Murisin mirasçıdan mal kaçırma kastıyla yaptığı iddia edilen muvazaalı satış ve ölünceye kadar bakma akdi sebebiyle tapu iptali tescil talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Davacı tarafından, ortak miras bırakanın taşınmazları mirasçılardan mal kaçırma kastıyla muvazaalı olarak devrettiği iddiasıyla tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talep edilmiş; ancak miras bırakanın mallarını mirasçıları arasında paylaştırma amacı taşıdığı, davacının kendi payına düşen taşınmaz bedelini aldığı, ölünceye kadar bakma akdinin samimi olduğu ve muris muvazaasının ispat edilemediği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesince reddedilen talepler, Yargıtay tarafından da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/3078 E.  ,  2026/923 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/359 E., 2025/550 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/11 E., 2023/633 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı payı oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; tarafların ortak miras bırakanı ...'in adına kayıtlı Dalyan, ... Mahallesi, 36 76... parsel sayılı taşınmazları davalı oğlu ...'e, 3675 parseli davalı oğlu ...'e, aynı yer 3678 parseli davalı oğlu ...'e 05.05.2000 tarihinde satış sureti ile devrettiğini, yine adına kayıtlı ..., 1 15... parsel sayılı taşınmazı da 15.05.2000 tarihli Ölünceye Kadar Bakma Akdi ile davalı oğlu ...'e devretmiş ise de yapılan devirlerin davacıyı miras hakkından mahrum etmek amacıyla yapılmış muvazaalı işlemler olduğunu ileri sürerek davalılar adına kayıtlı tapunun davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini, bu talep kabul edilmediği takdirde tazminat istemiştir.
Davalı ... vekili; muris ...'in amacının çocukları arasında malları paylaştırmak olduğunu, davalının davacıya düşen taşınmazın bedelini ödediğini, bu sebeple davalıya daha fazla yer verildiğini, bu duruma ilişkin yazının davacı dahil tüm mirasçılarca imzalandığını, murisin bakım ve ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılandığını savunmuştur.
Davalı ... ve ... ayrı ayrı; muris ...'in Dalyan'da bulunan 4 taşınmazını her bir çocuğuna birer tane vermek suretiyle paylaştırmak istediğini, bu amaçla hareket ettiğini, davalı ...'in davacı ... 'a düşen taşınmazın bedelini davacıya ödediğini, bu sebeple davacıya düşen taşınmazın da davalı kardeşi ... adına tescil edildiğini, bu durumun davalı ...'e verilen tapu senedinin arkasına yazılıp tüm mirasçılarca imzalandığını, yapılan devirlerin taksime ilişkin olduğunu, davacıdan mal kaçırmak amacının bulunmadığını, diğer yandan murise davalı kardeşi ...'in bakıp ilgilendiğini, murisin, taşınmazı bakım karşılığı verdiğini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; murisin sağlığında 3675 parsel, 3676 parsel, 3677 parsel, 3678 parsel sayılı taşınmazları davanın tarafları olan yasal mirasçılarına paylaştırdığı, davacının kendi hissesine düşen taşınmazı davalı ...'e devrettiği, bu sebeple taşınmazın davalı ... adına tescil edildiği, murisin yaşlılığı nedeniyle bakım ihtiyacında samimi olduğu ve davalı ...'in bakım borcunu yerine getirdiği, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, terditli tenkis talebi yönünden murisin davacının saklı payını ihlal kastı ile söz konusu tasarruf işlemlerini yaptığı ispatlanamadığından ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılıklı akitlerden olduğu için tenkise tabi olmadığı anlaşılmakla davacının muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tapu iptal tescil ve tenkis davalarının reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; davacının muris muvazaasına yönelik davasını ispat edemediğinden tapu iptal ve tescil istemi yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir hata bulunmadığı ancak murisin dava konusu taşınmazlardan 3678 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'e devrettiği, davalı ...'in ise gayrimenkulü dava açılmadan önce 27.06.2013 tarihinde dava dışı ...'ye satış sureti ile devrettiği hal böyle olunca davalı ...'e karşı yöneltilen tapu iptal ve tescil isteminin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde açıkça veya davacının saklı payının zarar gördüğü belirtilerek yahut vb. bir ifadeyle örtülü şekilde tenkis isteminde bulunulmadığından Mahkemece bu yönde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması suretiyle tapu iptali - tescil ve tazminat taleplerinin usulden ve esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.