İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden, icra takibine itirazın iptali davasında, ödenmeyen fatura ve cari hesap alacağına yönelik ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: İstinaf mahkemesi, davacının ödenmeyen fatura ve cari hesap alacağına yönelik başlattığı icra takibine davalının yetki ve borca itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin tarafların ticari defterlerinin alacağı doğruladığı, davalının proje tamamlanmadığı ve ayıp olduğu savunmasının yazılı sözleşme ve usulüne uygun ayıp ihbarı bulunmadığı için kabul edilmediği, ilişkinin mal satışına dair olup borcun likit olduğu gerekçesiyle davayı kabul ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar vermesini incelemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1546
KARAR NO : 2026/1016
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/03/2023
NUMARASI : 2022/225 Esas - 2023/247 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 31/03/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalı hakkında İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesi'nin ...E Sayılı dosyası ile ödenmeyen fatura ve cari hesap alacağı olarak 15.227,20-Euro miktarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının, süresinde yetkiye ve borca itiraz ederek takibi haksız ve kötü niyetli olarak durdurduğunu, müvekkilinin fatura kapsamında mal teslim edimini ifade ederek alacağa hak kazandığını, davalının yetkiye ve borca itirazlarının yerinde olmadığını belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin ikametgahı Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, arabuluculuk sürecinin mevzuata uygun olmadığını, müvekkilinin yazılım, bilişim gibi teknolojik alanlarda faaliyet gösteren bir yazılım şirketi olduğunu, ... İlçesinde kömür işletmesi için hazırlık faaliyetlerinde bulunan dava dışı ... .... AŞ'nin ihtiyacı olan yer altı personel takip sisteminin kurulması ve dava dışı firmanın bu hizmeti sağlamak adına müvekkili şirket ile davacı şirketin ortaklaşa ... çalışması yaparak personel takip sistemi geliştirmek için işbirliği yaptığını, bu hususun taraflar arasındaki e-postalara da yansıdığını, müvekkilinin dava dışı firmanın ihtiyacı olan yer altı personel takip sistemi için emek sarfettiğini, kurulması planlanan yer altı takip sisteminin bütün ihtiyaçları ve organizasyonun hazırlanıp davacıya verildiğini, müvekkili tarafından yapılan bu saha ve merkez çalışmalarına istinaden toplanan verilerin davacı firmaya aktarılarak personel takip sisteminin demo çalışması yapıldığını, ancak işbirliği kurulan projenin davacı tarafça tamamlanmadığını, talep edilen alacağın demo sistemden kaynaklandığını, tamamlanmamış ve çalışamaz halde olduğunu, basit bir keşif ile bu durumun tespit edileceğini, dava dışı firmanın bu sistemi kullanmadığını, tamamlanan bir proje olmadığı içinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, hatta dava dışı firmanın başka bir firmadan personel takip sistemi aldığını, davacının alacağını faturaya dayandırmış ise de proje tamamlanmadığı için alacağın muaccel olmadığını, ayrıca davacı firma kayıtlarında da faturanın TL olduğunu, fatura tarihinden sonra oluşan kur farkına ilişkin müvekkiline gönderilmiş bir kur farkı faturası söz konusu olmadığını, dolayısıyla icra takibi tarihi itibariyle talep konusu yaptığı alacakların muhasebe kayıtlarıyla örtüşmediğini, davacı tarafça talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddine, % 20'den
aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI :Mahkemece; davacının 1 adet 165.268-TL Bs formu, davalının 1 adet 165.268-TL BA formu ile Gelir idaresi Başkanlığına bildirdiği, tarafların BA/BS forumları birbirini doğruladığı, davalının ticari defterlerine göre 157.538,74-TL davacıya borçlu göründüğü, davacının defterlerine göre davacının davalıdan 157.477,70-TL alacaklı olduğu, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin birbirini doğruladığı, davalının ödemeye ilişkin bir savunma ve delil sunmadığı, davalının dava dışı şirkete ortak proje yapıldığını ve işin ayıplı olduğunu öne sürse de davanın tarafları veya üçüncü kişi ile davacı arasında bu yönde yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığı, fatura içeriğinine göre aradaki ilişkinin tacirler arası mal satışına ilişkin olduğu, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olmadığı, davalının ayıplı mal veya iş savunmasına göre TTK'nin 23/c ve 18/3 maddelerine göre tacirlere özgü yöntemle usulüne uygun olarak bir ayıp ihbarı da bulunmadığı, bu minvalde davalının ayıp savunmasının yerinde olmadığı, davacının seçimlik hakkının yabancı para üzerinden kullanabileceği, her iki tarafın defterlerinde kayıtlı alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesi'nin ...sayılı takip dosyasındaki itirazının iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki TCMB 'nin döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle devamına, alacağın takip tarihindeki kur karşılığının %20'si tutarında 47.326,13-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; müvekkilinin ikametgahı olan Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, arabuluculuk