Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, konaklama hizmeti alacağının tahsili amacıyla açılan icra takibine itiraz sonrası istenen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu karar, konaklama hizmeti alacaklısı bir şirketin, borçlu acenteden kalan alacağını güvence altına almak amacıyla yaptığı ihtiyati haciz başvurusunun ilk derece mahkemesince, sunulan faturaların tek taraflı belge olması ve alacağın varlığını tam olarak ispat etmemesi gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacının mahkemenin ihtiyati haciz talebine ilişkin dilekçe ve eklerini yeterince incelemediği, borcun icra takibi sürecinde kısmen ödenmiş olmasının haklılıklarını ortaya koyduğu iddialarıyla yaptığı istinaf başvurusu ile ilgilidir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:22/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:07/05/2026
TALEBİN KONUSU:İhtiyati Haciz
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:22/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, konaklamadan kaynaklanan faturalara ilişkin olarak davalı acentenin konaklamanın gerçekleşmesine rağmen müvekkiline borcunu ödemediğini, müvekkili tarafından Serik İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı yanın takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini, davalı yanın takibe itiraz ettikten sonra 26/03/2026 tarihinde borcuna karşılık 1.500.000,00 TL ödeme yaptığını, işbu TL ödemenin aynı gün Euro kuru üzerinden hesaplanarak ana paradan düşüldüğünü, davalı yanın takipten sonra davadan önce ödeme yaptığı için yargılama gideri, işlemiş faiz ve vekalet ücreti yönünden takipte haklılık durumuna göre ayrıca sorumluluğu olacağını, davalı şirket yetkilisinin kalan borcunu ödeyeceğini ifade etse de başkaca bir ödeme yapılmadığını belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına (asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları'nın yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte) takip sonrası ödemelere ilişkin haklılık durumu gereği işlemiş faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden değerlendirme yapılarak, borçlunun kötüniyetli itirazı nedeniyle likit alacak karşısında asıl alacak üzerinden asgari %20 oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı tarafça 06/05/2026 tarihinde ihtiyati haciz talep harcı Mahkememiz veznesine depo edilmiş olup yine aynı tarihli dilekçesi ile borçlu şirketin borcu nedeniyle müvekkili şirketin alacağının garanti altına alınması için ihtiyati haciz talebinde bulunma zarureti oluştuğunu, icra takibi kesinleşmeden de borçluların mal kaçıracağından endişe ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak Serik İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında uygulanmak üzere 87.590,00 Euro tutarındaki alacak için borçluların taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarından müvekkilinin alacağını karşılayacak miktarının ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİİNİN 07/05/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"... İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde; "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinin ekinde sözleşme sureti ile bir kısım e-fatura sureti sunmuş ise de; faturanın tek taraflı bir belge olması, tek başına alacağın varlığına kanıt olmaması; e-irsaliyelerde karşı tarafa ait imza bulunmaması, davacının talebinin yargılamayı gerektirmesi, davacının davalıdan talep edebileceği muaccel hale gelmiş bir alacağı olup olmadığı konusunda ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek nitelikte delil olmaması, 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesi şartları oluşmaması nedeni ile talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açıldıktan sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, mahkemece ihtiyati haciz taleplerine ilişkin dilekçe ve ekindeki belgelerin irdelenmediğini, dava dilekçesi üzerinden değerlendirme yapıldığını, ihtiyati haciz talebine ilişkin dilekçe ve ekindeki belgeler incelendiğinde haklılıklarının anlaşılacağını, taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda 20-23 Kasım 2025 tarihinde konaklama gerçekleştiğini ve buna karşılık sadece 2 adet fatura kesildiğini, mahkemece her ne kadar faturanın tek taraflı belge olduğu söylense de davalı borçlu şirketin bakiye borcuna karşılık başlatılan takipte borca tümüyle itiraz etmesine karşın, itirazdan sonra 26/03/2026 tarihinde 1.500.000,00 TL ödeme yaptığını, dekontta da "... nolu faturaya karşılık" diye not bulunduğunu, mahkemece fatura kabul edilmese de davalı şirketin faturayı kabul ederek borç ödemesi yaptığını, Antalya Defterdarlığı'nın 30/04/2026 tarihli cevabi yazısında görüleceği üzere davalı borçlunun Kasım 2025 dönemine ilişkin BA formunda her iki faturanın vergisiz mal hizmet tutarı olan 7.275.100,88 TL'nin yer aldığını, yine müvekkili şirketin BS formunda da aynı şekilde karşılık bulduğunu, BA ve BS formlarında iki adet fatura tutarının aynı şekilde yer aldığını, Vergi Dairesi cevabında iş bu faturalara ilişkin bir itiraz kaydının yer almadığını, yaklaşık ispatın fazlasıyla ortaya konulduğu halde talebin reddinin kabul edilemeyeceğini, yargılama süreçlerinin sonuna kadar davalı şirket mali açıdan olumsuz bir duruma girmesi ve borçlarını ödeyemez olması halinde bu sorumluluğa müvekkili şirketin katlanacağını, ihtiyati haczin yaklaşık ispat unsurları dikkate alınarak, en azından teminat karşılığı verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar, ihtiyati haczin reddine ilişkin 07/05/2026 tarihli ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz; alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde; "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafça, davalıya hizmetin verildiğine dair davalının söz konusu faturaya ilişkin kısmi ödeme yaptığını gösterir dekontun sunulduğu, dekont içeriğinde de ihtiyati hacze konu alacağın dayanağı faturaya ilişkin davalının ödeme yaptığını açıklama kısmında belirttiği, davalının BA formunda da davacının ihtiyati hacze konu alacağa dayanak faturayı kaydettiğinin belirtildiği dikkate alınarak, yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuş olup, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2025 tarihli ve ... Esas sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine dair ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davacının ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE,
a-Davalının menkul ve gayri menkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 4.624.783,68 TL borca yetecek kadarının İHTİYATİ HACZİNE,
b-İhtiyati haciz talebinin alacağın %20'sine tekabül eden 924.956,73 TL paranın mahkeme veznesine yatırılması veya banka teminat mektubu getirilmesi halinde Alanya İcra Müdürlüğü'nce ihtiyati haciz kararının yerine GETİRİLMESİNE,
c-İhtiyati hacze ilişkin karar uygulanmasının ve müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE,
b-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda davacı lehine dikkate ALINMASINA,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...