Danıştay, özel güvenlik kimlik belgesinin iptaliyle iş akdi feshedilen güvenlik görevlisinin, feshin hukuka aykırı bulunarak iptali ve parasal haklarının ödenmesi kararına yapılan temyizi incelemektedir.
Özet: Bir hastanede sürekli işçi statüsünde güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının, özel güvenlik kimlik belgesinin iptali gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi işlemi, alt idare mahkemeleri tarafından dayanağının hukuka aykırı bulunması nedeniyle iptal edilmiş ve davacıya parasal hakları ödenmesine karar verilmiştir; ancak temyizen incelenen bu uyuşmazlıkta, Danıştay Tetkik Hakimi, idare mahkemelerinin bu tür bir "sürekli işçi" statüsündeki işçi-işveren uyuşmazlığında görevli olup olmadığına dair ilgili mevzuat kapsamında Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşünü bildirmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2024/1877Karar No : 2025/5440 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, Sancaktepe ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürekli işçi statüsünde güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, özel güvenlik kimlik belgesinin iptal edildiğinden bahisle, iş akdinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, özel güvenlik kimlik belgesinin, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde olumsuz değerlendirildiğinden bahisle iptaline ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptal edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağının hukuka aykırı bulunduğu, bu sebeple anılan işleme dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; uyuşmazlıkta, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesinin Anayasa'nın 125. maddesinin gereği olduğundan, davacının dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı ücret ve sosyal haklarına ilişkin mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının davacı lehine parasal haklara hükmedilmeyen hüküm fıkrasının kaldırılmasına, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürekli işçi statüsünde güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, özel güvenlik kimlik belgesi iptal edildiğinden bahisle, iş akdinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri olarak; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların sayıldığı ve idari yargının, idari eylem ve işlemlerin hukuki denetimini yapmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; iş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usullerini düzenlemek olduğu, "Görev" başlıklı 5. maddesinde ise; iş mahkemelerinin; 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları, 22/05/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/01/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakmakla görevli oldukları belirtilmiştir.4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir." kuralı öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlerin çözüm yerinin iş mahkemeleri olarak belirlendiği dikkate alındığında, 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak görev yapan davacı ile davalı idare arasındaki iş sözleşmesinin, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesi ve 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca sonlandırılmasına ilişkin dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Bu duruma göre, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davacı lehine parasal haklara hükmedilmemesine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılması, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davacı lehine parasal haklara hükmedilmemesine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılması, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.