Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil tazminatı davasında araç hasarı ve değer kaybı talepleri ile sigorta başvurusu şartının değerlendirildiği gerekçeli kararı.
Özet: Davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğu aracın kırmızı ışık ihlali sonucu çarptığı davacıya ait ticari aracın uğradığı hasar ve değer kaybının tazmini talebiyle açılan davada, davacı %50 kusur oranına itiraz ederek eksik ödenen değer kaybı ile onarım giderlerinin tahsilini isterken, davalı davanın reddini, yetkisizlik iddiasını, KTK 97. madde uyarınca dava öncesi başvuru şartının yerine getirilmediğini ve tazminatın fahiş olduğunu savunmakta; mahkeme ise KTKnın 97. maddesindeki değişikliği esas alarak sigorta şirketine yazılı başvurunun yapılmış olmasının yeterli olduğu yönündeki hukuki değerlendirmeyi yapmaktadır.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/351 Esas - 2026/460

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/351
KARAR NO: 2026/460
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2025
KARAR TARİHİ : 22/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu .... idaresindeki .... plakalı aracın trafik kurallarını ihlal ederek kırmızı ışıkta geçmesi neticesinde müvekkile ait ... plakalı araca çarptığını, 2020 model Mercedes Sprinter marka aracın kazada ciddi hasar aldığını, kaza tespit tutanağında müvekkile atfedilen %50 kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, aracın ticari olması sebebiyle kaza anında içerisinde yolcular bulunduğunu ve tanık beyanlarıyla müvekkilin kusursuzluğunun ispatlanabileceğini, bu nedenle Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, araç değer kaybı için .... Sigorta A. Ş. nezdinde yapılan başvuruda 2.500,00-TL tutarında eksik ödeme yapıldığını, onarım giderleri için yapılan başvurunun ise davalı şirketçe gerekçesiz reddedildiğini, müvekkilin aracını kendi imkanlarıyla onartmak zorunda kaldığını ve 38.521,67-TL onarım bedeli ödediğini, onarım bedeline ilişkin talebin HMK 109 gereği kısmi alacak davası olarak, değer kaybına ilişkin talebin ise HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL onarım bedeli ve 100,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; 01/07/2024 tarihli kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin 200.000,00-TL ile sınırlı bulunduğunu, davacı tarafın delillerini tebliğ etmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, uyuşmazlığın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını, davacıya... plakalı aracın hasar ve değer kaybı tazminatı için toplamda 19,260.84 TL ve 2,500.00 TL tutarında ödeme yapıldığını, gerçek zararın tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın uygulanmasının zorunlu olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümediğini, yedek parça ve işçilik bedellerinin fahiş olduğunu, KDV'nin fatura ibraz edilmediği sürece hesaplamaya dahil edilemeyeceğini, sunulan hasar tespit formunun ekspertiz raporu niteliğinde olmadığını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini ve haksız fiil nedeniyle hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davaya konu uyuşmazlık davalının sigortalısı Halil Kolay' a ait ... plakalı aracın davacıya ait .... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedelinin ve değer kaybı bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır.
Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre davalının bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir.
Yine davalı vekili tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, dosyada bulunan kaza tespit tutanağından haksız fiilin Etimesgut ilçesinde gerçekleştiği, HMK' nın yetkiye ilişkin kuralları dikkate alındığında haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemelerinin de yetkili olduğu, Sincan ilçesinin mahkememiz yetki sınırları içerisinde olduğu anlaşılmakla davalının yetkiye ilişkin itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı tarafından davaya konu taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği belirtilmiş ise de; değer kaybı ve hasar tutarlarının tespiti uzmanlık gerektirir bir husus olup kusur durumu da yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafından alacak miktarının tam ve net bir şekilde belirlenebilmesi mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuken herhangi bir engel olmadığının kabulü gerekmiştir.
Tarafların Kusur Durumu;
Davacı tarafından davalının sigortalısı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmesi sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği yönünde iddiada bulunulmuştur. Mahkememizce .... Büyükşehir Belediyesine yazı yazılarak davaya konu kazanın meydana geldiği caddedeki sinyalizasyon kayıtlarının celbi sağlanmıştır. Ancak dosyanın tevdi edildiği bilirkişi tarafından sinyalizasyon kayıtları üzerinden hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiği tespit edilemediğinden yerleşik yüksek mahkeme kararları doğrultusunda kusur değerlendirmesi yapılmıştır.
Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 10/02/2026 tarihli raporda, ".... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen olayda % 50 (Yüzdeelli) oranında KUSURLU olduğu,
.... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in meydana gelen olayda % 50 (Yüzdeelli) oranında KUSURLU olduğu değerlendirilmiştir.
"şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce alınan 10/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun hesaba yönelik değerlendirmelerinde özetle;".... plaka sayılı araçta oluşan toplam hasarın KDV Dahil 46.226,46 TL olduğu değerlendirildiği, ... Sigorta A.Ş tarafından dava konusu .... plakalı aracın hasarına yönelik 19.260,00 TL ödeme yapıldığı,.... plaka sayılı aracın hasar tutarına yönelik bakiye 3.853,23 TL'nin daha ödenmesi gerektiği değerlendirildiği, .... plaka sayılı aracın reel değer kaybının 80.000,00 TL olduğu değerlendirildiği, kusur oranına göre 40.000,00 TL olan tutarın .... Sigorta A.Ş tarafından 2.500,00 TL'sinin ödemesinin yapıldığı ,Meydana gelen olay sonrasında .... plaka sayılı aracın değer kaybına yönelik bakiye 37.500,00 TL'nin daha ödenmesi gerektiği ''nin belirlendiği anlaşılmıştır.
Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler;
Davaya konu uyuşmazlık konularından biri değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak kaza tarihi itibariyle değer kaybı bedelinin 80.000,00-TL olduğu tespit edilmiş, kusur oranına göre davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 40.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından ödenen 2.500,00 TL ' nin mahsubu ile bakiye değer kaybı tutarının 37.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Hasar Bedeli Yönünden Değerlendirmeler;
TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinden sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir.
Davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusur oranı da göz önünde bulundurularak, kaza nedeniyle söz konusu araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacı tarafından katlanılan bedelin kanunun açık hükmü gereği davalı tarafından ve onun ZMMS şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir. Söz konusu zararın hesaplanmasında aracın tamiri için gereken tutar serbest piyasa koşullarına göre değerlendirilmiş, hesaplamanın bu yönüyle yüksek yargı kararlarında aranan şartları taşıdığı, tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür. Davacının söz konusu zararının 46.226,46 TL olduğu, kusuruna denk gelen kısmının 23.113,23 TL olduğu, sigorta şirketinin 19.260,00 TL hasar bedeli ödemesi yaptığı anlaşılmış, bakiye hasar bedeli olan 3.853,23 TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada aldırılan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, bilimsel verilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle işbu rapor hükme esas alınmış, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli ve değer kaybı zararından kısmi ödeme tarihi faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmiş, davaya konu araç C plakalı ve ticari kullanıma tahsis edilmiş olup, ticari araç olduğundan avans faizine hükmedilmiş, neticeten davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
Davanın KABULÜ İLE;
1-3.853,23 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden yetersiz ödeme tarihi olan 24/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
2-37.500,00 TL Değer Kaybı Bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden yetersiz ödeme tarihi olan 19/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
3-Alınması gereken 2.824,84-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 638,70-TL ve 65,00-TL olmak üzere toplam 1.319,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.505,74-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.319,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 41.353,23-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 7.328,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/05/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır