İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin uluslararası taşımacılık navlun ve nakliye bedeli alacaklarından kaynaklanan itirazın iptali ile menfi tespit davalarının istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki metin, uluslararası taşımacılık faaliyetlerinden kaynaklanan ve iki şirket arasındaki borç alacak ilişkisini konu alan iç içe geçmiş ihtilafları özetlemektedir. Bir şirket, diğerinden 3.877,00 USD navlun ve nakliye bedeli alacağını iddia ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve kötü niyet tazminatı talep etmektedir. Diğer şirket ise, kendisine karşı başlatılan 8.123,00 USDlik icra takibi sonucu hacizlerin kaldırılması için bu bedeli ödemek zorunda kaldığını, ancak bu faturadan dolayı borçlu olmadığını ve konşimento teslimindeki gecikmeden kaynaklanan zararlar nedeniyle aslında ilk şirketin kendisine borçlu olduğunu öne sürerek ödenen miktarın iadesini, borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2243 Esas
KARAR NO : 2026/1109 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE ... MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI : 2022/122 Esas- 2023/354 Karar
TARİH: 28/09/2023
İSTANBUL 17.ASLİYE ... MAHKEMESİNİN 2022/197 ESAS- 2022/268 KARAR SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN DAVADA
DAVA: MENFİ TESPİT (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın uluslararası taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin müvekkili şirketle aralarındaki taşımacılık işlerinden kaynaklanan navlun ve nakliye bedelleriyle ilgili faturalar ve cari hesap mucibince bakiye 3.877,00 USD borcu bulunduğunu, davalı şirketin işbu borcunu ödememiş olması sebebiyle İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhinde ilamsız takip yapıldığını, tebliğ edilen ödeme emri üzerine borçlu davalının borca itiraz ettiğini, itiraz neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusundan müsbet bir netice alınamadığını, borçlunun tüm itirazlarının iptali ile kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu aleyhinde inkâr tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı açmak gereğinin hâsıl olduğunu beyanla İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılmış itirazların iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhinde 8.123,00 USD bedelli bir faturaya dayanılarak İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla 25.11.2021 tarihinde işlemiş faiz kalemiyle birlikte 8.396,40 USD üzerinden icra takibi başlatıldığını, dosyadan gönderilen ödeme emrinin müvekkili şirketin adresine tebliğ edildiğini, takibin kesinleşmesi sonucu müvekkili şirketin araçlarına, banka hesaplarına, gayrimenkullerine vs. haciz konulduğunu, müvekkili şirketin menkul ve gayrimenkullerine konulan hacizlerin fek edilmesi için 17.03.2021 tarihinde toplam borç tutarı 151.527,47 TL ve hacizlerin fekki için de 344,50 TL'yi ihtirazi kayıtla dosyaya yatırarak dosya borcunu kapattıklarını ve hacizleri kaldırıldığını, bu sebeple müvekkilinin icra takibine konu sebepten davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin müvekkili şirketle aralarındaki taşımacılık işlerinden kaynaklanan navlun ve nakliye bedelleriyle ilgili faturalar ve cari hesap mucibince bakiye 3.877,00 USD borcunun bulunduğunu, davalı şirketin bu borcu ödememiş olmasından dolayı İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhinde ilamsız takip yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, arabuluculuk başvurusundan bir netice alınamadığını, bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığını, davalının konşimentoların tesliminin gecikmeli olarak yapılmış olduğunu ve bu sebeple zarar gördüğünü iddia ettiğini, 12.000,00 USD tutarlı bir faturayı müvekkiline yolladığını, faturanın müvekkilince kabul edilmediğini ve muhasebe kayıtlarına alınmadığını, davalının işbu faturanın bakiyesi olduğunu iddia ettiği 8.123,00 USD'nin tahsili için İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını, davalı firmanın yükleme yapıldıktan sonra taşıma ücreti olan navlun faturası iletilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalı firmanın ödemesini yapmadığı konşimento evrakının teslim edilmediğini, davalı