Vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla açılan tapu iptali, tescil veya tazminat davasında, taşınmaz satışına ilişkin iddiaların ispatlanamaması üzerine ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin ret kararı temyiz incelemesi sonucunda onandı.
Özet: Davacı, kardeşine verdiği vekaletnamenin, taşınmazlarının rızası dışında satılması ve satış bedelinin kendisine ödenmemesi suretiyle kötüye kullanıldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil, aksi halde tazminat istemiyle dava açmış; ancak ilk derece mahkemesi vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu karar üzerine davacının istinaf başvurusu, vekaletin davacının iradesine aykırı ve zararlandırma kastıyla kullanıldığını ispat yükünün davacıda olduğu ve davasını ispat edemediği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, nihayetinde temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme de, bölge adliye mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/2670 E.  ,  2026/921 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/496 E., 2025/490 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/138 E., 2024/207 K.
Dava; vekalet görevini kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Davacı; Trabzon ili, Maçka ilçesi, ... köyünde bulunan taşınmazlarının satışı için kardeşi ...'ye 2006 tarih ve 29670 sayılı yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde vekaletname verdiğini, kardeşinin, vekaletnamenin verdiği yetkileri kötüye kullanarak kendi adına kayıtlı olan1 16... parsel sayılı taşınmazda mevcut 1/2 hissesini diğer kardeşi ...'a izni ve rızası dışında sattığını, satışa dair taşınmaz bedelinin hiçbir şekilde kendisine ödenmediğini, 18 parsel sayılı taşınmaz ile aynı parsel üzerinde 52 kapı numaralı 1. katta bulunan bağımsız bölümün tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde tazminat istemiştir.
Davalılar vekili; dava tarihi itibariyle hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerin dolduğunu, davalı ...'ın tapu siciline itimatla ayni hak kazanan iyi niyetli 3. kişi konumunda olup tapu iptali ve tescil talebinin yasal şartlarının oluşmadığını, davalı ...'ın taşınmazı diğer davalı ...'dan bedeli mukabilinde satın aldığını, ortada geçerli bir vekaletnameye istinaden yapılan satışın söz konusu olup hata, hile veya tehdit nedeniyle vekaletin geçersizliğinin ileri sürülmediğine göre salt bu nedene dayalı tapu iptali ve tecil talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, tüm devir işlemlerinden davacı yanın haberdar olduğunu, dava konusu taşınmazın eskiden ahır mahiyetinde kullanılan bodrum katı haricinde iki katlı olup birinci katın 1980'de yerinde bulunan eski evin yanması sonucu masrafları ... tarafından ödenerek yapıldığını, yine bağımsız ikinci katın 2003 senesinde tamamlanarak tamamen ... tarafından inşa edildiğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; vekaletin, davacının iradesine aykırı olarak ve zararlandırma kastıyla kullanıldığını ispat yükünün davacıda olduğu, davacının davasını ispat edemediği, kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı, devirdeki saiki nazara alındığında zaten bedeli almadığına dair iddiasının da artık dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.