Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz başvurusunu esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onadı.
Özet: Yargıtay, hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi kararına yönelik temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinin sanığın suçu işlediğine dair takdir ve gerekçesini yerinde bularak, hukuka uygun yürütülen yargılama sonucu eylemin sabit olduğunu ve doğru nitelendirildiğini tespit etmiştir; ayrıca, katılan sayısına göre ceza artırımında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği yönündeki eksikliğin aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma sebebi yapılamayacağını belirterek, sanık müdafiinin tüm temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmün oy birliğiyle onanmasına karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/1729 E.  ,  2026/4760 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1130 E. 2023/3110 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı saptanıp, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca duruşma talebinin reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, yeterli araştırma yapılmadan sadece katılanların beyanları esas alınarak mahkumiyet kararı verildiği, esasa etkili delillerin toplanmadığı, katılanların görev belgelerinin dosyaya eklenmediği, maddi gerçeğe ulaşılmadığı, sanık savunmasındaki hususların tartışılmadığı, bu nedenlerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Sanığın savunması, katılanların beyanları, araştırma tutanağı ve tüm dosya kapsamından, sanığın hakaret suçunu işlediğinin kabulüne ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında kurulan hükümde, katılanların sayısına göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uygulanırken artırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen kısım dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.