İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ihracatçı şirketin taşıma sözleşmesinden doğan alacak davasında, davalı taşıyıcının vesaik mukabili ödeme belgesi alınmadan mal teslimiyle uğratılan zararın tazmini.
Özet: Davacı tekstil şirketi, Almanyaya ihraç ettiği malların taşımasını yapan davalı şirketin, "vesaik mukabili ödeme" talimatına rağmen malları alıcıya ödeme veya gerekli evrakları almadan teslim etmesi neticesinde 32.439,66 Euro bedeli tahsil edemediğini ve zarara uğradığını iddia ederek tazminat talep etmiş; davalı taşıma şirketi ise savunmasında, söz konusu işlemin bankalar aracılığıyla yürütülmesi gereken gerçek bir vesaik mukabili taşıma olmadığını, davacının kendisine banka bilgisi sunmadığını ve yükleme talimatındaki "tüm orijinal evrakların mal ile birlikte gideceği" ibaresinin bu ödeme yönteminin doğasına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2023/2118 EsasKARAR NO : 2026/1130 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : 2018/464 Esas- 2022/705 KararTARİH: 21/10/2022DAVA:Alacak ( Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 04/06/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tekstil işi ile iştigal ettiğini, Almanya'da mukim ... ... ünvanlı şirkete vesaik mukabili tekstil ürünleri ihracatı yaptığını, müvekkili şirketin Almanya'da bulunan şirkete ihraç ettiği tekstil ürünlerinin taşıma işlemlerini davalı şirket ile gerçekleştirdiğini, davalı taşıma şirketine, ihraç edilecek malların teslimi için düzenlenen yükleme talimatlarının vesaik mukabili taşıma emri şeklinde düzenlendiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında dava konusu olay dışında daha önce de ihracat nedeniyle taşıma işlemleri yapıldığını ancak müvekkili şirket tarafından Almanya'da bulunan şirkete 2018 yılının 2. ayında yapılan son ihracat işleminde davalı taşıyıcı şirketin yükleme talimatında vesaik mukabili ödeme talimatı verilmiş olmasına rağmen ödeme belgesini almadan taşıdığı malları alıcısına teslim ettiğini, bunun neticesinde müvekkilinin ihraç ettiği malın bedelini alamadığını ve zarara uğradığını, müvekkili şirketin ihraç edilecek ürünlere ilişkin olarak 06/02/2018 tarihli faturayı düzenlediğini ve faturada ürün satış bedellerinin 32.439,66 Euro olduğunu, müvekkilinin ihraç edilecek malları davalıya teslim ettiğini ve 06/02/2018 tarihli vesaik mukabili ödeme ve taşıma emrini içeren yükleme talimatını davalıya verdiğini, davalı şirketin alıcıya teslim edilecek olan ürünleri hava yolu ile taşımak üzere daha önceki taşıma işlerinde olduğu gibi hava yolu taşıma senedini düzenleyerek malları teslim aldığını, ödeme şekli vesaik mukabili olduğu için ilgili evrakların müvekkilinin çalıştığı ... Almanya'da bulunan alıcı firma bankası olan ...'a gönderildiğini ancak alıcı şirketin malları teslim alması için müvekkili şirketin bankası tarafından alıcının bankasına gönderilen vesaikleri fatura bedelini ödeyerek almadan ve bu belgeleri davalı taşıma şirketine ibraz etmeden malları taşıma şirketinden teslim aldığını, bunun üzerine alıcı şirketin bankasının müvekkili şirketin bankasına vesaikleri alınmadığı için iade etmek istediklerini belirttiğini, sonuç olarak davalının, alıcının bankasından alınmış orijinal evrakı görmeden yükü teslim etmemesi gerekirken usul ve şartlara uymadığından müvekkili şirketin mal bedellerini tahsil edemediğini ve zarara uğradığını beyanla davalının hatalı işleminden dolayı müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 Euro'nun, Euro para birimine uygulanan faiz oranının tespiti ile tespit edilen faiz oranı üzerinden zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kısmi yada belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle HMK 114/1 (h) maddesi uyarınca reddi gerektiğini, dava konusu anlaşmazlığın tek bir taşıma işinden kaynaklanmakta olduğunu, tek bir mal faturasına dayalı talep söz konusu olması bakımından bölünebilir bir alacaktan, dolayısıyla kısmi dava açılmasının mümkün olduğundan da bahsedilemeyeceğini, davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini, dava konusu taşıma iş ve süreçlerinin ... Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, gerek kasıt yokluğu sebebi gerekse zararı önlemek için gerekli tedbirlerin uygulanmış olması nedeni ile müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, taşıma işinin vesaik mukabili taşıma niteliğinde olmadığını, vesaik mukabili ödemenin, özet olarak vesaiklerin, alıcıya, mal bedelinin teslim edilmesinden sonra veya tahsilat için istenilen güvencenin alınmasından sonra teslim edildiği bir ödeme yöntemi olarak tanımlanabileceğini, vesaik mukabili işlemlerin bankalarca yürütüldüğünü, vesaik mukabili taşımalarda taşıma şekli ne olursa olsun evrakın her zaman bankalar aracılığı ile alıcıya iletilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline bildirilmiş bir amir, aracı, muhabir, tahsil ya da ibraz bankası bilgisinin de bulunmadığını, bu gibi süreçlerde fatura ve ..., vb. dolaşım belgelerinin, alıcının banka olarak gösterileceği şekilde düzenlenmesi icap ettiğini ancak bu belgeler incelendiğinde görülebileceği üzere böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davacının yükleme talimatında mal beraberinde gidecek evrak tüm orijinaller olarak belirtilmektedir ki bizatihi bu hususun vesaik mukabili taşıma müessesesinin doğasına aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili davalı şirket yetkilileri tarafından hava taşımasını fiilen gerçekleştirecek şirket belirlendikten sonra gerçekleştirilecek taşıma sürecine ilişkin havayolu konşimentosunun eposta yazışması ekinde teyit amaçlı olarak davacı tarafa iletildiğini ve ... ve faturaların gönderilmesinin istendiğini, cevabi eposta içeriğinde bir itiraz belirtilmeksizin ekinde ... ve faturaların gönderilmesi üzerine taşıma işinin bu şekilde gerçekleştirildiğini, bu surette davacı taraf kontrolünden geçmiş olan bu taşıma konşimentosu üzerinde İngilizce tabiri ile ... (vesaik mukabili taşımayı belirten “cash against document” ibaresinin kısaltmasıdır) ibaresinin de bulunmamasından anlaşılabileceği üzere taşıma işlerinin vesaik mukabili olacak şekilde gerçekleştirilmediğini, somut olaya davacının kusurlu davranışlarının sebep olduğunu, her şeyden önce gönderen tarafın mal bedelini alamadığını ispatla yükümlü olduğunu beyanla kısmi yada belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar bulunmayan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, ayrıca haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; dava, davacı şirketin ihraç ettiği ürünlerin taşıma işlemlerinin davalı şirket aracılığıyla gerçekleştirildiği, teslim edilen ürünlerinin fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, ihraç edilen malların bedelinin ödenip ödenmediği, taşıma işinin vesaik mukabili taşıma niteliğinde olup olmadığı, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle davacının uğradığı zarardan davalının kusur ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı, var ise zarardan ne kadarından sorumlu olduğu noktasında toplandığı, dosya kapsamında bulunan deliller üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyeti raporu ve itirazlar üzerine ek raporlar ve son olarak tek bir taşıma bilirkişisinden rapor alındığı, taşımaya konu ürünlerin 07.02.2018 tarihinde, İstanbul'dan...'e, ... A.O.'nun uçağı ile taşınabilmesi amacıyla, göndericisi davacı, alıcısı TT firması olmak üzere, hava sevk fişinin düzenlendiği, taşıma konusu emtiaların alıcısına ulaştırılmış olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından, davalıya “vesaik mukabili ödeme ve teslim talimatı” verilmiş olmasına rağmen, söz konusu kargonun, alıcıya ihracat malının bedeli tahsil edilmeden teslim edilmiş ve mal bedelinin alıcı tarafından da ödenmemiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsilinin talep edildiği, kargoların Türkiye'den Almanya'ya taşınması sebebiyle bir uluslararası hava kargo taşımasının söz konusu olduğu, ... Konvansiyonu'nun Türkiye ve Almanya tarafından da onaylandığı ve yürürlüğe girdiği, davacı-gönderici tarafından, hava sevk fişine (...'ye), teslimatın vesaik mukabili ödeme yöntemine uygun olarak yapılacağı ve benzeri konularda herhangi bir özel koşul konulmadığı veya koydurulmadığı sürece, ...'sine uygun olarak taşıma ve teslimat yapmış olan taşıyıcı hakkında, ... üzerinde açıkça kayıt altına alınmamış hususlara dayanarak herhangi bir maddi yaptırım uygulanması ... Kanvansiyonu uyarınca mümkün olmadığından ve de hava sevk fişi üzerinde, alıcı hanesinde tahsilatı yapacak muhabir bankanın, “...” bölümünde ise ödemeyi yapacak ithalatçı firmanın adının kayıtlı olmaması nedeniyle taşımanın vesaik mukabili ödeme yöntemine göre yapılmamış olduğu, davalı-taşıyıcının mal bedeli tahsil edilmeksizin alıcıya malı teslim etmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davacı müvekkili şirketin 2018 yılının 2. ayında Almanya'daki alıcı şirkete ihraç ettiği tekstil ürünleri için vesaik mukabili ödeme talimatı düzenlendiği ve bu talimatın davalı taşıyıcı şirkete iletildiği, gümrük müdürlüğü kayıtları, yükleme talimatı ve müvekkili bankanın yazışmalarının