Bursa Bölge Adliye Mahkemesinden ayıplı araç satışı kaynaklı gizli motor arızaları ve onarım masraflarının tazmini talepli alacak davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı 2016 model Ford okul servis aracında kısa süre sonra motor, turbo, enjektör gibi kritik parçalarda gizli ayıplar ortaya çıktığını ve bilirkişi tespitiyle bu ayıpların onarım maliyetinin 77.878,37 TL olarak belirlendiğini, kendi yaptığı masraflarla birlikte toplam 84.283,34 TLlik bir mağduriyet yaşadığını ileri sürerek, davalıya yapılan noter ihtarname bildirimi ve arabuluculuk süreçlerinden sonuç alınamaması üzerine, bu bedelin temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ederken; davalı ise aracı satış anında herhangi bir ayıbı veya arızası olmaksızın, tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini savunmaktadır.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİDOSYA NO : .KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ : .NUMARASI :.DAVACI :.DAVALI : .DAVANIN KONUSU : Alacak (Ayın Nedenli)DAVA TARİHİ : 25/06/2021KARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ : .Bursa.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/06/2022 tarih, ....sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalı ....Sanayi Limited Şirketi'nden (İşletme ... Turizm Seyahat) .... plakalı önceki plakası ....) 2016 model, FORD marka, FAC6 model, okul servisini 13/11/2020 tarihinde 133.000,00 TL bedel ile satın almış olduğunu, müvekkili şirket, aracı satın almadan önce aracı satın aldığı şirketin ustalarına aracı inceletmiş ve araçta bir sıkıntı olmadığının söylenmiş olduğunu, aracın bu şekilde satın alınmasından sonra müvekkil şirkete ait araç Bursa'dan Erzurum'a dönerken İnegöl civarında müvekkilin kullanımı esnasında aracın kaloriferinin soğuk üflediğinin fark edildiğini, bunun üzerine yol kenarında bulunan tamirciye götürülmüş ve tamir ettirilmiş olduğunu, fakat araç Erzurum'a yakın bir yerde tekrar arıza yapmış ve motor arıza lambası yanmaya başlamış olup, müvekkili bunun üzerine bir ustayla görüşmüş usta ise dikkatli ve yavaş bir şekilde gelmesini istemiş olduğunu, araç Erzurum'a geldikten sonra üç gün serviste kalmiş ve aracın emme manifortu, normal manifortu değiştirilmiş ve partikül filtresi ise temizlettirilmiş olduğunu ve 4.956,00 TL masraf yapıldığını, 20 Kasım günü, yolcu transferi olan müvekkil şoförle arabayı Malatya-Erzurum istikametinde yola çıkarmış, aracın Bingöl'ün 5 km çıkışında arıza yapması üzerine Bingöl'den bir usta ayarlamış, aracı inceleyen usta motorun arızalı olduğunu belirtmiş olduğunu, müvekkili bunun üzerine yolcu transferini gerçekleştirmek için arızalı aracın yerine yeni bir araç kiralayıp, gönderdiğini, arızalı aracı ise kasko şirketini arayarak ekstra ücret ödemiş ve Erzurum'a tamirciye çektirdiğini, aracı kontrol eden usta motorun iyi olmadığını ve birçok parçanın değişmesi gerektiğini ve en az 50.000,00 TL masraf çıkacağını belirtmiş, böylelikle araçta oldukça ciddi gizli ayıplar yer aldığını belirtmiş olduğunu, ticari amaçla satın alman söz konusu araç müvekkil tarafından masrafları karşılanarak yaptırıldığını, 04/01/2021 tarihli 38,009,64 TL futarlı fatura ve 14/12/2020 tarihli 41.317,70 TL tutarlı faturanın ekte sunulduğunu, müvekkili ile davalı şirket yetkilisi arasında yapılan telefon görüşmelerinde söz konusu gizli ayıplar bildirilmesine rağmen şirket, müvekkilin mağduriyetini gidermekten imtina etmiş olduğu, bu nedenle... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinden 27/11/2020 tarihinde delil tespiti talebinde bulunulmuş, ....Değişik İş numaralı tespit talebi sonucu mahkemeye sunulan 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre “... plaka sayılı aracın matorunda meydana gelen arıza nedeni ile keomple motor blokunun değişmesi gerektiği, arızalı turbo şarjın komple değiştirilmesi, motor enjektörlerinin komple yenilenmesi, arızalı EGR sisteminin komple değişmesi ayarca devri daim ponmpasının yenilenmesi gerektiği kanaatine varılmış olup onarılması ve değişmesi gereken aksamlarının onarımı maliyetinin işçilik ve KDV dahil 77.878,37 TL olduğu kanaatine varılmıştır." denilerek söz konusu gizli ayıplar ortaya konulduğunu, müvekkili tarafça yaptırılan delil tespiti sonucu elde edilen raporun 06/01/2021 tarihinde elden alındığını ve söz konusu gizli ayıplar davalı şirkete 07/01/2021 tarihli, 00177 no'lu Erzurum 1 Noterliğince hazırlanan ihtarname ile bildirildiğini fakat herhangi bir cevap alınamadığını, bunun üzerine müvekkili tarafça her ne kadar arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, anılan bu sebeplerle; müvekkili şirketin, Bursa .... Noterliğinin 13/11/2020 tarih ve ...Yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile davalı şirketten satın aldığı ... plakalı (önceki plakası...) 