Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinden haksız eylem kaynaklı itirazın iptali davasında usulsüz tebligat ve araç haczi kaynaklı kira bedeli talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davalının usulsüz tebligatla başlattığı icra takibi sonucu davacıya ait araca haksız yere haciz konulup yakalama kararı verilmesi nedeniyle oluşan araç kiralama giderlerinin tahsili amacıyla davacının başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacının bu karara karşı istinaf başvurusu yapması ve davalının faturaya itiraz etmeyip takibe itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek davanın kabulünü talep etmesidir.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2009 - 2026/1306
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2025/2009 KARAR NO : 2026/1306T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 25/06/2025NUMARASI : 2024/904 Esas - 2025/427 KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVACI : DSS ENERJİ ENDÜSTRİYEL MÜHENDİSLİK SAN. VE TİC. LTD ŞTİVEKİLLERİ : Av. ... Av. ...DAVALI : SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİVEKİLLERİ : Av. ... Av. ...DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan )BAŞVURU TARİHİ : 05.09.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 02.12 .2025KARAR TARİHİ : 17.06.2026 YAZIM TARİHİ : 17.06.2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının daha önce Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/110591 E. Sayılı dosyası ile yapmış olduğu haksız icra takibi kapsamında davacıya ait 34 ... plakalı araca haciz konularak 10/12/2021 tarihinde yakalama kararı verildiğini ve bu tarihten itibaren şirketin faaliyetleri için gerekli bu aracı davacının kullanamadığından araç kiralamak zorunda kaldığını, araç kira bedelinin 01/12/2022 tarihli, DSS2022... sayılı 201.072,00 TL bedelli fatura ile borçluya fatura edildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, ancak borcu da ödemediğini, Sakarya 2. İcra Dairesi 2023/2361 E. sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında kaçak elektrik kullanımı sebebiyle yapılan tahakkuk işlemine dayanılarak Kocaeli Icra Müdürlügü’nün 2021/110591 E. sayılı icra dosyası ile 19.08.2021 tarihinde icra takibi baslatıldığını ve takibin kesinleşmesi ile 34 ... plakalı araca heciz ve yakalama işlemi uygulandığını, davacının ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu iddiası ile başlattığı şikayet sürecinin İstinaf Dairesinin 11.11.2022 tarihli kararı ile lehine sonuçlanması üzerine araç yakalama şerhinin 29.11.2022 tarihinde kaldırıldığını, davacının araç mahrumiyeti sebebiyle kira bedeli adı altında düzenlediği faturanın 07.12.2022 tarihinde Kocaeli 7. Noterliği vasıtasıyl iade edildiğini, yapılan takibe ise itiraz edildiğini, PTT nin hatalı işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yoluna tabi olduğunu ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının iddia ettiği maddi zararının gerçek olduğunun ispatının gerektiğini, davacıya ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olmasının takibin ve haczin haksız olduğunu göstermediğini, davacının 5 aracından sadece biri hakkında yapılan yakalama işleminin iddia edilen zarara sebep olmayacağını, davanın kötüniyetle açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine dair karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı veklili istinaf dilekçesinde; davacı şirketin, davalının haksız olarak talep ettiği araç haczi nedeniyle kendi aracını kullanamadığını, başka araçlar kiralamak zorunda kaldığını ve davacının davalıya kiralama bedelinin tahsili amacıyla fatura kestiğini, davalının bu faturaya karşı hiç bir itirazda bulunmadığı halde herhangi bir ödemede yapmaması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının tamamen kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalı tarafın düzenlenen faturaya itiraz etmemesinin aslında davalı tarafın eldeki konu bakımından elverişli yasal imkanlarını kullanmadığı ve Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/110591 E. sayılı dosyasına yaptıkları itiraz üzerine takibin durmasına yönelik herhangi bir iptal davası açmadığı dikkate alındığında davalının icra takibinin haksız olduğunun açıkça görülebileceğini, davanın konusu olan haciz