İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında hayvan alım satımı ihtilafı ve ispat yükü konularını değerlendiren istinaf kararını açıkladı.
Özet: Davacıların, davalıdan hayvan ve ahır alımı karşılığında verdikleri 870.000 TL tutarındaki bonodan dolayı borçlu olmadıkları yönündeki menfi tespit davasında, istinaf mahkemesi, kambiyo senedinin soyut karakteri ve borcun ödendiği iddiasının yazılı delille ispatlanması zorunluluğu nedeniyle ispat yükünün davacılarda olduğunu ve bu yönde yeterli delil sunulmadığını tespit ederek, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararını onamıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1813
KARAR NO : 2026/1020
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/06/2023
NUMARASI : 2023/3 Esas - 2023/476 Karar
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 02/01/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkillerinin davalının mandırasından hayvan satın almak istediklerini, davalıların müvekkillerini aceleye getirerek imzalattığı senede dayalı olarak İstanbul 1.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında 870.000 TL tutarlı takip başlattıklarını, müvekkillerinin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, geçmişte aldıkları hayvanlar için fazlasıyla ödeme yaptıkları halde bu ödemelerin karşılığı olan senetlerini de geri alamadıklarını belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 tutarında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacılar ile müvekkili arasında hayvan alım satımından kaynaklanan alacak için davacılar tarafından müvekkiline takip konusu senedin verildiğini, müvekkilinin hayvancılığı sürdürmek istememesinden dolayı içindeki yem ve hayvanlarla birlikte ahırını davalılara 870.000-TL bedel karşılığında devrettiğini, bu hususta protokol bulunduğunu, davacıların senet borcunu ödememesi üzerine takip başlatıldığını belirterek davanın reddine, takip konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafça menfi tesbit isteminde bulunulan senedin kambiyo senedi niteliği taşıdığı ve kambiyo senedi olduğu, davacının ileri sürdüğü hususları yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği, davacı yanın iddiasını doğrulayacak mahiyette başkaca yeterli delil ve belge ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; deliller arasında bulunan defter kayıtları, ... yazışmalarının incelenmediğini, müvekkilinin satın aldığı malzeme ve emtialar arasında bir aracın da olduğunu, ancak aracın bedelinin aracı üstüne alan kişi tarafından davalının hesabına ödendiğini, mahkemece bu ödemenin de dikkate alınmadığını, ... yazışmalarına göre ödeme yapıldığının kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, kambiyo senetlerine özgü takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı ...'nın alıcı, davalının satıcı, diğer davacı ...'nın ise şahit sıfatıyla imzası bulunduğu "Küçükbaş Hayvan Satış Protokolü" başlıklı sözleşme ile davalının davacı ...'e küçükbaş hayvan ve ahır sattığı, karşılığında davacı ...'in keşidecisi, diğer davacının avalisti olduğu 05/06/2019 keşide 20/12/2019 vade tarihli 870.000-TL tutarlı senedin davalıya verildiği hususları ihtilaf dışı olup davacılar bahsi geçen senet borcunun ödendiğini, davalıya borçlarının bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuşlardır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinir ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmüş ise, ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalıya düşer. Fakat menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono ise, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu yazılı delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
Her ne kadar senet üzerinde nakden kaydı yer almakta ise de senedin mal satışı için düzenlendiği davalı tarafından ibraz edilen sözleşmeden anlaşıldığı gibi davalı da aksini iddia etmemektedir. Davacı tarafça sonradan taraflar arasındaki satım ilişkisine bir adet kamyonun da dahil olduğu ileri sürülmüş ise de buna ilişkin bir delil ibraz edilmemiştir. Dava konusu senedin satılan küçükbaş hayvan, yem ve ahır için alındığı yazılı olup, davacı tarafça sözleşmede belirtilen malların teslim edilmediğine yönelik bir itiraz bulunmamaktadır. Bu durumda bahsi geçen protokol ve bono uyarınca davalının davacılardan satış nedeniyle 890.000-TL alacaklı olduğu sabittir. Davacılar ödeme itirazında bulunmuş ise de alacağın miktarı nedeniyle bu iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı tarafça ödemeyi gösteren bir yazılı delil ibraz edilmemiştir. Teklif edilen yemin davalı tarafından eda edilmiştir. Satışa ilişkin bir fatura ibraz edilmediğinden davacıların defter incelemesi yapılması yönündeki talebi de yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacıların iddialarını ispatlayamadığından mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026