Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası istinaf başvurusunu esastan reddeden bir karar vermiştir.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacı şirket, alt yüklenici davalıya iş avansı olarak verilen çeklerin, davalının taahhüt edilen işleri eksik ve süresinde tamamlamaması nedeniyle bedelsiz kaldığını iddia ederek borçlu olmadığının ve çeklerin bedelsizliğinin tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi, davacının işin tamamlanmadığını kanıtlayamadığı, resmi kayıtların işin bittiğini gösterdiği ve ticari defterlere göre davacının borçlu olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı vekili ise, davalının edimini ifa etmemesi sonucu çeklerin bedelsiz kaldığını, mahkemenin hatalı varsayımlarla hareket ettiğini, bilirkişi raporlarının itirazlarını karşılamadığını ve davanın istirdat olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2025/306-2026/556
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2025/306 Esas
KARAR NO : 2026/556
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2024
NUMARASI : 2021/350 Esas-2024/737 Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/06/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; Davacı şirketin yükleniminde olan "Kırşehir Akpınar Pekmezci İkmal -2 İnşaatı Yapım İşi İle Mersin İl Merkezi Efrenk Çayı 3. Kısım İnşaatı Yapım İşi Ve Mersin Merkez İlçesi Deliçay Deresi 2. Kısım İnşaatı Yapım İşi"ne ait bir takım işlerin ve taahhütlerin alt yüklenici sıfatıyla yerine getirilmesi için davalı şirket tarafından davacı şirkete sunulan 22/09/2020 tarihli teklif mektubunda revize edilen tutarlar kapsamında anılan teklif mektubuna konu iş ve işlemlerin yapımı davalının yüklenimine bırakıldığını, bu kapsamda davalı şirkete 19/06/2021 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı ve 19/07/2021 vade tarihl 100.000,00 TL tutarlı 2 adet çekin iş avansı karşılığında verildiğini, ancak davalı şirketin süresi taahhüdünde olan işleri süresinde ve eksiksiz bir şekilde tamamlamadığını, çeklerin bedellerini haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil etme durumuna geldiğini, davalı şirketin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğinin anlaşılması üzerine ihtarnameler keşide edildiğini, davalı tarafın yapmış olduğu bir takım işlerden dolayı ödemeler yapıldığını, davalının davaya konu edilen çeklerin bedellerine hak kazanmadığını, taraflar arasındaki cari hesap incelendiğinde davacı şirketin alacaklı olduğunu, davalıya verilen çeklerin bedelsiz kaldığını ve davacı şirkete iade edilmesinin gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin alacak, tazminat ve dava haklarının saklı kayması kaydıyla davanın kabulüne davacı şirketin, davalı şirkete borçlu olmadığının ve çeklerin bedelsizliklerinin tespitine, menfi tespit taleplerine konu ana tutarın %20’si oranından aşağı olmayacak tutarda kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemiş, yargılama sırasında, katılmış olduğu duruşmalardaki beyanlarında ve bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu beyan dilekçelerinde davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; davacı yanın, dava dilekçesinde kendi yükleniminde olan işlerin davalının teklif mektubu ve üzerinde yapılan revize bedellerle davalı yüklenimine bırakıldığını, işin davalı tarafından tamamlanmadığını ve iş avansı olarak verilen iki adet çekin bedelsiz kaldığını iddia ettiğini, davacının eser sözleşmesi kapsamında tamamlanan işin davalı tarafından bitirilmediğinin kanıt yükü altında olduğunu, asıl iş sahibi DSİ tarafından hakediş tutanaklarının gönderildiğini, işin tamamlandığının buradan anlaşıldığını, davacı tarafça işin üçüncü kişiye yaptırıldığına dair faturalar sunulmuş ise de, faturaların bilirkişi heyeti tarafından incelenmesinde dava konusu işe ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, yine tarafların ticari defterleri incelendiğinde kaydedilen fatura ve ödemeler dikkate alındığında davacının davalıya alacaklı değil borçlu olduğunu görüldüğünü, çeklerin de kayıtlı olduğunun bilirkişi raporlarında belirtildiğini, açıklanan nedenlerle davacı yanın eser sözleşmesi kapsamında iş avansı niteliğinde çek verdiği ve işin davalı tarafından tamamlanmadığının kanıtlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının sözleşmedeki edimini ifa etmeyince çeklerin bedelsiz kaldığını ve davalı tarafa ihtar gönderdiklerini, dava türü menfi tespit değil, istirdat davası olarak davaya devam ettiklerini, mahkemenin davalının imalatları yaptığını varsayımından hareketle sonuca gittiğini, bilirkişi raporlarında itirazlarının karşılanmadığını, bilirkişilerin ehil olmadığını, Mersin'deki panel korkuluk işi yapılacağından fatura düzenlendiğini, Kırşehir işinin dava konusu olduğunu, faturaya konu panel korkulukların imal edilmediğini, davalının işi yaptığını ispat edemediğini, işi başka bir taşerona yaptırdıklarını fatura ile ispat ettiklerini, ödemelerin sadece panel korkuluklarla sınırlı olmadığını, iade faturanın hukuken geçerli olmadığını, davalı tarafından düzenlenen e-arşiv faturanın sözleşmeye uygun olmadığını, 8 günlük itiraz süresinin hak düşürücü süre olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinde kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı tarafın faturaya sekiz gün içinde itiraz etmediği, yapılan işte ayıp iddiasının bulunmadığı, sözleşme ayakta olduğu sürece işin yüklenici tarafından yapıldığına ilişkin karinenin aksinin yasal delillerle kanıtlanamadığı, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır