmediği, taraf edimlerinin yerine getirilip getirilmediği ve itirazında belirttiği hususların yargılamayı gerektirdiği, senedin kambiyo senet vasfına haiz olduğu, İİK'nın 257.maddesindeki koşulların bu aşamada gerçekleştiği belirtilerek talep edenin itirazı yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Karşı taraf borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Talep konusu senedin sahte olduğunu, teminat amacıyla asıl senedin verildiğini, senetteki lehtar ismi ile talep eden isminin farklı olduğunu, talep edenden 1.000.000,00 TL alacaklarının bulunduğunu, talep edenin kötü niyetli olduğunu, talep edenin alacağının bulunmadığını, vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Talep ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, karşı taraf borçlu vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, karşı taraf borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Karşı taraf borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Karşı taraf borçlu yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle talep eden borçlu yönünden yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ✍e-imzalıdırÜye ... ✍e-imzalıdırÜye ... ✍e-imzalıdırKatip ... ✍e-imzalıdır