Yargıtay 2. Ceza Dairesinden hırsızlık suçunda mağdur kurumun duruşmadan haberdar edilmeyerek iddia ve katılma hakkının kısıtlanması nedeniyle usulden bozma.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yürütülen yargılamada, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına dair istinaf başvuruları, hükmedilen cezaların miktar ve türü gereği temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle reddedilmiş; ancak hırsızlık suçuna ilişkin temyiz incelemesinde, suçtan zarar gören kurumun duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyerek iddia ve katılma hakkının kısıtlandığı tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirmesi amacıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/597 E., 2022/731 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaI. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İncelemesiSanık hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin ve şikâyetçi vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan suçtan zarar gören ... Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın suç kastının bulunmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin ise sanık lehine yapılan indirimlerin yerinde olmadığına ve katılma talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 2 33... . maddelerine aykırı davranılması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve suçtan zarar gören kurum vekilininin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın ... 9. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.