ve yakalamanın da aynı dosya üzerinden gerçekleştiğini, bununla beraber yerel mahkemenin "takibin haciz ve yakalama kararı işlemlerinin İcra Müdürlüğü tarafından hukuka uygun şekilde yapıldığı" şeklindeki yorumunun da kabul edilemez olduğunu, icra müdürlüğünün yaptığı tebligatın usule aykırı olduğunun mahkeme kararıyla sabit olduğunu , haciz işlemlerini icra müdürlüğünün yapmış olmasının dosya alacaklısının yanı işbu davanın davalısının bunlardan sorumlu olmayacağı anlamına gelmeyeceğini, aksinin kabulü halinde, hiçbir haksız ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve hacizden "talep eden"in sorumluluğu olmayacağı anlamı çıkacağını , oysaki haksız ihtiyati tedbir durumunda bundan mağdur olan kişinin doğrudan ihtiyati tedbiri talep edenin sorumluluğuna gidebilmesinin hukukun temel ilkelerinden olduğunu, yerel mahkemece takip konusu fatura bedeline ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, defterlerin ve ticari kayıtların incelenmesinin elzem olduğunu, davalının başlatmış olduğu icra takibi hakkında "usulsüz elektrik kullanımına ilişkin ve haksız bir icra takibinden bahsedilemeyeceği" demesinin dahi bilirkişi incelemesi olmadan makul kabul edilemeyeceğini beyanla istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, haksız haciz ve yakalama şerhi sebebiyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini için davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacı, usulsüz elektrik kullanım bedelinin tahsili iddiasıyla, davalı tarafından kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştirilerek tarafına ait araç üzerine 30/11/2021 tarihinde haciz konulduğunu ,10.12.2021 tarihinde yakalama şerhinin işlendiğini, davacının tebligatın usulsüz olduğunu belirterek Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/110591 Esas sayılı takibe 10/12/2021 tarihinde itiraz ettiğini, icra dairesince itirazın süresinde olmadığından bahisle takibin devamına karar verildiği, bu işleme karşı davacı borçlunun şikayeti üzerine Kocaeli 1. İcra Hukuk mahkemesinin 2021/557 Esas 2022/327 Karar sayılı 12/05/2022 tarihli kararı ile şikayetin reddine karar verildiği, bu kararın istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2022/1256 Esas 2022/1822 Karar sayılı 11/11/2022 tarihli kararı ile İcra Hukuk Mahkemesinin kararı kaldırılarak şikayetin kabulüne ve Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/110591 esas sayılı dosyasından borçlu şirkete gönderilen ödeme emri tebliğ tarihinin 07/12/2021 olarak düzeltilmesine ve dolayısıyla itirazın süresinde yapıldığının tespitine karar verildiği, bunun üzerine icra dairesince 29/11/2022 tarihli tensip kararı ile takibin durdurulduğu ve hacizlerin ve 34 ... plakalı araç üzerindeki yakalama şerhinin aynı tarihte kaldırıldığı, davacı tarafından söz konusu icra takibi ve yakalama şerhi sebebiyle aracını kullanamadığı ve başka araç kiraladığını belirterek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde, "Kusurlu ve hukuku aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır.Haksız icra takibi ve haksız hacizde tazminatın kapsamının belirlenmesinde 6100 sayılı TBK 49 vd. uyarınca gerçek zarar ilkesi egemendir. Dolayısıyla haksız haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir haciz işlemi sonucunda zarar doğması, zarar ile haciz işlemi arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Ayrıca Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün maddi zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur.Somut olayda usulsüz elektrik kullanımı sebebiyle davacı aleyhine başlatılan icra takibinde araç üzerine konulan yakalamanın infaz edilmediği, davalı tarafından yapılan icra işlemlerinin haksızlığından söz edilemeyeceği, zarar verme kastının değil alacağı tahsil maksadının bulunduğunun anlaşıldığı, somut olayda maddi tazminatın şartları oluşmadığından; davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmuş olup davacı vekilinin anılan hususa ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2025 tarih ve 2024/904 esas, 2025/427 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafın istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK. 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17.06.2026Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*