2016 model, FORD marka, FAC6 model, okul servisinin yukarıda motorunda ve tespit edilen diğer gizli ayıp niteliğindeki arızaların ve onarım masrafı olan 84,283,34 TL ayıp oranının müvekkile ödenmesine, davalının temerrüde düşürüldüğü 07/01/2021 tarihinden itibaren ticari faiz, işletilmesine. tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında Bursa 18. Noterliği ... yevmiye numaralı 13/11/2020 tarihli “Araç Satış Sözleşmesi” düzenlendiğini, satışı gerçekleştirilen ... plakalı araç, satış sözleşmesi öncesinde sorunsuz biçimde çalışır durumda olup araç üzerinde herhangi bir ayıp yahut arıza bulunmadığını, araç karşı tarafa sorunsuz ve ayıpsız biçimde tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, aynı zamanda araç satış sözleşmesi öncesinde tespite konu araç üzerinde ayrıca servis muayenesi de yapıldığını ve aracın sorunsuz biçimde çalışır durumda olduğu, araç üzerinde herhangi bir ayıp veya arıza bulunmadığı hususları da yapılan muayene ile tespit edildiğini, tespite konu araç satışı Bursa'da gerçekleştirilmiş, daha sonra araç; Bursa-Erzurum arası yaklaşık 1.262 km boyunca ve sonrasında Erzurum-Malatya arası yaklaşık 411 km boyunca, karşı tarafça kullanılmış olduğunu, araç üzerinde bulunduğu iddia edilen arıza, aracın karşı taraf uhdesindeki kullanımı sırasında ve teslim alındıktan sonraki kullanım süresinde, aracın uzun kilometreler boyunca ve kötü şartlar altında kullanımı ve/veya sürücü hatası sonucunda gerçekleşmiş olduğunu, müvekkili tarafından araç sorunsuz ve ayıpsız biçimde teslim edilmiş olup araç üzerinde karşı tarafın kullanım hatasından kaynaklanan arızalar nedeniyle müvekkili sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu, bilirkişi raporunda hatalı olarak; arızaların aracın uzun süre kullanımı, kötü kullanımı yahut sürücü hatası nedeniyle gerçekleşmesinin mümkün olduğuna ve arızanın kaynağına ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmadığını, davacının iddia ve taleplerinin kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporu ile yapılan parça ve işçilik tutarları yönünden hesaplamalar fahiş derecede yüksek olup, davacı tarafından tek taraflı olarak yaptırılan delil tespitinin hem usul bakımından hem de bilirkişi raporu bakımından itiraz edildiğini, davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı basiretli bir tacir olarak aracı teslim aldıktan sonra, 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve araç üzerinde herhangi bir ayıp bulunması halinde bu hususu kanunda belirtilen 8 günlük süre içerisinde ihbarla yükümlü olduğunu, karşı taraf, basiretli bir tacir olarak hareket etmediğini, Kanununda öngörülen 8 günlük muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymadığını ve bu süreç içerisinde müvekkili firmaya herhangi bir ihbarda bulunmaksızın kötüniyetli olarak hareket ettiğini, belirterek davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, dosya kapsamı deliller, bilirkişi raporları uyarınca; dava konusu araçta oluşan motor arızasının sebebinin motorunda iptal edilerek devre dışı bırakılan ERG soğutma ve ERG valfi şisteminin sebep olduğu, söz konusu arızanın sürücü hatasından kaynaklanmadığı, bu kusurun aracın satışında ilk bakışta tespit ve teşhisinin mümkün olamayacağı, bunun basit bir muayeneden ziyade servis ortamında teferruatlı bir inceleme gerektirdiği, basit bir kontrolle fark edilebilecek nitelikte olmadığı bu nedenle, gizli ayıp niteliğinde olduğu, taraflar tacir olup davada uygulanması gereken Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." düzenlemesinin yer aldığı, maddenin atıf yaptığı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinde yer alan "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." düzenlemesine göre aracın motorundaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğundan davacının söz konusu ayıbı teslim tarihinden itibaren 2 ve 8 günlük süreler içerisinde değil ortaya çıktığı tarihte derhal satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu, ayıbın ortaya çıktığı tarihte davacının aracı dosya kapsamında mevcut aracın tamir ve onarımına ilişkin faturalar, Erzurum .