sürecinin mevzuata uygun olmadığını, müvekkilinin alıcı ya da satıcı konumunda olmadığını, ... İlçesinde kömür işletmesi için hazırlık faaliyetlerinde bulunan dava dışı ... ...AŞ'nin ihtiyacı olan yer altı personel takip sisteminin kurulması ve dava dışı firmanın bu hizmeti sağlamak adına müvekkili şirket ile davacı şirketin ortaklaşa ... çalışması yaparak personel takip sistemi geliştirmek için işbirliği yaptığını, müvekkilinin dava dışı firmanın ihtiyacı olan yer altı personel takip sistemi için çok büyük mesai harcadığını, kurulması planlanan yer altı takip sisteminin bütün ihtiyaçları ve organizasyonu hazırlanıp davacıya verildiğini, müvekkili tarafından yapılan çalışmalara istinaden toplanan verilerin davacı firmaya aktarılarak personel takip sisteminin demo çalışması yapıldığını, ancak işbirliği kurulan projenin davacı tarafça tamamlanmadığını, dava dışı firma ile bu nedenle sorunlar oluştuğunu, tamamlanan bir proje olmadığı içinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, demo niteliğinde olan sistemin projenin tamamına uygulanmadığını, bu halde hiç bir değer ve kıymetinin bulunmadığını, sistemin amacına ulaşmadığını, istenilen verilerin sağlamadığını, bu hususta keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması talebinde bulunulmuş ise de mahkemece bu taleplerin haksız olarak reddedildiğini, davacı alacağını faturaya dayandırmış ise de proje tamamlanmadığı için alacağın muaccel olmadığını, ayrıca davacı firma kayıtlarında da faturanın TL olduğunu, fatura tarihinden sonra oluşan kur farkına ilişkin müvekkiline gönderilmiş bir kur farkı faturası söz konusu olmadığını, dolayısıyla icra takibi tarihi itibariyle talep konusu yaptığı alacakların muhasebe kayıtlarıyla örtüşmediğini, fatura bedelinin çok üzerinde bir takip başlattığını, takip konusu faturaya 02/06/2021 tarihli e-posta ile itiraz edildiğini, ayrıca dava konusu sözleşme ile ilgili döviz işlem yasağı bulunduğunu, hükmedilen faiz türü ve oranının da hatalı olduğunu, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından konsantrator, anchor kablo, tag, can bus data kablosu emtiaları için düzenlenen 28/05/2021 tarihli 18.927,20-Euro bedelli faturadan bakiye 15.227,20-Euro alacağın tahsili için takip başlatıldığı, bahsi geçen faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın defterlerinin davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar yönünden uyumlu olduğu, mahkemece 15.227,20-Euro alacak yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK m.10, İİK m.50, TBK'nın 89. maddesi gereğince davacının yerleşim yeri mahkeme ve icra daireleri yetkili olduğundan davalının yetkiye yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı, dava dışı ... ...AŞ'nin ihtiyacı olan yer altı personel takip sisteminin kurulması ve dava dışı firmanın bu hizmeti sağlamak adına müvekkili şirket ile davacı şirketin ortaklaşa ... çalışması yaparak personel takip sistemi geliştirmek için işbirliği yaptığını, ancak davacının edimini tamamlayamadığını, bu nedenle ücrete hak kazanamadığını ileri sürmektedir.
Davalı tarafından dosyaya sunulan e-posta yazışmalarına göre davacının, davalıya karşı dava dışı ... ...AŞ için personel takip sistemi kurulumu edimini üstlendiği anlaşılmakla birlikte davacı ile davalının bahsi geçen firmaya yönelik adi ortaklık olarak nitelendirilebilecek şekilde iş birliği içerisinde hareket ettiklerine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Diğer taraftan davacının düzenlediği 28/05/2021 tarihli 18.927,20-Euro bedelli fatura mal teslimine ilişkindir. 31/05/2021 tarihli e-posta ekinde davalıya takip konusu fatura gönderilmiş olup, sonrasında davalı 02/06/2021 tarihli e-postasında faturanın kesilmesi için süre istemelerine rağmen bilgi verilmeden fatura kesilmesine yönelik şikayetini dile getirmiş olup, 31/12/2021 tarihli e-postaya kadar davacının edimini ifa etmediğine yönelik bir itiraz ileri sürmemiştir. Bu durumda faturaların deftere kaydedilerek BA bildirimine konu edildiği de nazara alındığında davacının takip konusu fatura bedeline hak kazandığının kabulü yerindedir. Bunun dışında 3095 S.lı Kanun 4/a maddesi uyarınca hükmedilen faiz türü ve oranında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının alacağı davalının defterlerinde de yer alan faturaya dayalı olup likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri de yerinde değildir. Alacağın yabancı para cinsinden talep edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de faturanın düzenlendiği 28/05/2021 tarihi itibariyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Türk Para Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin tarafından Tebliğ'in 8/9. maddesi gereğince tarafların satış bedelinin yabancı para üzerinden kararlaştırmasına, davacının alacağını yabancı para üzerinden talep etmesine engel bulunmamaktadır
Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 17.019,78-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.255-TL harcın mahsubu ile kalan 12.764,78-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 151-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026