Taşıma sözleşmesinden kaynaklı eksik rulman yükü ve tazminat davasında, uluslararası taşımacılık kuralları çerçevesinde taşıyıcının sorumluluğunu inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacı, davalı taşıyıcının Birleşik Krallıktan İstanbula taşıdığı rulman yükünün bir kısmını (6.600 Euro değerindeki ürün) ağır ihmal ve kusurlu eylemleri sonucu eksik teslim ettiğini belirterek, eksik ürün bedeli, ödenen gümrük giderleri ve mahrum kalınan karın faiziyle birlikte tazminini talep etmiş; davalı ise uyuşmazlığın uluslararası hava taşımacılığına ilişkin olması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu yerine Varşova ve Montreal Sözleşmelerinin uygulanması gerektiğini, ayrıca müşterilerin gönderileri teslim ederken taşıma koşullarını kabul ettiklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2023/2210 EsasKARAR NO : 2026/1137 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI : 2022/397 Esas- 2023/701 KararTARİH: 18/07/2023DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ: 04/06/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalının taşıyıcı olarak Birleşik Krallık'tan İstanbul'a taşınmak üzere 2 kutu/kap olarak teslim aldığı 31.01.2022 tarihli, 22701836 numaralı konşimento ve detaylı manifesto muhteviyatında yazılı olan 39 kg ağırlığında, 10.600 Euro bedelli rulman türü yükün alıcısı olduğunu ve yükün bedelini 31/01/2022 tarihinde dava dışı gönderici ... firmasına ödediğini, bedeli göndericiye ödenen yük için davalı taşıyıcı tarafından davacı alıcıya, detaylı manifesto kapsamında gönderenden teslim alınan yükün, 18/02/2022'de Muratbey Gümrük Müdürlüğüne bağlı ... Yeşil Geçici Depolama yerine alındığı, resmi gümrük çekim işlemlerinin yapılması gerektiğinin bildirildiğini, bu bildirim üzerine yükün alıcısı olan davacının, 22/02/2022 tarihinde taşımaya konu yüke ilişkin gümrük beyannamesi ile resmi gümrük çekim işlemleri için yükümlülüklerini yerine getirip giderlerini de toplamda 48.246,36 TL olarak ödeyerek yükü millileştirdiğini ancak gecikmeli olarak gelmiş olan yük teslim alındığında 6.600 Euro değerindeki ürünün eksik olduğunun fark edildiğini ve durumun davacı alıcı tarafından aynı gün davalı taşıyıcının iç satış temsilcisine yazılı olarak bildirlip, konunun araştırılmasıyla eksik ürünün tesliminin istendiğini, davacıya gönderilen 22/02/2022 tarihli elektronik postada özetle; “...davacı alıcıya ait son kabın/kutunun şu anda Brüksel'deki depolanında göründüğü ve ne zaman gönderileceğinin sorulduğu, bilgi gelir gelmez de davacı alıcı ile paylaşılacağı..” bildirildiği halde 1 gün sonra 23/02/2022 tarihinde davalı taşıyıcının davacıya gönderdiği elektronik postada; yükün 1 kap olarak hazırlandığını, ordino ihbar mailinde de gönderinin 1 kap 9.75 kg olduğunu yazdıkları belirtilerek, davacının talepleri konusunda destek olamayacaklarını bildirdiklerini ve davalı taşıyıcının, 31/01/2022 tarihinde Birleşik Krallık'tan 22701836 numaralı konşimento ve detaylı manifesto muhteviyatıyla 2 kutu kap olarak teslim aldığı 39 kg ağırlığında, 10.600 Euro bedelli rulman yükünün tesliminde geciktiği gibi ağır ihmali, pervasızca davranışı ile kusuru da olduğundan TTK m. 886; ... m.17/M ve m.29 kapsamında zilyetliğinde bulunan 1 kutu/kap yükü zayi ederek tememüde düştüğünü, söz konusu aksaklığın düzelilmesi ya da zararların tazmini için davalı taşıyıcıya 24/03/2022 tarihi itibariyle ihtarname gönderildiği halde cevap alınamadığını, arabulucuk sürecinin de anlaşma sağlanamadan sonuçlanması üzerine kusurlu eylemlerinin neticesine sebep olduğu zarara katlanıp, mağduriyeti gidermek zorunda olan davalı aleyhine işbu davanın açılması zarureti doğduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere gönderinin 6.600 Euro tutarındaki bedelinin, olay tarihinden itibaren 3095 S.K. M.4/a hükmüne göre işleyecek döviz faiziyle birlikte tazminine, zay'i edilen gönderi nedeniyle davacı alıcının toplamda ödediği 48.248,36 TL tutarındaki giderlerinin de 3095 S.K. Md.2/2'ye göre işleyecek faiziyle ve ürünün teslim edilmemesinden kaynaklı olarak mahrum kalınan kâr ile olay nedeniyle uğranılan diğer tüm zararlanının da faizleriyle birlikte tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve mesnetsiz beyan ve iddialarının müvekkili tarafından kesinlikle kabul edilmediğini, uyuşmazlık konusu gönderinin çıkış adresinin Birleşik Krallık olması nedeniyle söz konusu ilişkinin uluslararası bir taşıma ilişkisi olduğunu, gönderinin geliş-varış yeri devletlerinin uluslararası sözleşmelere tabi olması ile dava konusu uyuşmazlığın çözümünde davacının iddia ettiği gibi Ticaret Kanunu hükümlerinin değil, uluslararası hava taşımacılığı ilişkisinin varlığı nedeniyle 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu ve Protokolleri ile 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi ve Protokolleri'nin ('Montreal Sözleşmesi) uygulanması gerektiğini, her ne kadar davacı taraf müvekkilinin kusuru ile yükün kaybolduğunu iddia etmekte ve müvekkilinin taşıyan olması nedeniyle sorumlu olduğundan bahisle uğradığını öne sürdüğü maddi ve manevi zararların ve mahrum kalınan karın tazminini talep etmekte ise de, müvekkilinin Taşıma Kural ve Koşulları'nda açıkça belirtidiği üzere; müşteriler gönderilerini teslim ettiklerinde, konşimentoda ve internet sitesinde yer alan işbu koşulları kabul etmiş sayıldığından davacının kaybolduğunu iddia ettiği gönderiye ilişkin olarak ticari itbarının zedelenmesi nedeniyle maddi ve manevi zararları için talepte bulunulmasının tamamen haksız olduğunu, müvekkili Şirket Taşıma Kural ve Koşulları'nın "Üstlenilmeyen Yükümlülükler” başlıklı 21. maddesine göre “Gönderen ... tarafından bu Koşullarda açıkça kabul edilenlerin ötesindeki tüm zarar, hasar veya gecikme riskini ve bunlara maruziyeti üstlenir." denilmek suretiyle müvekkilinin herhangi bir zarar, hasar veya gecikmeden sorumlu tutulamayacağı konusunda taraflarca açıkça mutabık kalındığını, davacının iddia ve taleplerinin kesinlikle kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla; müvekkilinin Uluslararası taşıyıcı olması nedeniyle sorumluluğunun, gerek davacı tarafından kabul edilen davalı şirketin Taşıma Kural ve Koşulları gerekse Montreal Sözleşmesi ve ilgili mevzuat uyarınca aksaklığa konu malzeme ağırlığının 22 ... ile çarpılması suretiyle bulunacak olan rakam ile sınırlı olduğunu, bu bağlamda 22701836 konşimento numaralı gönderinin bir bölümünün kayıp olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun, Montreal Sözleşmesi'nin 22. maddesinin 3. fıkrasında da “Kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumu gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu 22 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. Diğer durumda, ödenecek toplamın, gönderinin varıştaki teslimatta sağlayacağı gerçek faydadan fazla olduğunu ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı beyan edilen toplamı aşmayan bir miktar ödemekle sorumlu olacaktır.” denilmekle gönderinin kaybolması durumları için gönderici tarafından özel fayda beyanında bulunulmaması ve gönderi hakkında sigorta yapılmadığı durumlarda taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun düzenlendiğini, davacının 22701836 konşimento numaralı gönderisi için davalıya ek bir bedel ödemek suretiyle özel bir fayda beyanında bulunulmadığı ve sigorta yapılmadığı da gözetildiğinde, somut olayda müvekkilinin sadece sınırlı sorumluluğunun söz konusu olabileceğini, davalının kastı ya da kasta yakın kusurlu eylemi olduğundan söz edilemeyeceğini, davacının mağdur olmaması için gereken çabanın gösterildiğini, davacının gönderisinin kaybolması ile davalının sağladığı/sağlayacağı herhangi bir kazanç da olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, eksik teslim nedeniyle taşıma sözleşmesinden kaynaklı uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, iddia ve savunma kapsamında bilirkişiden rapor ve itirazlar üzerine ek rapor alındığı, dava konusu zararın, Birleşik Krallık-Türkiye arasında icra edilen uluslararası karayolu taşıma işi sırasında meydana geldiği sabit olduğundan somut olaya ... hükümlerinin uygulanması gerektiği, ...'nin 17/1. maddesine göre, taşımacının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, yapılan yargılama ile alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla benimsendiği, davacı tarafından uluslararası karayolu ile taşımaya konu emtianın davalı taşıyıcı tarafından dava dışı göndericiden 2 kolide 39 kg olarak kusursuz teslim alındıktan sonra davacı alıcıya 1 kolide 9,75 kg olarak teslim edildiği, 1 kolide 29,25 kg emtianın davalı taşıyıcı uhdesinde iken kaybolarak zayi olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamına sunulu taraflar arasındaki mail yazışmalarından davalının kayıp emtianın Brüksel'deki depolarında bulunduğunu davacıya bildirdiği, sonrasında emtia ile ilgili bir açıklama yapmadığı, taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğu bulunan davalının dava konusu yükün kısmi kaybından dolayı davacıya karşı ... 17/1 maddesi uyarınca sorumlu olduğu, davalı yan sınırlı sorumluluğu olacağını savunmuş ise de, dava dışı göndericinin gümrük için davalıya 10.600 Euro olarak beyan ettiği bedel ... üst sınırının yerine geçeceğinden, davalı taşıyıcının davacı hak sahibine ödeyeceği tazminat miktarının taşıyıcıya beyan edilen bu değeri aşmaması kaydıyla ... madde 23/1-2 ve 4`e göre belirlenen değerin kayıp nedeniyle azalmış kısmına göre belirlenmesi gerektiği ve bunun için de önce eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız/noksansız değerinin bulunması gerektiği, 27.01.2022 tarihli sevk faturasında 1 koli 29,25 kg emtianın bedeli 6.600 Euro olarak davalıya bildirildiğinden davalı taşıyıcının sorumluluğunun gerçek zarar ilkesine göre belirlendiği ve davalı taşıyıcı sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı, davacı tarafından taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerin de talep edilebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; müvekkilinin sorumluluğunun ... Konvansiyonu hükümleri gereği sınırlı olduğu, sınırlı sorumluluk kapsamında ... hesaplaması yapılması gerektiği, davacının tek başına sevk belgesinde yazan değeri talep edemeyeceği, ... Konvansiyonu'nun 24. maddesi kapsamında bunun için davacının ek tazminat ödemesi gerektiği, ek ücret ödenmemesi halinde özel fayda beyanında bulunulduğunun kabul edilemeyeceği, davacının sevk mektubunda belirtilen 6.000 Euro'nun ek ücret ödenmediğinden özel fayda beyanı olarak kabul edilemeyeceği, müvekkili şirkete hiçbir şekilde kusur atfedilemeyeceği, taşıyanın kusurundan bahsedilebilmesi için öncelikli olarak bilinçli ve kasti bir davranıştan söz edilmesi gerektiği, müvekkili şirket yönünden böylesine bir davranışın kabul edilemeyeceği, kaldı ki sınırsız sorumluluğun şartlarının oluştuğunu talep sahibinin ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından da müvekkili şirketin kusurunu ispatlar herhangi bir delil sunulmadığı ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacının Amerika Birleşik Devletleri'nde mukim şirketten satın aldığı ve davalı tarafından taşınarak Türkiye'ye getirilen emtianın eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın ve eksik teslim edilen kısma ilişkin olarak yapılan giderlerin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava karayolu ile uluslararası eşya taşımacılığından kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. ... Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen sürede uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. ... Konvansiyonu'nda taşıyıcının sorumluluğunun kapsamı, esas itibariyle 23-28. maddelerde düzenlenmiştir. Kural olarak taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk esasına dayanmaktadır ancak Konvansiyon'nun 29. maddesinde açıklanan haller sınırlı sorumluluk kuralının istisnasını oluşturmaktadır. Mezkur madde hükmüne göre, hasar taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmişse taşıyıcı, bu konvansiyonun taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan veya ispat yükünü diğer tarafa yükleyen hükümlerinden yararlanamayacaktır. Bu halde, taşıyıcı tüm zararlardan sorumlu olacaktır. Taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırının ne şekilde belirleneceği Konvansiyonun 23. maddesinde açıklanmıştır ancak yine Konvansiyonun 24. maddesi ile göndericinin, anlaşmaya varılacak belirli bir ücret karşılığında, sevk mektubunda madde 23. paragraf 3'de belirlenen sınırı geçen bir değer beyan edebileceği, bu halde beyan edilen değerin bu sınırın yerine geçeceği kabul edilmiştir. Somut olayda; davacının Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan şirketten satın aldığı emtianın Türkiye'ye karayolu ile davalı tarafından taşındığı, taşınmak üzere teslim alınan emtianın 2 kap ve 39 kilo ağırlığında olduğu ancak davalının davacıya gönderdiği 18/02/2022 tarihli varış ihbarnamesinde, 1 kapta 9,75 kilogram yükün geçici depolama alanına geldiğini bildirdiği, davacı tarafından gümrük işlemleri yapılarak emtianın teslim alındığı, eksik teslim konusunda taraflar arasında geçen mailde davalının, teslim edilecek son kabın Brüksel'deki depolarında olduğunu ve gelir gelmez haber verileceğini bildirdiği, bundan sonra gönderilen Noter ihtarnamesine rağmen davalı tarafından davacıya herhangi bir bildirim ve emtianın eksik kısmının akıbeti ile ilgili bir açıklamanın yapılmadığı, her ne kadar davalı tarafça, gönderici tarafından sevk mektubunda özel fayda beyanında bulunulmuş olduğunun kabulü için ek ödeme yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de, davalının emtiayı, ek ücret almadan, sevk mektubunda bildirilen değerden taşıdığının anlaşıldığı, ek ücret alınmamış olmasının sevk mektubunda bildirilmiş değerin üst sınır olmasına engel teşkil etmediği, Mahkemenin sevk mektubunda belirtilen değerin üst sınır olduğuna dair kabulünün doğru olduğu ayrıca davalının, emtianın çok büyük bir miktarını eksik teslim etmesi ve kayba ilişkin olarak davacıya somut herhangi bir açıklama ve bildirim yapmamasının kötü harekete eş değer kusur niteliğinde kabul edilmesi gerektiği ve bu halde de davalının, sorumluluğunun sınırlandırılmasına dair hükümlerden faydalanamayacağı, bu itibarla Mahkemece, davacının gerçek zararının tazminine dair verilen kararın doğru olduğu anlaşılmış ve kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.058,46 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.264,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.793,85 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.