Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından istinaf reddine yönelik temyizde, hırsızlık suçundan verilen hükmü onadı, diğer suçlardan temyizi ise usulden reddetti.
Özet: Sanığın hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından aldığı mahkumiyet kararlarını temyiz etmesi üzerine Yargıtay, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları için hükmedilen cezaların yasal sınırları nedeniyle temyiz yolunun kapalı olduğunu tespit ederek bu yöndeki talepleri reddederken; hırsızlık suçuna ilişkin olarak ise sanığın etkin pişmanlık iddiaları ve avukatının ikrarın geçerliliği itirazları da dahil tüm temyiz nedenlerinin yerinde olmadığına hükmederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik temyiz istemini esastan reddedip kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/510 E., 2022/703 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.09.2023 tarihli ve 2023/510 Esas, 2023/2568 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, suça konu malı ismini verdiği şahsın kendisine verdiğini, kendisinin hırsızlık yapmadığını, suça konu malı sattığı yeri göstermesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ailesinin suç eşyasını kabul eden arkadaşının zararını giderdiğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın müdafii huzurunda verdiği ikrara dayalı beyanının geçerliliğin olmadığına ve sadece bu beyana dayanılarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.