Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, ham toprak olarak Hazine adına tescilli taşınmazın zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddedilerek onanması.
Özet: Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, davacının babasından intikal ettiğini ve otuz yılı aşkın süredir fasılasız malik sıfatıyla kullandığını iddia ettiği hazine adına "ham toprak" vasfıyla tescilli taşınmaz için, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi, taşınmazın mera niteliği taşıması veya ham toprak olsa bile ekonomik amaca uygun zilyetliğin kanıtlanamaması gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş olup, bu kararlar Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/3338 E.  ,  2026/924 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2071 E., 2025/35 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Digor Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/30 E., 2020/3 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kars ili, Digor ilçesi, ... köyü 1 10... parsel sayılı 5.142, 04... yüz ölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesine istinaden "ham toprak" vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve tutanak 08.05.2009 ilâ 08.06.2009 tarihleri arasında ilan edilerek 09.06.2009 tarihinde itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Davacı vekili; Kars ili, Digor ilçesi, ... köyü 1 10... parsel sayılı 5.834, 54... ev, ahır ve arsa niteliğindeki taşınmazın davacıya ait olduğunu, bu taşınmaza komşu durumda bulunan 1 10... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki merek ve yığma taş duvarın davacının babasından intikal ettiğini ve bu yerin adına tespit ve tescil edilen taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu ancak sonradan kadastro tespiti sırasında haksız yere Hazine adına kaydedildiğini, oysa adına tespit ve tescil edilen taşınmazın devamı olup babasından kendisinde intikal ettiğini ve 30 yılı aşkın zamandan beri fasılasız nizasız malik sıfatıyla kullandığını ileri sürerek tapu iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı; Digor Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/ 99 Esas, 2019/ 22 Karar sayılı dosyada yaptığı incelemeler sonucu verdiği kararda davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği taşınmazı işgal ettiğini bu sebeple davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, dava konusu taşınmazın Hazineye ait Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceğini, zilyetlik koşulları ve yasal sürenin oluşmadığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın mera niteliğinde olup zilyetlikle iktisabı mümkün bulunmadığı gibi ham toprak niteliğinde olduğu kabul edilse dahi 1958, 19 89... yıllarına ait hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın sürülü olmadığının ve taşınmaz üzerinde uzun yıllardır makinalı tarım yapılmadığının teknik bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, böylelikle ekonomik amaca uygun bir şekilde zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.