Vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası iddialarıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, Yargıtay tarafından vekaleten yapılan satışın davacı iradesine uygun olduğu ve muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle onama kararı.
Özet: Vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası iddialarıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, davacının murisinden intikal eden taşınmaz payının vekil aracılığıyla davalıya satışına rızasının olduğu ve muris annenin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; bu karar, istinaf üzerine bölge adliye mahkemesince yargılama gideri düzeltmesiyle onandıktan sonra, temyiz incelemesinde de hukuka uygun bulunarak onanmış ve kesinleşmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/3896 E.  ,  2026/2887 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1080 E., 2025/1368 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/351 E., 2024/547 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalının, davacının teyzesinin oğlu olduğunu, davacının babası olan muris ......'ın 23.01.1993 tarihinde, annesi olan muris ......'ın ise 06.10.2008 tarihinde öldüğünü, davacının muris ......’dan veraseten intikal eden taşınmazlarla ilgili Av....i intikal işlemlerini takip edip neticelendirebilmesi için vekil tayin ettiğini, vekilin 2 34... parsel sayılı taşınmazı satış suretiyle davalı ...'a muvazaalı şekilde temlik ettiğini, davacının devirden Ünye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/21 Esas sayılı satış dosyasında 18.10.2022 tarihinde gönderilen kıymet takdir raporunun tebliği sonrası haberdar olduğunu, muris ... tarafından gerçekleştirilen devrin de muvazaalı ve geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazda davacının murisleri ...... ile ......'dan intikal edecek miras paylarının tamamının davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazın devrinden sonra murislerinden kalan taşınmazlarla ilgili bir çok işleme bizzat katıldığı, sadece dava konusu taşınmazdaki payının bilgisi ve onayı dışında vekaletname ile satıldığını bilmemesinin kendisinden beklenemeyeceği, tanık beyanlarından da davacı ile muris annesinin bir arada oldukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı, muris ...’nin mal kaçırmak için makul bir sebebi bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu ancak davacının dava konusu taşınmazda murislerinden intikal eden pay üzerinden yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının değeri üzerinden hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davacı tanıklarının da beyanlarına göre 09.08.1996 tarihli vekaletname ile davacı adına vekaleten yapılan 18.05.1998 tarihli satış işleminin davacının iradesine uygun olduğu, muris ...’nin mirasçılardan mal kaçırma kastı ile hareket ettiği iddiasının HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca usulünce kanıtlanamadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.