tamamında ödeme ve teslim şeklinin vesaik mukabili olduğunun açıkça belirtildiği, buna karşın davalı taşıyıcının ödeme belgesini ve vesaikleri almaksızın malları Almanya'daki alıcısına teslim ettiği, Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda mal tesliminin vesaik mukabili yapılacağı ve müvekkilinin zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği tespit edilmiş iken, aynı heyet tarafından düzenlenen ek raporda, dosyaya yeni bir delil ve belge girmemiş olmamasına rağmen aksi yönde bir tespite yer verilerek teslimin vesaik mukabili olmadığının mütalaa edildiği, bu hali ile raporlar arasında çelişki olduğu, Mahkemece bu raporlar esas alınarak mal tesliminin vesaik mukabili olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davalının tek taraflı olarak düzenlediği ... (hava yük senedi)'de teslimin vesaik mukabili olduğunun belirtilmemiş olmasının da davalının sorumluluğunda olduğu, müvekkili tarafından davalı adına düzenlenen belgelerde bu husus açıkça belirtildiği gibi taraflar arasındaki maillerde de belirtildiği, sırf davalının tek taraflı olarak düzenlediği ...'nin alıcı kısmında muhabir bankanın isminin yazılmamış olması sebebiyle, mal tesliminin vesaik mukabili olduğunu gösteren tüm deliller yok sayılarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı tarafından yurt dışında mukim şirkete ihraç edilen malların, davalı taşıyıcı tarafından vesaik mukabili teslim edilmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olduğu ve alıcıdan mal bedelinin tahsil edilemediğinden bahisle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aynı heyetten bir kök ve iki ek rapor, ayrıca başka bir taşıma bilirkişisinden rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir iddia sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davalı şirketin ... Acentesi olduğu ve davacı tarafından Almanya'da bulunan ... Şirketi'ne ihraç edilen malların, dava dışı ... A.Ş. tarafından taşınmasına aracılık ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen yükleme talimatında; teslim şeklinin CIF, alıcının ... Şirketi, ödeme şeklinin vesaik mukabili ve mal beraberi gidecek evrakların tüm orjinaller olduğunun belirtildiği, taşımaya ilişkin gümrük beyannamesinde alıcının ... Şirketi olarak gösterildiği ve finansal ve bankacılık verileri kısmında vesaik mukabili açıklamasının yer aldığı, vesaik mukabili teslimin; ihracatçının, ithalatçı ile yaptığı satış sözleşmesine uygun olarak malları sevk etmesinden sonra, bunları temsil eden sevk vesaiklerinin, ödeme veya poliçe kabulü veya bono düzenlenmesi karşılığında, banka aracılığı ile ithalatçıya teslimine imkan veren bir ödeme şekli olduğu, bu ödeme şeklinde, işlemlerin bankalar aracılığı ile yürütüldüğü ve bedelin banka yolu ile tahsil edildiği, ihracatçı tarafından ilgili tüm belgelerin asıllarının, aracı/gönderici bankası aracılığıyla tahsil bankasına gönderildiği, tahsil bankası tarafından da, malın bedelinin ithalatçıdan tahsilinden sonra, malı temsil eden tüm belgelerin ve hava yük senedi aslının ciro edilerek ithalatçıya verildiği, bunun için hava yük senedinin alıcı/gönderilen hanesinde tahsil bankasının, ... (bilgi verme) kısmında ise ithalatçı şirketin adının yazmasının gerektiği, bu şekilde ithalatçının malı bedelini ödeyerek gümrükten teslim alabileceği ancak hava yük senedinin alıcı kısmına, tahsil bankası yerine ithalatçı şirketin adının yazılması halinde, ithalatçı şirketin malı doğrudan teslim alabileceği, (bkz. Emsal Yargıtay 11. HD'nin 2017/1933 Esas, 2019/973 Karar sayılı ve 07/02/2019 tarihli kararı) davacı tarafından dava dışı taşıyıcı ... adına düzenlenen hava yük senedinin alıcı kısmında ithalatçı şirketin adının yazıldığı ve ... 1 ve ... 2 kısımlarının boş bırakıldığı, söz konusu hava yük senedinin davalı tarafından davacıya mail ortamında gönderildiği ve davacının onayının alındığı, taşımanın Türkiye ve Almanya arasında uluslararası hava yolu ile yapılması sebebiyle uygulanması gereken her iki devletin taraf olduğu ... Konvansiyonu hükümleri uyarınca, hava yük senedinin taşıma sözleşmesinin koşulları konusunda karine oluşturduğu, gerek davacı tarafından davalıya verilen yükleme talimatı, gerek davalı tarafından düzenlenen ve davacı tarafından onaylanan hava yük senedinden teslimin vesaik mukabili olduğunun anlaşılamadığı, bu nedenle davacının, dava dışı ... tarafından alıcısına hasarsız ve eksiksiz şekilde teslim edilen malların bedellerinin tahsil edilemediğinden bahisle davalıdan tazminat talep edemeyeceği, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yas