Danıştay, özel güvenlik kimlik kartı iptali sebebiyle iş akdi feshedilen sürekli işçi statüsündeki güvenlik görevlisinin hukuki mücadelesinde yargı yolu ve görevli mahkeme konusunu inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrakta, gençlik ve spor il müdürlüğünde güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının, özel güvenlik kimlik belgesi ve çalışma izni iptali nedeniyle iş akdinin feshedilmesi işlemine karşı açtığı iptal davası ele alınmıştır. İlk derece ve bölge idare mahkemeleri, fesih işlemini hukuka uygun bularak davayı reddetmiş; davacı ise işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı bakanlık, güvenlik soruşturması olumsuzluğu gerekçesiyle işlemin hukuka uygun olduğunu savunurken, Danıştay tetkik hakimi bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. Metinde ayrıca, idari yargı ile iş mahkemelerinin görev yetkileri ve iş hukuku mevzuatı üzerine değerlendirmelere yer verilmiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/2561 E.  ,  2025/5442 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2561
Karar No : 2025/5442
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ... Yurt Müdürlüğünde sürekli işçi statüsünde güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, özel güvenlik kimlik belgesinin ve çalışma izni iptal edildiğinden bahisle iş akdinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin, özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesi nedeniyle tesis edildiği, davacının özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın ise, Mahkemelerinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla reddedildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağının hukuka uygun olduğunun yargı kararıyla ortaya konulduğu görüldüğünden, davacının iş akdinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalılardan Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından, davacının güvenlik soruşturması olumsuz olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalılardan Samsun Valiliği tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ... Yurt Müdürlüğünde sürekli işçi statüsünde güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, özel güvenlik kimlik belgesi ve çalışma izni iptal edildiğinden bahisle iş akdinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri olarak; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların sayıldığı ve idari yargının, idari eylem ve işlemlerin hukuki denetimini yapmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; iş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usullerini düzenlemek olduğu, "Görev" başlıklı 5. maddesinde ise; iş mahkemelerinin; 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları, 22/05/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/01/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakmakla görevli oldukları belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir." kuralı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlerin çözüm yerinin iş mahkemeleri olarak belirlendiği dikkate alındığında, 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak görev yapan davacı ile davalı idare arasındaki iş sözleşmesinin, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesi ve 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca sonlandırılmasına ilişkin dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.