Yargıtay gabin iddiasına dayalı tapu iptali, taşınır iadesi ve tazminat talepli baba-oğul ortaklığı tasfiye davasında, davacıların delil ve tanık sunma eksiklikleri nedeniyle davanın reddine ilişkin kararı onadı.
Özet: Dava, gabin hukuki sebebine dayalı olarak, davacı babanın deneyimsizliğinin ve düşüncesizliğinin müşterek çocukları olan davalılarca istismar edilerek, babanın emek ve kazancıyla edinilen taşınır ve taşınmaz malların aşırı oransız ve bedelsiz devredildiği iddiasıyla tapu iptali, tescil, taşınır iadesi ve tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, davacı babanın fiil ehliyetine sahip olduğu, gabin koşullarının oluşmadığı ve davacı tarafın usul eksiklikleri gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş, yüksek mahkeme de bu kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3638 E., 2025/334 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sungurlu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/193 E., 2024/441 K.Dava, gabin hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, taşınır malın iadesi, olmazsa bedel ve maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacılar; müşterek çocukları olan davalıların davacı ...'in ortağı olmadıkları hâlde ...'in emek ve kazancıyla alınan bir çok taşınır ve taşınmazları davalıların baskısı, davacı ...'in düşüncesizliği ve deneyimsizliği ve davalıların bu durumu istismar etmesi sonucunda taraflar arasında imzalanan 13.01.2020 tarihli protokol ve tarihsiz tutanaklar sonucunda edimler arası aşırı oransızlık doğuracak ve bedelsiz şekilde paylaşıldığını, Çorum ili, Sungurlu ilçesi, ... ve ... Mahallelerindeki 11... parsel, 9 ada 7 parsel, 21... parsel sayılı taşınmazların davalılara devredildiğini, diğer taşınırların da davalılara bırakıldığını ileri sürerek protokol ve tutanak başlıklı sözleşmelerin iptalini, sözleşmelere istinaden davalılara devredilen taşınmazların tapu kaydının iptalini, tescile tabi taşınırların tescilinin iptali ile davacı ... adına tescilini, tescile tabi olmayan taşınırların zilyetliğinin davacı ...'e teslimini, olmazsa bedellerinin davacı ...'e ödenmesini, 25.000,00'er TL manevi tazminatın davacılara, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davacı ...'e ödenmesini istemişlerdir.Davalılar; 1999 yılından beri davacı babaları ... ile samancılık ve nakliyecilik işinde ortak olduklarını, işletmenin parasıyla alınan dava konusu taşınır ve taşınmazların aile büyüğü olması sebebiyle davacı baba ... adına tescil edildiğini, dava dışı kardeşleri ...'ın yönlendirmesi üzerine davacı ...'in ortaklığın tasfiyesini ve malların paylaşımını yaptığını, 43 yıldır ticaretle uğraşan davacının deneyimsizlik ve tecrübesizliğinin ve kendilerinin babalarının bu durumunu sömürmelerinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; ... Eğitim Araştırma Hastanesi heyet raporuna istinaden davacı ...'in mal paylaşımı ve ortaklığın tasfiyesine ilişkin 13.01.2020 tarihli belgenin tanzim tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu, ehliyetsizlik iddiasının ispatlanamadığı, tüm taraf tanıklarının beyanları ve dosya kapsamı ile davacı ... ile davalıların yıllardır ortak ticari faaliyette bulundukları, elde ettikleri malları örf adet gereği önce babaları ... adına tescil ettirdikleri, ortaklığın bitirilmesi amacıyla ... oldukları şahitler huzurunda mal paylaşım sözleşmesi imzaladıkları, sözleşme ile paylaşılan malların değerleri ile davalılarca ödenen bakiye borçlar kıyaslandığında edimler arası aşırı oransızlık bulunmadığı, gabinin objektif ve subjektif şartlarının varlığının ispatlanamadığı, maddi ve manevi tazminatın yasal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle 09.03.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında davanın dayandığı hukuki sebeplerinin tespit edilmediği, dava dilekçesi, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle davadaki taleplerin gabin (aşırı yararlanma) hukuki nedenine dayandığı, davacılar vekilinin dilekçeler teatisi aşamasından sonra ihtarata rağmen tanık ve delil listesi sunmadığı, davalı tarafın davacı tarafın tanık dinletmesine muvafakat vermediği, Mahkemece davacı vekilinin tanık olarak davacıların dava dışı oğlu ...'ı hazır ettiği 27.06.2024 tarihli celse öncesinde tanık dinleneceğine dair verilmiş bir ara karar da kurulmadığına göre HMK'nın 243. maddesindeki şartların da oluşmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.