Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Sosyal Güvenlik Kurumu Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliğinin Sağlık Bakanlığı görüşü alınmadan yayımlanmasını hukuka aykırı bularak iptal kararını onayladı.
Özet: Yüksek yargı organı, Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliğinin belirli maddelerinin iptali istemini incelerken, yönetmeliğin hazırlanma aşamasında 5510 sayılı Kanun gereğince zorunlu olan Sağlık Bakanlığı görüşünün alınmamış olmasını önemli bir şekil eksikliği olarak değerlendirmiş; idari işlemlerin oluşumu için gerekli olan bu tür görüş alma zorunluluğuna uyulmamasının, işlemin hukuka aykırılığına yol açtığını belirterek, dava konusu düzenlemelerin iptaline yönelik önceki kararı usul ve hukuka uygun bulup temyiz başvurusunu reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/2411Karar No : 2025/226 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... KurumuVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2021/2257, K:2023/6574 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 10/02/2016 tarih ve 29620 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde yer alan "(Fiyat, Kısa Ürün Bilgisi (KÜB)/Kullanım Kılavuzu (KT) değişiklikleri dahil)" ibaresinin, 10. maddesinin ve Ek-1 Belgesinin 7. maddesinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2021/2257, K:2023/6574 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2021 tarih ve E:2019/895, K:2021/91 sayılı bozma kararına uyularak;5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. ve 72. maddelerine yer verilerek,İdari işlemlerde "şekil" unsurunun önemli bir unsur olduğu, idarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulması gerektiği, aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluğun, idari işlemin sakatlığı sonucunu doğuracağı, Mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme varsa ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksikliğin, idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacağı, Yapılan açıklamalardan ve yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemede Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince konunun uzmanı olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunduğu, görüşe uyulmasının ihtiyari olmasının da bu zorunluluğu ortadan kaldırmadığı, Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, 10/02/2016 tarih ve 29620 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliği için Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, dava konusu Yönetmelik'in, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan Resmi Gazete'de yayımlanması nedeniyle, şekil yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,Dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesi doğrultusunda, Kuruma alternatif geri ödeme modelleri oluşturma yetkisi verildiği, anılan Kanun hükmüne istinaden ikincil mevzuat çalışmalarına başlandığı, bu kapsamda çalışacak komisyon oluşturulduğu, komisyonun çalışma usul ve esaslarının da dava konusu düzenleme ile belirlendiği, anılan düzenlemelerin üst hukuk normlarına, kamu menfaatine ve hizmet gereklerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2021 tarih ve E:2019/895, K:2021/91 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2.Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 07/11/2023 tarih ve E:2021/2257, K:2023/6574 sayılı kararının ONANMASINA,3.Kesin olarak, 05/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.