Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinde, fatura alacağına dayalı ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının, yaklaşık ispat ve süresinde itiraz edilmeyen fatura geçerliliği gerekçeleriyle istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalıya sunduğu araç tamir ve bakım hizmetleri karşılığında düzenlenen e-arşiv faturasının ödenmemesi ve takibe haksız itiraz edilmesi üzerine talep ettiği ihtiyati haczin, ilk derece mahkemesince faturanın tek taraflı düzenlenmesi ve alacağın yaklaşık ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmesine itiraz etmiştir; istinaf dilekçesinde, usulüne uygun gönderilen ve yasal süresinde itiraz edilmeyen faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılması karinesinin, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispatı sağladığını ve bu hukuki müessesenin amacının güvence sağlama olduğunu belirterek, red kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU :
DAVA TARİHİ : 16/03/2026
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)TALEP:
Davacı vekilinin ................... tarihli ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; davacının, araç tamir ve bakım hizmeti sunduğunu, davalıya ait aracın tamir ve bakım hizmeti yerine getirerek karşılığında ............. tarihli e-arşiv fatura (.......... TL bedelli) düzenleyip usulünce gönderse de davalının ödeme yapmadığını, davacının .......... İcra Dairesi'nin ....../......... E. sayılı takibine girişilse de haksız itiraz ile durduğunu, davalının mal kaçırma ihtimali gözönüne alınarak, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına, banka hesaplarına, teminatsız yada teminat ile ihtiyati haczine karar verilmesini, nihayetinde takibe itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
B-)MAHKEMENİN ............... TARİHLİ ARA KARARINDA: "...davacı vekilinin fatura alacağına dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, dosyaya sunulan faturaların tek taraflı olarak düzenlendiği, iddia edilen hususların ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle sözkonusu malların teslim edilip edilmediği ve faturaların ödenip ödenmediğinin yargılama yolu ile anlaşılabileceğinden, tek taraflı düzenlenen davalının imzasını veya kabulünü içermeyen fatura bedelleri hakkında davacının alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği, talebin yargılamayı gerektirdiği ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği kanaati hasıl olmakla, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE..." karar verildiği görülmüştür.
C-)CEVAP:
Davalı vekilinin süresindeki cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacıya borcu bulunmadığını, takibe ve davaya konu ............. tarihli e-arşiv faturanın davalıya usulünce tebliğ edilmediğini, faturadan icra takibi ile haberdar olduğunu, davalının ............ tarihinde ......... .......... adlı işyerinde kamyon bakımı yaptırıp bedelini o gün ödediğini, faturadaki işlemlerden sadece "kule tamir takımı, şanzıman kule revizyonu, takograf tamiri, kırmızı antifriz teneke satışı" hizmeti aldığını, talep edilen 60.000 TL'nin davalının eşi ........'ın mobilden ..... ......'in hesabına ödendiğini, .......'in borçlarından ötürü işyerini oğlu olan davacının üzerine yaptığını öğrendiğini, sayılan işlemler dışındaki kısma itiraz etiklerini, davalının borcu olmadığından, ticari defterlerinde kayıt bulunmadığını belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur.
D-) İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ;
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda belirtilen dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; Mahkemenin "yargılamayı gerektirme" gerekçesinin, ihtiyati haczin doğasına aykırı olduğunu, alacak iddiası için tam ispat aranacak ve yargılama sonucunun beklenmesi gerekecekse, ihtiyati haczin amacı olan "alacağın tahsilini güvence altına alma" fonksiyonunun ortadan kalkacağını, alacaklıyı savunmasız bırakıp ilerideki kararın infazını imkansız hale getireceğini,
Müvekkilince davalıya usulünce uygun e-arşiv fatura gönderilip davalının faturaya yasal süresinde itirazda bulunmadığını, süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin davalıca kabulünün yasal karine olarak kabul edilmesi gerektiği, bu karinenin, ihtiyati haciz için aranan "yaklaşık ispat" için güçlü delil olduğunu, faturanın tek taraflı düzenlenmesinin itiraz edilmezse yasal karine oluşmasına engel teşkil etmeyeceğini,
Yüksek Mahkeme içtihatlarının ihtiyati haciz taleplerinde yaklaşık ispatın yeterli olduğunu ve süresinde itiraz edilmeyen faturaların bu ispatı sağladığını ortaya koyduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
D-)DELİLLER: .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......./....... E. sayılı derdest dosyada ............ tarihli davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar ve tüm dosya kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, fatura alacağına dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; tarafların TC kimlik numarası ve davacı vekilinin adresinin yer almaması, İİK'nın 260. maddesine ve HMK ruhuna aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268.maddesinde yer almaktadır.
HMK'nin 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257.maddesinde;
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiştir.
İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257.maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK'nın 258.maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep edence sunulan ............ tarihli davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturada ".............. plakalı aracın onarım bedelidir." ibaresi bulunduğu, faturanın tebliğ edilmediğinin davalıca ileri sürüldüğü, davalı vekilince ...... ......... adlı işyerine aracın tamir ettirildiğinin savunulduğu, "...... .........." adına ............ TL ödemeye ilişkin mobil bankacılık dekont örneklerinin sunulduğu, davacı vekilince sunulan faturada davalı imzası bulunmadığı, bunun dışında davalı tarafça fatura içeriğinin de kabul edilmediği, bu duruma göre uyuşmazlığın dava konusu hizmetin davacı tarafından sunulup sunulmadığı, fatura içeriğindeki hizmetin sunulup sunulmadığı ile alacak miktarı hususlarında olduğu, bu hususların tespitinin yargılama gerektirip yargılamaya muhtaç olduğu, sunulan e-faturanın tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmayıp bu aşamada alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu hâliyle İİK'nın 257.maddesinde yazılı koşulların somut olayda oluşmadığı, mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair inceleme konusu ara kararın usûl ve yasaya uygun olduğu sonucuna varmıştır.
Bu nedenlerle, Mahkeme kararı isabetli olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı vekilinin ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../...... E. Sayılı derdest dosyada .............. tarihli davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-)Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)Artan istinaf avanslarının, ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,
7-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/06/2026
Başkan
E-İmza
Üye
E-İmza
Üye
E-İmza
Katip
E-İmza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*