Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin, ilk derece mahkemesince alacak davasında kesin hüküm nedeniyle verilen usulden ret kararının istinaf incelemesine ilişkin kararı.
Özet: Davacı, yasa dışı olarak para toplayan ve kendisini dolandırdığını iddia ettiği bir şirketten alacak ve tazminat talebiyle dava açmış, ilk derece mahkemesi ise daha önce aynı taraflar ve dava konusu hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir; davacının bu karara karşı istinaf başvurusu, dava şartı olan kesin hükmün varlığı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmektedir, zira kesin hüküm, mahkemenin esasa girerek yargılama yapabilmesi için kamu düzeniyle ilgili temel bir koşuldur ve yokluğu usulden ret gerektirir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ........
DAVALILAR: 1- ........
: 2- ................
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
YAZIM TARİHİ : 12/06/2026
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 16/06/2025 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; yasa dışı ve çağ dışı........ A.Ş adı altında örgütlenen şirkete ve yöneticilerine istendiği an geri alınabileceği umuduyla 1995 ve 2000 yılları arasında büyük miktarlarda Alman Markı bazında paralar verdiğini, Konya'daki bu şirketin ve elemanları tarafından nitelikli olarak dolandırıldıklarını, şimdilik 60.000,00 TL maddi manevi tazminat ve alacak yönünden taleplerini saklı tuttuklarını, 7194 sayılı kanun kapsamının anayasaya tamamen aykırı olduğunu, yürürlüğe giren kanunla ilgili bir illiyet bağının bulunmadığını, verilen paralar karşılığında kendisine hiçbir geçerliliği olmayan belgeler ve makbuzların verildiğini, manevi tazminat taleplerini doktor raporuna dayandırılarak sonradan mahkememize bildireceğini, verilen paraların ortak olma saikiyle verilmediğini, hisse senedi adı altında düzenlenen belgelerin hiçbir geçerliliğinin olmadığını, kendi adına şirkete toplam 1.330.364,00 Alman Markı, ........ adına ise toplam 84.105,00 Alman Markı verdiğinden bahisle manevi talepleri yönünden mahkemeye sonradan bildirim yapacağını, maddi tazminat talepleri yönünden ise şimdilik 60.000,00 TL nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın 10/02/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bahsi geçen dava dosyasının davacısının ........ ve ........, davalısının ise ................ A.Ş., ........, ........ ve ........ olduğu, dava konusunun ise davalı şirkete yatırılan paranın tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmıştır Eldeki davada da davacı ........ yine yatırdığı paranın davalı ................ A.Ş. ile davalı ........'den tahsilini istemiştir. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen hükmü o davanın tarafları yönünden ileride açılacak davalarda kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm teşkil etmesi için tüm taraflarının aynı olması gerekmez. Taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup, eldeki davanın taraflarının aynı zamanda Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı davasının da tarafı olması ve dava konularının aynı olması nedeniyle bahsi geçen dava eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil eder...." gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanları tekrarla davalı şirketin izinsiz ve kayıt dışı olarak döviz bazında paralar topladığını, hisse senedi adı altında düzenlenen hiçbir bir resmi geçerliği olmayan belgeler ve tahsilat makbuzlarının sahte ve düzmece yollardan Sermaye Piyasası Kurulu'nun haberi olmadan sattıklarını, saadet zinciri ile çalıştıklarını, kendisinin nitelikli bir şekilde dolandırıldığını, maddi ve manevi olarak mağdur edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulü ile adil ve hakkaniyete dayalı olan bir karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; alacak istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20/02/2020 tarih 2017/1-1264 Esas 2020/192 Karar sayılı ilamında "...12. Bilindiği üzere, dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-i maddesi uyarınca dava şartıdır.
13. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan unsurlardır. Belirtmek gerekir ki, dava şartları davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için aranan ve kamu düzeni ile ilgili olan zorunlu koşullardır.
14. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder (HMK. M.115/1-2).
15. Kesin hüküm ise bir hukuki uyuşmazlığı kesin olarak çözen son karardır.
16. Kesin hüküm, hem bireyler hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla hukuki güvenlik ve yargı erkine güven sağlandığından kesin hüküm kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Kesin hükümle, çelişik kararların ortaya çıkması engellenerek toplum hayatı için zorunlu olan hukuki istikrar sağlanır.
17. Kesin hüküm şekli ya da maddi anlamda olabilir. Şekli anlamda kesinlik, bir karara karşı belli bir aşamadan sonra kanun yollarına başvurulamamasını, diğer bir anlatımla kanun yolunun bulunmaması veya var olan kanun yollarının tükenmesini ifade eder. Maddi anlamda kesinlik ise bir hukuki uyuşmazlığın artık bütün bir gelecek için çözümlenerek son bulmasını, hükmün kesinleşmesinden sonra o davanın tekrar açılamamasını ifade eder.
18. Maddi anlamda kesin hükmün koşulları HMK'nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın 303/1. maddesine göre bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
19. Görüleceği üzere, maddi anlamda kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı olmasıdır. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir (HMK. m.303/3).
20. İkinci koşul olan dava sebebinden amaç ise hukuki sebepler değil, davanın dayanağı olan olay ve olgulardır. Yani davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıalardır. Kesin hüküm haline gelen bir uyuşmazlıkta aynı vakıalara dayanılarak ikinci kez dava açılamaz.
21. Maddi anlamda kesin hükmün söz konusu olabilmesi için gerekli olan üçüncü koşul ise dava konusunun aynı olmasıdır. İlk kararın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucu aynı ise; diğer bir anlatımla ikinci davadaki talep sonucu ilk davada kesinleşen hüküm fıkrasını etkileyecek ve ortadan kaldıracak nitelikte ise dava konusu aynı sayılır...." hususunun belirtildiği, davacı tarafından dava dışı ........ ile birlikte davalılar aleyhine Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyasında ortak olmadığının tespiti ile şimdilik ........'un yatırdığı paralardan 50.000,00 TL'nin, ........'un yatırdığı paralardan 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettikleri, ilk derece mahkemesince 11.03.2020 tarihinde 7194 sayılı yasanın 41.maddesi gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/12/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verildiği, karar düzeltme talebinin de reddine karar verildiği, kararın 10/02/2022 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle önceki verilen kararın kesin hüküm oluşturduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
6- Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 10/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....