Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, haksız eylemden kaynaklanan kaçak elektrik kullanım zararı nedeniyle açılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Elektrik dağıtım şirketinin, davalının tesisatında ölçü devresine müdahale ederek kaçak elektrik kullandığı tespitini takiben tahakkuk eden bedelin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiği davada, davalı ise kaçak kullanım iddialarını, ilgili adresle ve şirketle abonelik bağlantısının olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/192 Esas - 2023/480
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/192 KARAR NO : 2023/480HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : ... - ...DAVALI : ... - ...DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 20/04/2023KARAR TARİHİ : 21/09/2023GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik dağıtım şirketi olduğunu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun düzenlemeleri doğrultusunda almış olduğu lisans kapsamında Mresin, Adana, Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kilis illerinden oluşan ... Bölgesinde elektrik dağıtımı ve kaçak elektrik kullanımları ile mücadele faaliyetlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirket görevlilerince davalının kullanımında olan ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde tesisatın ölüçü devresine müdahale edilerek tüketimlerin eksik kaydedilmesine veya hiç kaydetmemesine sebebiyet verildiğinin görüldüğü, bu nedenle dava konusu 19/08/2022 tarih ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek tesisatın enerjisinin kesildiğini, düzenlenen tutanak gereğince tahakkuk eden kaçak elektrik kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine bedelin tahsili için Adana 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ve takibin durdurulduğunu, davalının sırf kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden bedelin tahsilini engeleme amacı taşıyan bu itirazın açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu kaçak elektrik kullanımı da sayaca değil, sayaç dışındaki sayaç dışındaki diğer diğer ölçü elemanlarına müdahale edilerek gerçekleştirilmiş bir kaçak kullanım olduğundan burada da sayacın sökülmesi ve laboratuvar incelemesine tabi tutulması usulleri bulunmadığını ve mevzuat gereğince böyle bir gerekliliğinde söz konusu olmadığını, davalının bu şeklide ölçü devresine müdahale edilerek kaçak elektrik gerçekleştirmesi hallerinde kaçak tüketim bedellerinin hesaplanma şeklinin, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44 vd maddelerinde düzenlenmiş olup, dava konusu tutanak gereğince tahakkuk işleminin de bu düzenlemelere uyarlı şekilde yapıldığını, kaçak elektrik kullanımlarının ülkemiz gerçeklerinden olduğunu, tespit edilemeyen veya tespit edilen ancak karşılığı tahsil edilemeyen kaçak elektrik kullanımlarının maliyet tabanlı bir sektör olan elektrik enerjisi sektöründe EPDK tarifeleri gereğince kamu zararına sebebiyet vermediğini, hak kaybı olmaması için arabuluculuğa başvuru yaptıklarını ancak anlaşmanın sağlanamadığından bahisle davalının Adana 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle lehlerine takip çıkışının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin tacir olmamakla birlikte ilgili kurumlara ve vergi dairesine yazılacak müzekkere sonucunda bu hususun açıklığa kavuşacağını, müvekkilinin herhangi bir şekilde kaçak elektrik kullanmamış olup 19/08/2022 tarihli ... sayılı kaçak tutanaklarına ilişkin herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin davacı şirkete kaçak tüketim adı altında herhangi bir borcu ve tüketimi bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir şekilde faaliyeti ve işletmesinin bulunmadığı ve davacı şirket ile abonelik sözleşmesinin mevcut olmadığının ortaya çıkacağını, davacı şirket tarafından 19/08/2022 tarihli ... sayılı kaçak tutanaklarına ilişkin kaçak elektrik tüketim bedeli adına açılan haksız ve hukuka aykırı Adana 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı icra dosyalarına karşı itiraz edildiğini, itiraz sonucunda icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin herhangi bir aboneliği olmadığı gibi o adres ile yakından uzaktan alakasının bulunmadığını, davacı şirketin tutanaklarını neye dayalı olarak tuttuğunu anlamadıklarını, yapılan işlemin keyfi ve asılsız olduğundan bahisle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kötü niyetli davacı alacaklının takip konusu alacağın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Adana 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Seyhan Vergi Dairesi, ... ve ... A.Ş Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.Adana 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine toplam 142.723,91 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi açıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, anlaşılmıştır.Dava dosyasına ilişik 2023/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 3.120,00.TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak tanımlanmıştır. Bu maddede nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olduğundan, öncelikle ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususu değerlendirilmelidir.TTK'nun 11.maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin devamlı ve bağımsız şekilde yürüttüğü işletmedir. Yine ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir şeklinde tanımlanmış ve açıklanmıştır. Bu durumda ticari işletmeden bahsedilebilmesi için, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi gerekmektedir. Esnaf işletmesi sınırının ne olduğu ise, TTK'nun 11/2. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, sınır Bakanlar Kurulu'nca çıkarılacak kararname ile belirtilecektir. Bu kriterin neyi ifade ettiği hususu TTK'nun 15. maddesinde yer alan esnaf kavramı ile açıklanıp anlaşılabilir. Buna göre; İster gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararname de gösterilen sınırı aşmayan sanat ve ticaretle uğraşan kişi "esnaf " olarak adlandırılmıştır.HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca davada mahkemenin görevli olması dava şartıdır. HMK'nun 115. Maddesi; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' ve HMK'nun 138. Maddesi; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' şeklindedir.Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirme yapıldığında; somut olayda, davanın kaçak elektrik kullanım iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu ve mutlak ticari davalardan olmadığı, davacı şirketin icra takibine konu ettiği alacak olan kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı, tahakkuk cetveli ve davacı şirket tarafından kesilen faturada kaçak elektrik döneminin 11/08/2022 - 19/08/2022 tarihleri arasında olduğu, Seyhan Vergi Dairesinin 10/05/2023 tarihli cevabına göre davalının 01/01/2016-07/02/2017 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu ve faal olduğu, faal olduğu dönemde gerçek usulde ticari kazanç türünden gelir vergisi müvekkili olduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, ekinde bulunan vergi dairesi kayıt bilgilerinden 31/12/2017 tarihinde durumunun "terk" olduğu, bu nedenle davalının icra takibine konu edilen kaçak elektrik faturalama döneminde gerçek kişi tacir olmadığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, görevli mahkemenin ise, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK.'nın 114/1-c ve 115/1-2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/09/2023 Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır