Yargıtay, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı davasında Bölge Adliye Mahkemesinin suç vasfına ilişkin düzeltme kararını duruşmasız incelemesini hukuka aykırı bularak bozdu.
Özet: İçtihat metnine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin, sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunu incelerken, suçun vasfına ve delil takdirine ilişkin değerlendirmeyi 5271 sayılı kanunun 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapması gerekirken dosya üzerinden gerçekleştirerek hükmü düzeltip esastan reddetmesi, aynı kanunun 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık oluşturduğundan, kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/111 E., 2022/527 K.SUÇ: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun)280/1-a ve 303. Maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine hükmedilerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2024/9-567 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, suçun vasfına yönelik yapılan değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.