2942 sayılı Kanunun 10. maddesine dayalı kamulaştırma bedeli tespiti davasında, bozma sonrası arazinin sulu/kuru niteliği, değerleme metodu ve objektif değer artış oranına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı sonrası istinaf ve temyiz süreçleri yaşanmış; önceki temyiz incelemesinde, kamulaştırılan tarım arazisinin sulu veya kuru niteliğinin, sulama kaynağının yerinde tespiti ve buna uygun değer biçilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozma sonrası tekrar kabul kararı veren ilk derece mahkemesinin hükmü, davacı idarenin belirlenen bedele, davalının ise objektif değer artış oranına itirazlarıyla yeniden temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/4 Esas, 2025/215 KararKARAR : KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ..., ... Mahallesi 1274 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen kıymet takdirinin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın çok değerli ve merkezi bir konumda olduğunu, ulaşım araçlarına yakın konumda olduğunu ve belediye hizmetlerinden faydalandığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ve 2022/477 Esas, 2023/276 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/2100 Esas, 2023/2712 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru ise de hükme esas alınan bilirkişi kurulunca taşınmazın sulanma imkânının bulunduğu belirtilerek sulu tarım arazisi olarak kabul edilmek suretiyle değer biçilmesine rağmen nereden ve ne şekilde sulandığının tespit edilmediği, bu nedenle mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı Mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra dava tarihi olan 2022 yılı için İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden taşınmazın bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutat olarak ekilen münavebe ürünleri sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının bozmayı gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2025 tarihli ve 2025/4 Esas, 2025/215 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hesaplanan bedelin çok üzerinde bedele hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, objektif değer artış oranı için belirlenen kriterlerin kapitalizasyon faiz oranı için dikkate alındığını, davacı tarafından kullanılmayan kuyuların varlığından hareketle taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uygulanan objektif değer artış oranının düşük olduğunu, benzer nitelikteki taşınmazlara bu bölgede %300-400 oranınında objektif değer artış oranı uygulandığını, münavebe ürünlerine fasulye ürünün de dahil edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davalıya ait hisselerin tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki Konya ili, ..., ... Mahallesi 1274 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.