Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talepli maddi tazminat davasında sigorta şirketinin istinaf başvurusu değerlendirildi.
Özet: Yolcu olarak bulunduğu araçta meydana gelen trafik kazası sonucu kalıcı sakatlık yaşayan davacı, sürücünün %100 kusurlu olduğu kazada, aracın sigortacısı olan davalıdan iş göremezlik, iş gücü kaybı ve bakıcı gideri tazminatları talep etmiş; ilk derece mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporları, kusur tespiti ve aktüerya uzman raporlarına dayanarak davacının asıl ve birleşen davasını kabul ederek maddi tazminata hükmetmiş, bu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/123
KARAR NO : 2026/513
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2023(Asıl dava), 06/09/2024(Birleşen dava), 20/11/2024 (Karar)
NUMARASI : 2023/655 Esas, 2024/487 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 27/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili asıl dava dosyasında, müvekkilinin 15/08/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada sürekli sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kaza nedeniyle Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasında alınan ATK raporu ile sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazadan dolayı müvekkilinin yüzünde sabit iz kaldığını, kolunda da kırık meydana geldiğini ve bu nedenle hareket kısıtlılığı yaşadığını, kazada kusurlu olan aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, müvekkilinin zararının tahsili için davalıya başvuru yapıldığını ancak bir ödeme alınamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL iş göremezlik ve iş gücü kaybı tazminatının sigorta şirketine müracaat tarihi 22/11/2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dosyasında, müvekkilinin 15/08/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada sürekli sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kaza nedeniyle Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasında alınan ATK raporu ile sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sol el bileğinde kalıcı hareket kısıtlılığı oluştuğunu, yine sol yanağı ve alnında kalıcı sekel oluştuğunu, müvekkilinin %2 oranında beden özür oranı ve 45 gün süre ile bakıcı ihtiyaç süresi olduğunun tespit edildiğini, yine dava konusu kaza nedeniyle yargılaması süren 2023/.... esas sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda bakıcı giderinin 8.250,53 TL olarak tespit edildiğini, kazada kusurlu olan aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, müvekkilinin zararının tahsili için davalıya başvuru yapıldığını ancak bir ödeme alınamadığını belirterek öncelikle dosyanın Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023... esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, 8.250,53 TL bakıcı giderinin 22/11/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili asıl dava dosyasında, davacının usulüne uygun şekilde müvekkiline başvurmadığını, bakıcı gideri tazminat talebinin ZMMS poliçesi teminatı dışında kaldığını, davacının maluliyet durumu ile kaza arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kazadaki kusur durumu ve davacının maluliyetinin ATK'ya sevki ile tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, talep edilen faiz türü ve tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davaya yönelik davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporu, mahkememizce dosya içeriğine uygun bulunan kusur raporu ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı asıl dava dosyasında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, birleşen dosyada ise bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün kazanın oluşmasına %100 kusurla sebebiyet vermesi ve aracı sigortalayan sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderini teminat altına almış olması nedeniyle her iki davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle " Mahkememizin asıl ve birleşen 2024/.... esas sayılı dosyaları yönünden davaların kabulü ile; 241.817,62 TL'nin 05/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan 30/04/2024 tarihli, davacı yanın %2 maluliyetini raporlandıran rapora karşı itiraz dilekçesinde belirtildiği gibi, bilirkişi heyeti, davacının kaza ile illiyet bağını tespit edemediği, soyut beyanlarına göre beyan ettiği rahatsızlıkları için yönetmeliğe aykırı olarak maluliyet oranı verdiği gibi, davacının yüzünde oluşan şekil bozuklulukları ya da skar izleri nedeniyle kalıcı maluliyet verildiğini, düzenlenen raporun yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, bu nedenle itiraz edildiğini, ....Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 30.04.2024 tarih ve ... sayılı Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’ne Hitaplı Mütalaası’nda; el bileği hareket kısıtlılığı ve yüzde sabit iz arızaları için engel oranı hesaplandığı, mütalaada, yüzde sabit iz arızası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’te “diğer deri hastalıkları” olarak tanımlanan arıza kullanılarak hesaplama yapılmasının uygun olmadığı, yüzdeki yara izleri “deri hastalığı” olarak nitelendirilemeyeceği, mütalaada tariflenen yara izleri boyut ve nitelik olarak maluliyet oluşturacak özellikte belirlenen oranının uygun bulunmadığının dilekçe ekinde sunulan medikal raporunda da tespit edildiğini, davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunlu olduğu gibi raporunda yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmasına işaret edildiğini, yüzdeki skar izi nedeniyle, Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid\" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken söz konusu skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiğini, raporun bu yönden anılan yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunda, erişkinler yönetmelik hükümlerine göre yüzdeki skar izi için kalıcı maluliyet verilmezken, yüzdeki izler için kalıcı maluliyet oranı veren, düzenlenen maluliyet raporunu, rapora itiraza rağmen hükmüne esas mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın 23.11.2022 tarihinde, müvekkili sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru üzerine, müvekkili şirket nezdinde ... sayılı hasar dosyası açıldığını, başvuru evrakları içerisinde bulunan ve dava dilekçesi ekinde sunulan kaza tarihli 3 adet genel adli muayene raporuna göre davacı yanın kazaya bağlı maluliyet oranının belirlenmesinin mükün olamayacağından davacı yanın başvurusu için 2918 sayılı KTK. Madde 97 ve poliçe şartnamesi ekinde başvuru evrakları içinde bulunması gereken, kazaya bağlı kalıcı maluliyet oranını gösteren heyet raporunun bulunmaması nedeniyle yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olmadığından, davacı yanın tazminat taleplerinin değerlendirmeye alınmadığını, dava konusu olayda kusur net değilken, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de müzakere edilecek bir konu olmadığından, geçerli bir arabuluculuk görüşmesinden de bahsedilemeyeceğini ve bu nedenle ZMSS sigortacısı olan davalı müvekkili sigorta şirketinin temerrüdünden ve dava açılmasına sebebiyet vermesinden de bahsedilemeyeceğini, meydana gelen kazada, davalı müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın kusurun ne olduğu, davacı yanın maluliyet oranının, maddi tazminat tutarlarının ne kadar olduğunun tespiti davası olarak bakılabileceğinden dava açılmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle, davalı müvekkili şirket hakkında yasa gereği oluşan bir temerrütten bahsedilemeyeceğini, bu bakımdan yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, kalıcı maluliyet raporu alınabilmesi içinde kaza tarihinden itibaren 12 ay geçmesi gerektiğini, Yasa ve poliçe şartnamesi gereği bu evraklar tamamlanmadan 23.11.2022 tarihinde yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olmadığı gibi, 2918 sayılı KTK. madde 97 uyarınca dava şartının yerine getirildiğinden de bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirkete ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ....plakalı aracın poliçesinin 16.07.2022 tarihinde yapılmış olması ile 04.12.2021 tarihli .... nolu resmi gazetede yayınlanan poliçe şartnamesine tabi olduğundan, Yasa ve poliçe şartnamesi gereği yapılacak başvuruda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet raporu ile 2918 sayılı KTK. Madde 97 uyarınca yapılacak başvuruda raporun sunulması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, belirtilen hükümler, ZMSS Genel Şartları Ek-6'daki süreklisakatlık zararları için öngörülen belgelerle yapılması gerekliliğini doğurduğunu, Yasa gereği usulüne uygun başvuruda heyet raporu olmadan yapılan başvuru işleme alınmadığı gibi, başvurudan sonra yaptığı arabuluculuk görüşmesinde de davacı yanların kazaya bağlı kalıcı, geçici iş göremezlik oran ve süreleri belli olmadığından arabuluculuk görüşmesinde de müzakere edilecek bir konu bulunmadığını, bu nedenle arabuluculuk şartı oluşmadığından, yapılan arabuluculuk görüşmesi de geçerli bir arabuluculuk görüşmesi olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermeden ve temerrütten bahsedilemeyeceğini, Yasa gereği usulüne uygun başvuruda heyet raporu olmadan yapılan başvuru işleme alınmadığı gibi, başvurudan sonra yapılan arabuluculuk görüşmesinde de arabuluculuk şartı oluşmadığından, yapılan arabuluculuk görüşmesi de geçerli bir arabuluculuk görüşmesi olarak kabul edilemeyeceğini, davanın yerleşik içtihatlar gereği HMK 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddinin gerektiğini, KTK.'da yapılan değişikliğin amacının, sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru yapılmasını sağlamak ve bunun sonucu olarak da sigorta şirketinin tazminatı ödemek sureti ile uyuşmazlık çıkmasının önlenmesi olduğunu, 2918 sayılı KTK. Madde 97 ve 99 'da yapılan değişikliğin amacının davanın görülmesinden ziyade, davanın açılabilmesine dair bir ön şart olduğunu, 2918 sayılı KTK. Madde 97'deki dava şartı, diğer dava şartları gibi bir şekli şart olmayıp, dava ikame edilebilmesinin ön şartı olduğunu, usulüne uygun bir başvuru olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmemesi halinde bile, dava açılmasına sebebiyet verme nedeniyle, davacı yanın davasına 25.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusur oranın ne olduğu, davacının geçici, sürekli ve bakıcı gideri zararının ne olduğunun tespiti davası olarak bakılarak aleyhe faiz, yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmemesine karar verilmesi gerektiğini, ZMSS sigortacısı davalı müvekkili sigorta şirketinin yasa ve poliçe şartnamesi gereği başvurucunun kazaya bağlı maluliyetini, hastane raporu, kati hekim raporu bulunmadan belirlemesi imkansızken, tüm itirazlara rağmen 2918 sayılı KTK. Madde 97 uyarınca usulüne uygun başvuru olmaması nedeniyle davacı yanın davasına HMK. Madde 114 vd. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporundan da görüldüğü üzere davacı yanın kazanın meydana gelmesindeki kusuru dışında, sigortalı araç içinde yolcu konumunda olan davacı yanın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle efor kaybının artmasında müterafik kusuru olduğunu, davacı yanın kaza nedeniyle maluliyeti yüz kısmından aldığı yaralanmaya bağlı maluliyet olduğunu, indirim talebinin değerlendirmeye alınmadığını savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasıdır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
6100 s. HMK’nun 297. maddesine göre gerekçeli kararda yer alan gerekçeli kararın başlığı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, deliller, delillerin değerlendirilmesi ve kararın gerekçesi ve hatta gerekçeli kararın yazıldığı tarih dahi 297. Madde kapsamındaki “hükmün” bir parçasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK'nın) 297. maddesi gereğince karar, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
6100 sayılı HMK'nın 166. maddesince birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan edecek olmakla birlikte her dava ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Birleşen davalar bağımsız dava niteliklerini korur. Bu nedenle asıl davanın ve birleşen davaların ayrı ayrı hükme bağlanması gerekirken, birlikte hükme bağlanması HMK'nın 297. maddesine açık aykırılık oluşturmuştur.
Açıklanan nedenlerle hükmün HMK'nın 355. ve 353/1-a-6. maddesi uyarınca esası incelenmeksizin kararın re'sen kaldırılmasına, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının, HMK’nın 355. ve 353/(1)-a-6. maddesi gereğince RE'SEN KALDIRILMASINA, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf peşin karar harcının davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
7-Gerekçeli kararın tebliği, teminat, gider avansı ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 362-(1)/g maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.