Kardeşler arasında korkutma ve aşırı yararlanma iddialarına dayalı tapu iptali, tescil ve ecrimisil taleplerinin reddi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Yargıtay, bir kardeşin diğerine, aile şirketindeki kontrolünü kullanarak kendisini tehdit edip ekonomik zorluklarından faydalanarak bir taşınmazı değerinin altında devraldığı iddiasıyla açtığı tapu iptali, tescil ve ecrimisil istemli davada; ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davacının korkutma ve aşırı yararlanma iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği kararları usul ve kanuna uygun bularak onamış, temyiz başvurusunu reddederek yargılama giderlerinin davacı tarafından ödenmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/445 E., 2024/1642 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 37. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/59 E., 2022/144 K.Dava; korkutma ve aşırı yararlanma hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil ile ecrimisil, mümkün değilse bedel istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacı ile davalının baba bir anne ayrı kardeşler olduğunu, davalının davacıyı korkutmak suretiyle ve davacının zorda kalmasından yararlanarak dava konusu 4 91... parsel sayılı taşınmazı üzerine devraldığını, davacının aile şirketi olan ... Limited Şirketinden geçimini sağlarken davalının tarafların babasının hasta olduğu dönemde hisselerini artırdığı ve Şirketin kontrolünü ele geçirdiğini, davacının, geçimini rahat şekilde sağlarken davalının yönetimi ele almasıyla maaşının düşürüldüğünü, davacının kira bedellerinin kesilmesi ve işten atılma tehdidi ile karşılaşması üzerine dava konusu taşınmazı değerinin çok altında bir bedelle davalıya devretmek zorunda kaldığını ileri sürerek dava konusu 4 91... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tazminat ve ecrimisil talep etmiştir.Davalı vekili; dava konusu taşınmazın tarafların babası ... tarafından davacıya bedelsiz devredildiğini, davacının geçimini ... Şirketinden aldığı gelirle sağladığını bu nedenle taşınmazı alabilecek maddi yeterliliği olmadığını, diğer yandan davalının herhangi bir tehdidi ya da zorlaması bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı vekili kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 2.107,80 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.