Hazine aleyhine açılan tapusuz taşınmaz tescili ve kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali davasında zilyetlikle edinim şartlarının oluştuğu tespit edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Tapusuz taşınmazın tescili ile kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada, mahkemece yapılan keşif, bilirkişi raporları ve tanık beyanları sonucunda, davacının hazine adına kayıtlı ya da kadastro tespitinde köy yolu olarak tescil harici bırakılan taşınmazlar üzerinde yirmi yılı aşkın süredir nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyetliğinin sabit olduğu, hava fotoğraflarında yol olarak kullanılmadığı, bu nedenle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin davacı lehine verdiği tapu iptali ve tescil kararı, davalı hazine vekilinin istinaf ve temyiz başvurularının reddedilmesiyle kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/270 E., 2025/559 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/292 E., 2023/319 K. Dava, tapusuz taşınmazın tescili ve kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucunda; Kastamonu ili, İhsangazi ilçesi, ... köyü 1 62... parsel sayılı 2.531, 35... yüz ölçümündeki taşınmaz Hazine adına, 1 59... parsel ... adına irsen ve intikalen senetsizden 2 27... ahşap ev ve arsa vasfında 02.12.2008 tarihinde tesis kadastrosu ile tescil edilmiş, dava konusu edilen bölüm ise kadastro tespitinde köy yolu vasfıyla tescil harici bırakılmıştır.Davacı; Kastamonu ili, İhsangazi ilçesi, ... köyüne 8 yıl önce kadastro geldiğini, 100 yıldan fazla nizasız fazılasız malik sıfatı ile zilyetliğinde olan 1 62... parsel sayılı taşınmaz ile 1 59... parselde kayıtlı, ekte sunduğu Roleve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 71,95 metrekarelik taşınmazın sehven Maliye Hazinesi üzerine kaydedildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.Davalı Hazine vekili, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılama aşamasında Mahkemece davaya dahil edilen ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, 1 62... parsel yönünden davacının tespitten geriye 20 yılı aşkın ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunduğu anlaşılmış, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihin 1952 yılı olduğu tespit edilmiş olup 1 62... sayılı parsel hakkında davacı yararına zilyetlikle edinim şartlarının oluştuğuna, 1 59... parsel yönünden, bu alanın hane halkı için kullanılan özel yol olduğu, evin giriş kapısının önündeki alanın yıllarca 1 59... parselin bütünü olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava ve istinafa konu edilen toplam 23, 56... 'lik taşınmaz bölümlerinin 1952, 1966, 1968, 1985, 1990, 2008 tarihli hava fotoğrafları üzerinde harita mühendisleri bilirkişileri tarafından stereoskopik olarak yapılan değerlendirme sonucu (A1), (A2), (B1) harfi ile gösterilen bölümlerin 1966, 1968 tarihli hava fotoğraflarında boş alana isabet ettiği, yol olarak kullanılan alanlarla aynı görüntüyü vermediği, yol olarak kullanılmadığı, 1968 yılı hava fotoğrafında tanık beyanlarında geçen 1 59... sayılı parseldeki yapıya bitişik olarak mevcut olan sundurmanın (ahşap balkon) göründüğü yönündeki raporu ile keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların birbiri ile uyumlu beyanlarında bu bölümlerin öncesinde kadim yol olarak kullanılmadığı, davacı tarafça dava tarihinden geriye 20 yılı aşkın 1 59... sayılı parselin devamı olarak kullanıldığı, böylece kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, tescil kararı verilen teknik bilirkişi krokisinde (B1) ile gösterilen 14, 22... 'lik bölümün hüküm fıkrasında yazım hatası ile (B2) olarak yazılmış ise de fen bilirkişilerinin 16.01.2023 tarihli rapor ve eki krokileri kararın eki sayılmasına karar verildiğinden infazda tereddüt yaratmayacağına, kaldı ki anılan maddi hatanın HMK'nın 304. maddesi uyarınca mahallinde düzeltilebileceği belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.