Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, asgari ücret artışı kaynaklı hakediş kesintisi talebinde taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine hükmetti.
Özet: Davacı şirketin hizmet sözleşmesi kapsamında asgari ücret artışından kaynaklanan sözleşme damga vergisi kesintilerinin haksız olduğunu ileri sürerek tahsilini talep ettiği alacak davasında, mahkeme, sözleşmenin davacı ile davalı olarak gösterilen şirket arasında değil, dava dışı farklı bir tüzel kişilik olan TEDAŞ Genel Müdürlüğü arasında imzalandığını tespit etmiştir; bu nedenle, davalı ile davacı arasında akdi bir ilişki bulunmadığına kanaat getirerek, davalının husumet itirazını kabul etmiş ve davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine, yargılama giderleri, davalı vekalet ücreti ve arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesine karar vermiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/725 Esas - 2024/144

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/725 Esas
KARAR NO : 2024/144
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2023
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22.03.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketler ile ... .... .... .... .... .... .... arasında 01.09.2018-31.08.2020 tarih aralığını kapsayan 2018/344492 ihale kayıt numaralı hizmet sözleşmesi imzalanmıştır.(EK-1 Sözleşme) Söz konusu sözleşmeden dolayı müvekkil şirketin 5 nolu,11 nolu,12 nolu,13 nolu,14 nolu hakkedişlerden asgari ücrete zam gelmesi neticesinde, binde 0,948 asgari ücret fiyat farkı sözleşme damga vergisi kesintisi yapıldığını, yapılan kesintinin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, davacı şirketin 5,11 ,12,13,14 nolu hakedişlerinden kesilen asgari ücret artışından kaynaklı sözleşme damga vergisinin şimdilik 5.000 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın husumet yönünden usulden reddini dilemiştir.
DELİLLER
-Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı
-Hizmet Alımına Ait Sözleşme
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sözleşme kapsamında haksız şekilde yapıldığı ileri sürülen kesintilerin tahsili amacıyla açılan alacak talebine ilişkindir.
Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Buna göre taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 23.06.2004 gün ve 2004/4-371 E. 2004/375 K., 18.04.2007 gün ve 2007/5-233 E., 2007/221 K. 04.03.2009 gün ve 2009/10-34 E. 2009/104 K., 04.11.2009 gün ve 2009/2-402 E., 2009/484 K., 03.02.2010 gün ve 2010/4-4 E., 4 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir
Yukarıda belirlenen temel ilkeler ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Davacı vekilince sözleşme kapsamında yapılan kesintilerin iadesi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, dava dilekçesine ekli sözleşme örneğininden de anlaşılacağı üzere, sözleşmenin davacı ile dava dışı olup ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bulunan TEDAŞ Genel Müdürlüğü arasında imzalanmış olduğu, taraflar arasında akti ilişkinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı TEİAŞ hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın taraf sıfatı yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan 269,85 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 5.000,00 TL üzerinden takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesinee,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3,200,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davalı vekillerinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/03/2024