Şirket tasfiyesi sonrası ticari defterlerin ortak evinde zayi olduğu iddiasıyla açılan ve istinaf sonrası yeniden görülen zayi belgesi davası.
Özet: Tasfiye sürecindeki bir şirkete ait ticari defter ve kayıtların, şirket ortağının evinde muhafaza edilirken davacının kusuru olmaksızın kaybolduğu iddiasıyla açılan zayi belgesi verilmesi davasında, ilk derece mahkemesinin önceki kararının, defterlerin zayi oluş şekli, varlığı, davacının basiretli tacir gibi davranıp davranmadığı ve hukuki dinlenilme hakkına uygun inceleme yapılmadığı gerekçesiyle üst mahkeme tarafından bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılamada tanık beyanları alınarak, Türk Ticaret Kanununun ilgili maddesi uyarınca tacirin kusursuzluğunun ve basiretli tacir özeninin gösterilip gösterilmediğinin tespiti için delillerin toplanması ve değerlendirilmesi süreci devam etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1082 Esas
KARAR NO : 2026/421
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 09/05/2025
KARAR TARİHİ : 03/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile şirketin tasfiyesi neticesinde ticari defter ve kayıtlar şirket ortaklarından ...'ın evinde muhafaza altına alınmışken, davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve iradesi dışında meydana gelen olaylar neticesinde tacirin belgelerini muhafazada gereken tüm dikkat ve özeni gösterdiği halde ihtiyaç hasıl olması üzerine ticari defter ve kayıtların kaybolduğunun ortaya çıktığını, ....'ne ait kaybolan ve müvekkilinin TTK uyarınca saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler zayi olduğundan tüm ticari defterleri için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava TTK'nın 82. maddesi uyarınca açılmış bulunan zayi belgesi verilmesine ilişkindir.
Mahkememizden verilen ... tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla "Davacı vekilli, müvekkilinin, iptali istenen tüm defter ve belgelerinin, tasfiye sonrası saklandığı şirket ortağına ait evde zayi olduğunu, defter ve belgelerin zayi olmaması için tüm özenin gösterildiği ve ticari defterlere ihtiyaç duyulduğunda defterlerin zayi olduğunun anlaşıldığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece, zayi şekli ve bu yönde davacının delilleri sorulup toplanmadan ve hangi belgelerin zayi olduğu ile bunların gerçekte var olup olmadığı ve zayi olduğu belirtilen tüm defter ve belgeler hakkında zayi belgesi verilip verilmeyeceği hususunda hiç bir delil toplanmamış ve davacıya hukuki dinlenilme ve açıklama yapma hakkı tanınmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken, duruşma açılarak, defter ve belgelerin zayi oluş şekli ile ilgili açıklama ve delillerinin sorulması, yasa maddesinde zayi hallerinin sınırlı olarak sayılmadığı gözetilerek dosyaya sunulan tüm deliller değerlendirilmek ve re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda gerekli eksik belge ve deliller toplandıktan sonra, öncelikle talebin süresinde olup olmadığı, sonrasında ise belgelerin yasada öngörülen şekilde zayi olup olmadığı ve davacının muhafaza kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Bundan sonra ise davacının bildireceği defter ve belgelerin gerçekte var olup olmadığı ile tasdik bilgilerinin araştırılması ve özellikle belgelerin ne olduğu ile bunlar hakkında zayi belgesi verilip verilmeyeceği de değerlendirilerek, davacının talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilerek iş bu esas numarasını almıştır.
Tanık ... Beyanında:"Şirketin ortaklarından ... benim eşim olur, şirket tasfiye sürecine girince şirkete ilişkin ticari defter ve kayıtları bir torbanın içine koyduk, söz konusu ticari defter ve kayıtlar torbanın içinde kendi evimizde muhafaza altındaydı, daha sonra evde olmadığını fark ettik, eşim ev hanımıdır, 2025 yılı Haziran ayında ticari defter ve kayıtların kaybolduğunu fark ettik, belki ticari defter ve kayıtlar daha önceki tarihte de kaybolmuş olabilir ancak biz bu tarihte kaybolduğunu fark ettik" beyanında bulunmuştur.
Tanık ... Beyanında: "Ben ...'ın abisiyim, şirket kapanırken ticari defter ve belgeleri mavi branda içine koyduk, söz konusu ticari defter ve belgeler ...'ın evindeydi, buradayken defterler kaybolmuş, kaybolduğu tarihi tam olarak hatırlamıyorum ancak bir yıl önce kaybolduğunu fark ettik" beyanında bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesine göre;"Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır." TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin.... tarih, ..... E., .... K. sayılı ilamına göre;"Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir iddia ve kanıt dahi sunulmamıştır. Davacı tacirin, defterin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, ilk derece mahkemesince verilen red kararı isabetlidir." denilmektedir.
Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defter ve kayıtların korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Davacının belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği gibi olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine mahkemenin kesin kanaat getirmesi de gerekmektedir. Somut olayda ticari defter ve belgelerin ne şekilde zayi olduğunun belli olmadığı, buna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, dinlenen tanık beyanları göz önüne alındığında da defter ve belgelerin zayi oluş şeklinin belli olmadığı, davacının gerekli koruma önlemlerini almadığı, bu nedenle de davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı ayrıca davacının ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz günlük hak düşürücü sürede davayı açması gerektiği yine tanık beyanları ve dosya kapsamı göz önüne alındığında davanın süresinde de açılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/06/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."