İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen trafik kazası kaynaklı değer kaybı tazminat davasında, 22 yıllık aracın ekonomik ömrünü tamamlaması nedeniyle değer kaybı oluşmadığı tespit edilmiştir.
Özet: Trafik kazası sonrası aracında değer kaybı oluştuğunu iddia eden davacının, kaza sonucu tamir masraflarının kusur oranına göre ödendiğini savunan davalı sigorta şirketinden ek tazminat talepli davasında; mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde davalı sigortalının %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, ancak davacının 22 yaşındaki aracının ekonomik ömrünü tamamlamış ve layıkıyla tamir edilmiş olması sebebiyle herhangi bir değer kaybı oluşmadığı raporlandığından, mahkemenin bu bilirkişi raporları doğrultusunda değer kaybı talebini reddetmesi beklenmektedir.

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/759 Esas
KARAR NO : 2026/484
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/10/2025
KARAR TARİHİ : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.ş.’ye ... poliçe numarası ile sigortalı ... plakalı araç, 18.03.2025 tarihinde müvekkilime ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, müvekkilin kazada kusurunun olmadığını, Davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, Müvekkilin aracının, ... plakalı 2003 model, ... marka araç olduğu, kaza sonrasında müvekkilin aracında 175.000,00 TL tutarında hasarlanma meydana geldiğini, söz konusu onarım ücreti davalı kurum tarafından karşılandığını, kaza sonrasında müvekkilin aracında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla en az 82.000,00 TL'lik değer kaybı meydana geldiğini, tüm bu nedenlerle 10,00 TL değer kaybı tazminatının (HMK.m.107) kaza tarihinden itibaren başlayacak yasal faizden aşağı olmamak kaydıyla enflasyon faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.06.2008 gün ve 26920 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre çalışma usul ve esasları düzenlenmiş olan müvekkil büro, yabancı ülke ve yeşilkart Büroları( Emsal Bürolar)ile yaptığı ... anlaşma çerçevesinde yabancı plakalı araçların Türkiye’de karşılaştıkları kazalarda şayet geçerli bir Yeşil Kart sigortaları mevcutsa Yeşil Kart sigortacıları adına kusur esasına göre zarar gören üçüncü şahısların hasarlarını, Türk mevzuatına göre tedvir ettiğini, müvekkili büro yabancı araçların ülkemizde sebebiyet verdikleri kazalarda ortaya çıkan hasarların tedvirinde, bu araçların sahip veya sürücüleri adına hareket etmeyip kaza tarihini kapsayan geçerli yeşil kart sigortaları olması halinde yabancı sigorta şirketi adına hareket ettiğini, davacı tarafından müvekkile yapılan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, dava konusu araçta meydana gelen maddi hasara ilişkin ödeme yapıldığını, 26.03.2025 tarihinde ... ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda 109.700,00-TL yedek parça bedeli, 65.300,00-TL olmak üzere TOPLAM 175.000,00-TL hasar oluştuğu tespit edilmiş ve yabancı plakalı araç sürücüsünün tespit edilen %75 kusur oranına istinaden yapılan tenzille birlikte belirlenen 131.250,00-TL tazminat bedeli 11.07.2025 tarihinde davacı asil ... hesabına ödendiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 13/02/2026 tarihli raporunda özetle;
"1-Dava konusu olayda davalı kuruma sigortalı araç sürücüsü ...'in %75 oranında asli kusurlu olduğu,
2-Davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'nin %25 oranında tali kusurlu olduğu,
3-Davacıya ait 22 yaşında olup ekonomik ömrünü tamamlamış eski hasarlı aracın layıkıyla tamir edilmiş olması nedeniyle bir değer kaybı oluşmasının söz konusu olmadığı," şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle;
"1-Kök rapordaki değerlendirmelerin doğru ve geçerli olduğu, bir maddi hatanın bulunmadığı,
2-Dava konusu olayda davalı kuruma sigortalı araç sürücüsü ...'in %75 oranında asli kusurlu olduğu,
3-Davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'nin %25 oranında tali kusurlu olduğu,
4-Davacıya ait 22 yaşında olup ekonomik ömrünü tamamlamış eski hasarlı aracın layıkıyla tamir edilmiş olması nedeniyle bir değer kaybı oluşmasının söz konusu olmadığı," şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, kaza tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın, trafik kazasından kaynaklı oluşan değer kaybı tazminat talebine ilişkin olduğu, davacıya ait ... plakalı araç ile yurtdışı sigortalı ... plakalı aracın 18/03/2025 tarihinde kazaya karıştıkları, kaza sonucu hasar dosyası açıldığı, davalı kurumca 175.000,00 TL bedelli değer kaybı tazminatı ödemesinde bulunduğu, davacının işbu dava ile bakiye değer kaybı tazminatı talep ettiği, mahkememizce tarafların kusuru ile bakiye değer kaybı oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, düzenlenen heyet bilirkişi raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde davacının %25 davalının sorumluluğunda olan yurtdışı plakalı aracın ise %75 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği, ayrıca davacıya ait aracın 22 yaşında olması bu nedenle ekonomik ömrünü tamamlamış, eski hasarlı aracın layıkıyla tamir edilmesi nedeniyle değer kaybının oluşmayacağının rapor edildiği, bu hususlar nazara alındığında davacının bakiye değer kaybı tazminatının oluşmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği kanaaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 10,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2026
Katip ...
Hakim ...