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit raporu ve davalıya 11/01/2021 tarihinde tebliğ edilen Erzurum.... Noterliğinin 07/01/2021 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinden davalının bu yöndeki itirazları yerinde olmadığı, davalı taraf, satış öncesinde davacıyı araçtaki motor arızası konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini iddia etmediği, aksine davalı taraf aracın karşı tarafa sorunsuz ve ayıpsız biçimde tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, aynı zamanda araç satış sözleşmesi öncesinde tespite konu araç üzerinde ayrıca servis muayenesi de yapılarak aracın sorunsuz biçimde çalışır durumda olduğunun savunulduğu, satıcı, ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğu ve satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunduğu, bu nedenle davacı; TBK’nın 219. ve devamı maddelerinde düzenlenen ayıptan sorumluluk hükümlerine göre akidi olan davalıdan motor arızasından kaynaklı harcamış olduğu, parça, işçilik ve vergiler dahil 84.283,34 TL zararı istemekte haklı olduğu agerekçesiyle davanın kabulü ile, 84.283,34 TL'nin 21/01/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya ilişkin beyanları tekrarla aracın sorunsuz ve ayıpsız bir şekilde teslim edildiğini, arızanın teslim sonrası kötü şartlarda kullanımdan kaynaklandığını, hükme esas alınan raporun delil tespiti dosyasındaki bilirkişi beyanına dayandırıldığını araç üzerinde teknik inceleme yapılmadığını, varsayımsal tespite dayalı raporun yetersiz olduğunu, dava konusu aracın 245.000 km üzerindeyken satıldığını bu sebeple garanti kapsamında olmadığını, tacir olan davacının 8 günlük süre içerisinde inceleme veya incelettirme sonrası aynı sürede ihbar yapması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, ayıplı araç satımından kaynaklı tamir masraf bedelinin tahsili istemine yöneliktir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda; davacının davaya konu aracı Bursa... Noterliğinin 13/11/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile 133.000,00 TL bedelle davalıdan satın aldığı, Bursa ilinden Erzurum iline götürülen aracın motor aksamında arıza olması sebebiyle 27/11/2021 tarihinde Erzurum... Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti başvurusuna konu edildiği, 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; motoru sökülen aracın incelenmesinde aracın turbosunun arızalı olduğu turbo içerisinde ve bağlantı boğaz yerlerinde yağ sızıntılarının bulunduğu, dört silindir olan motor pistonlarının birinin delindiği, buna bağlı olarak motor blokunda 1. Silindir çevresinde deformeler oluştuğu, EGR soyucusunun bağlantı hortumunun bir cıvata ile tıkamak ve kelepçe ile sabitlemek suretiyle devre dışı bırakıldığı tespiti ile motor pistonunda ve blok üzerinde oluşan deformelerden dolayı sandık motor olarak tabir edilen motorun, turbo şarjın motor enjektörlerinin, EGR soğutucusunun ve devri daim pompasının değişmesi gerektiği belirlenmiş, aracın 21/12/2020 tarihli, 4.956,00 TL, 04/01/2021 tarihli 38.009,64 TL, 14/12/2020 tarihli 41.317,70 TL miktarlı faturalara konu tamir işlemlerini gördüğü, akabinde davacı tarafından 07/01/2021 tarihinde davalıya gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ayıbın türü ve niteliğine yönelik alınan bilirkişi raporunda;motor arızasının sebebinin motorda iptal edilerek devre dışı bırakılan ERG soğutma ve ERG valfi sisteminden kaynaklandığı, söz konusu arızanın sürücü hatasından kaynaklanmadığı, bu kusurun aracın satışında ilk bakışta tespit ve teşhisinin mümkün olamayacağı, bunun basit bir muayeneden ziyade servis ortamında teferruatlı bir inceleme gerektirdiği, basit bir kontrolle fark edilebilecek nitelikte olmadığı bu nedenle gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken düzenleme 6098 sayılı TBK'nın 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile, onlardan sorumludur." denilmektedir. Aynı Kanun'un 222. maddesine göre; "Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayıp, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır." denilmektedir.Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir. Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı TBK'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, 6098 sayılı TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” şeklidedir. Bu itibarla; satışa konu araçtaki ayıbın motor aksamında olması sebebiyle aracın satışı esnasında anlaşılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu aracın TBK'nın 219. maddesi uyarınca gizli ayıplı olarak davacıya satıldığı, davalı satıcının ayıbın varlığını bilmese bile sorumlu olduğu, davacı tarafından Türk Borçlar Kanunun 223. maddesi uyarınca delil tespiti sonrası yapılan ihtarname ile süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının TBK'nın 227. maddesi uyarınca seçimlik haklarından satış esnasında gizlenen ayıp sebebiyle yapılan tamir masrafı talep edebileceği, araç tamir gördüğünden delil tespiti dosyasında tespit edilen olgulara dayalı değerlendirme içeren raporun hüküm tesisi için denetime elverişli olduğunun anlaşılması karşısında mahkeme değerlendirmesinin doğru olduğu değerlendirilmiştir.Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.757,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.440,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.317,40 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2025 ...Başkan... e-imza...Üye... e-imza...Üye... e-imza...Katip... e-imza