Suntrans'ın hiçbir durumda ödeme yapmadığını, yükün varış limanında beklediği tarihlerde de konşimentonun karşılığı olan navlun bedelinin ödenmediğini beyanla müvekkilinin İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu 8.123,00 USD bedelli faturayla ilgili herhangi bir borcu olmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen sırf menkul ve gayrimenkullerine konulmuş hacizlerin kaldırılması için dosyaya ödenmiş olunan 8.396,40 USD ve ferilerinin istirdadına, davalının kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sorumluluklarının ihmali neticesinde ortadaki ticari ilişkinin sekteye uğradığını ve müvekkili davalı firmanın büyük zararlara uğradığını, müvekkili ile uluslararası taşımacılık çerçevesinde anlaşan davacı firmanın ticari ilişkinin büyük kısmında sorumluluklarına uymadığını, taşıması yapılan malların gönderildikleri ülkelerdeki gümrüklerden alınması adına gerekli olan konşimentoların tesliminin gecikmeli olarak yapıldığını, müvekkilinin gümrüklerde uygulanan gecikme cezaları ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin sorumlu olduğu alıcı firmaların müvekkiline 07/09/2021 tarihinde 12.000,00 USD tutarında ceza ücretlerini fatura ettiğini, müvekkili ... firmasının tarafına yöneltilen 12.000,00 USD gecikme cezaları ve depo ücretlerini davacıya 08/09/2021 tarihinde fatura ettiğini, fatura açıklamasında ... ve ... numaralı konteynerlere konşimento asıllarının yurt dışındaki alıcı firmalara zamanında teslim edilememesi nedeniyle kesilen para cezaları açıklamasının yer aldığını, davacı firmanın o dönemde devam eden ticari ilişkiye binaen bu cezaların taraflarınca ödeneceğini bildirdiğini, cezaların kendilerine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili firmanın belirtilen 12.000,00 USD tutarındaki faturayı davacıya gönderdiğini, gecikmelerden kaynaklı olarak yaşanan iş kayıpları nedeniyle ticari ilişkiler yavaşlayınca o tarihte bu cezaların tazmininin davacı tarafından yapılmadığını, davacı firma yetkilileriyle defalarca temas kurulduğunu ve mail üzerinden ihtarname gönderildiğini, davalı müvekkilinin bu gecikmelerden ötürü büyük bir muhtemel ticari iş kaybına uğradığını, bununla ilgili zararı tazmin haklarını saklı tuttuklarını, ticari ilişkinin neticesinde İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile alacakların mahsubu ile kalan 8.123,00 USD para alacağına ilişkin davacı ... ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, dosya borcunun davacı tarafından ödendiğini beyanla öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; asıl davanın, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, birleşen davanın ise, gecikme cezası ile depo ücreti alacağının tahsili talebiyle davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, asıl dava konusu alacak talebi taraflar arasındaki taşıma ilişkilerinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin olmakla, dosya kapsamında, davalı ... tarafından aracılık edilen taşıması yapılacak eşyaların deniz yolu ile taşınması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu ancak fiili taşıma işlerinin dava dışı ... ve ... gibi firmalar ile gerçekleştirildiği, taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, asıl davaya konu edilen 3.877 USD bedelli faturanın her iki tarafa ait ticari defterlerde kayıt altına alındığı ve bu fatura bedelinin davalı tarafından ödendiğine dair bir ödeme belgesi ile defterlere yansımış bir kaydın yer almadığının tespit edildiği, asıl davaya konu 3.877 USD bedelli taşımanın davacı tarafından gerçekleştirildiğine dair taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmadığı, bu bedel bakımından davacının davalıdan alacaklı olduğu ancak alacaktan mahsup işlemi yapılıp yapılmayacağı yargılama neticesinde belirlendiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği;
Birleşen davaya konu talebin, İstanbulda faaliyet gösteren dava dışı ... ... tarafından Nijerya'da faaliyet gösteren dava dışı Safeway firmasına satışı yapılan mutfak eşyası emtiasının davalı ... aracılığıyla davacı tarafından ... numaralı konşimento tahtında ... numaralı konteyner ve ... numaralı konşimento tahtında MSKU9662636 numaralı konteyner ile taşınması sonrası varma limanında konşimentoların gecikmeli olarak alıcıya teslim edilmesi nedeni ile mal alıcıları tarafından gümrükte ödenmek durumunda kalınan bedellerin rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı talebine ilişkin olduğu, dava dışı fiili taşıyan ... firmasına yazılan müzekkere cevabında; her iki taşımada emtiaların alıcıları tarafından süresinde teslim alınmaması sebebiyle demuraj faturası düzenlendiği ve bedellerinin tahsil edildiğinin bildirildiği, dosyaya ödeme belgelerinin sunulmadığı, davalıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, yük alıcıları ve acentleri tarafından ödendiği anlaşılan bu demuraj bedellerinin yüklerin satıcısı dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye yansıtıldığı ve ... ... Ltd. Şti. tarafından ise davalıya yasıltıldığı ve adına 07/09/2021 tarih, ... numaralı, 12.000 USD tutarlı faturanın tanzim edildiği anlaşılmakla birlikte, ilgili fatura bedelinin davalı ... tarafından dava dışı ... ...'e, ... ... tarafından da Nijeryadaki alıcılara ödendiğine, alacak kaydedildiğine veya ikame mal gönderildiğine ilişkin dosyada ve defter kayıtlarında bir bilginin yer almadığının tespit edildiği, öte yandan 12.000 USD bedelli faturanın davacıya ait ticari defterlerde de kayıtlı olmadığı, davalı vekilince aksi iddia edilmekle birlikte davacı tarafın faturayı kabul ettiğine dair bir delil sunulmadığı, TTK'nın 1246. maddesi gereğince, birleşen davaya konu edilen gecikmeye ilişkin masraflardan, yükü teslim alan alıcının sorumlu olduğu, dava dışı satıcının da sorumluluğunun devam ettiğine ilişkin dosyaya herhangi bir anlaşma yahut kayıt sunulmadığı gibi bu gecikmeye, davacının konşimento evraklarını zamanında vermemesinin sebep olduğundan bahisle bu zarar kalemlerinin davacıdan tahsilini talep eden davalı tarafından dosyaya gecikmenin nedenine ve davacının sorumluluğuna dair açıklama yahut herhangi bir delil de ibraz edilmediği, buna karşılık davacının, gecikmeye davalının navlun faturalarını zamanında ödememesinin sebep olduğuna yönelik beyanının bulunduğu ve taraflara ait ticari defter kayıtları incelendiğinde dava tarihinde dahi davalı tarafından ödemesi yapılmayan alacağın bulunduğu tespit edilmiş olmakla, davalı tarafından gecikmeye ilişkin davacı tarafa borcunun bulunmadığına yönelik ödeme belgelerinin de ibraz edilmediği, buna göre, birleşen dava konusu gecikmeye dayalı fatura alacağına iişkin olarak yapılan yargılamada, davacının gecikmeye neden olduğu ispat edilemediği gibi, gecikme nedeni ile oluşan zararın kadri maruf olup olmadığına dair davalı tarafından, konteyner hareket bilgileri, varış ihbarı, demuraj tarifesinin de sunulmadığı ve ayrıca bu bedellerin dava dışı firmalara ödendiğinin de ispat edilemediği gerekçesi asıl davanın kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Mahkemece birleşen davada hatalı değerlendirme yapıldığı, cevap dilekçesi ekinde sunulan delillerin yok sayıldığı, davacının konişmentoları zamanında sunmaması nedeniyle ceza faturalarının oluştuğu, bu hususun davacı tanığı ...'ın; bakiye alacak yoksa konişmentoların teslim edildiğine dair beyanı ile de doğrulandığı, davacının parasını almadığı bir taşımanın konişmentosunu sunmayacağı, davacının sunması gereken bir konişmento kalmamasına rağmen asıl davada alacaklı olduğunu iddia ettiği, esasen borçlu olduğunu kabul ettiği, müvekkili tarafından davacının adına düzenlenen 12.000 USD bedelli faturaya itiraz etmediği, davacının ticari defterleri usulüne uygun şekilde tutulmadığından, faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmamasının dikkate alınamayacağı, dava dışı fiili taşıyana yazılan müzekkere cevabının dahi Mahkemece nazara alınmadığı, Mahkemece davacının fatura bedelini ödeyeceğine dair yazılı bir kabul beyanı aranmış ise de, ülkeler arası ticari faaliyetlere ilişkin usul farklılıkları ihmal edilerek değerlendirme yapıldığı, kararın hatalı olduğuna ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Asıl dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye navlun alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı, birleşen dava ise, yine taşıma ilişkisinden doğduğu iddia olunan demuraj alacağının tahsili için başlatılan icra takip dosyasına haciz tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı ve kötü niyet tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. Davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda her bir savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; taraflar arasında taşıma ilişkisinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davacının asıl davada navlun faturalarından doğan bakiye alacağının tahsilini talep ettiği, her ne kadar Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmamış olduğu tespit edilmiş ise de, her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtların, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan 08/09/2021 tarihli ve 12.000 USD tutarlı fatura dışında uyuştuğu, davalının, davacı hesabına bu faturayı kaydetmesi ile kendi defterlerinde davacıdan 8.123 USD alacaklı hale geldiği, yani davacının bakiye 3.877 USD alacağını, 12.000 USD tutarlı fatura alacağından mahsup ettiği, buna göre taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık konusunun 12.000 USD tutarlı ve davacının varma yerinde emtia alıcılarına konişmentoları süresinde teslim etmemesi ve konteynerlerin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle ödenen demuraj ücreti açıklamalı fatura olduğu, her ne kadar davalı taraf, faturanın davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacının ticari defterleri usulüne uygun şekilde tutulmadığından, faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmamasının dikkate alınamayacağını ve davacının faturayı ödemeyi kabul ettiğini iddia etmiş ise de, faturanın e fatura olduğu ve tek başına davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması ile davalıyı alacaklı hale getirmeyeceği, davacının fatura konusu alacağı kabul ettiğine dair bir delil sunulmadığı, davalı tarafın fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği, davalının aracılık ettiği taşımada dava dışı ... Limited Şirketi'nin satıcı olduğu, taşıma sözleşmesinin davacı ile davalı arasında kurulduğu ancak taşımanın fiili olarak dava dışı ...A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği, ...A.Ş. tarafından, Mahkemeye, ... ve ... nolu konişmentolar tahtında taşınan konteynerlerin süresi içerisinde boşaltılarak teslim edilmemesi nedeniyle alıcılar adına demuraj faturası düzenlendiği ve bu faturaların ödendiği bildirilmiş ise de, söz konusu demuraj alacaklarının, bildirilen konişmentoların davacı tarafından geç teslim edilmesi nedeniyle doğduğuna dair bir beyanda bulunulmadığı, cevap dilekçesi ekinde sunulan deliller arasında dava dışı ... Limited Şirketi tarafından davalı adına düzenlenen 12.000 USD bedelli faturanın davalı tarafından adı geçene ve dava dışı satıcı ... Limited Şirketi tarafından da yurtdışında bulunan alıcılara ödendiğine dair bir delil sunulmadığı, kaldı ki ...A.Ş. tarafından düzenlenen fatura tutarları ile davalı tarafından düzenlenen fatura tutarının uyuşmadığı, fatura konusu konişmentolarda "prepaid" kaydının bulunduğu, bu kaydın navlunun peşin olarak gönderici tarafından ödeneceği anlamına geldiği, buna göre davacının taşımadan doğan navlun ücretini tahsil etmeden konişmentoyu teslim etmemekte haklı olduğu, davacı tanığı ...'ın da bu yönde beyanda bulunduğu, tanığın beyanından aksine bir sonucun çıkarılamayacağı, davacının bakiye navlun alacağının olduğu ve davalının düzenlendiği fatura konusu taşımalara ilişkin navlun ücretlerini peşin ve eksiksiz olarak ödediğini ispat edemediği, bu nedenle davacıya sorumluluk yüklenemeyeceği ve Mahkemece asıl ve birleşen davada verilen kararlarda bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 3.922,24 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 981,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.941,24 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 10.374,37 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.594,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.780,37 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; asıl dava yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak, birleşen dava yönünden HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.