Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde genel kredi sözleşmesinden doğan müteselsil kefil borcunda ihtarname tebliğ sırası ve yaklaşık ispatın yeterliliği üzerine ihtiyati haciz istinaf incelemesi.
Özet: Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak, ilk derece mahkemesi, kefile tebligatın asıl borçludan önce yapılması sebebiyle kefalet sorumluluğunun oluşmadığı ve gayri nakdi alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talebi kısmen reddetmiş; istinaf eden taraf ise tebligat sırasındaki teknik farklılıkların kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını ve ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu savunmuştur.

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/728 Esas 2026/693 Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : 2026/728 KARAR NO : 2026/693TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 23/02/2026NUMARASI : 2026/89 D.İş Esas 2026/89 KararTALEP : İhtiyati HacizTALEP TARİHİ : 13/02/2026KARAR TARİHİ : 21/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati haciz istemine ilişkin talebin incelenmesi sonunda ilamda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile talep dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede karış tarafın müteselsil kefil olarak yer aldığını, kredi alacağının ödenmediğini, alacağı rehinle temin edilmediğini belirterek 5.424.248,97 TL alacağın alınabilmesi için borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatları, havaleleri, vs. her türlü hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, borçlu kefil ... yönünden ihtarname ile talep edilen nakit alacaklar toplamı 4.809.941,96 TL için İİK’nun 257. maddesinde aranan yasal koşulların gerçekleştiği, borçlu kefil ... için talep dışı asıl borçluya ihtarnamenin 26/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu kefile 22/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçludan önce kefile tebliğ nedeniyle TBK'nun 586. maddesindeki koşulların oluşmadığı, yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği, fazlaya ilişkin nakit alacağa yönelik istemin kat ihtarı olmadığından reddine hükmedildiği, ihtarname ile talep edilen gayri nakdi alacak talebi yönünden ise, Yargıtay İçtihadı Birleştirme HGK 'nun 27.12.2017 tarih ve 2016/1 E 2017/6 K sayılı kararıyla, ihtiyati haczin icra işlemi olmadığı, geçici koruma tedbiri olduğu ve sadece para alacakları için öngörüldüğü, bu nedenle teminat alacakları için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, bu bedele yönelik talebin yasal koşulları oluşmadığından reddi gerektiği gerekçesiyle borçlu kefil ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, borçlu kefil ... yönünden 4.809.941,96 TL için ihtiyati haciz talebinin kabulüne, İİK'nun 257/1 maddesi gereğince alacaklının 4.809.941,96 TL alacağının alınabilmesini sağlamak için borçluların borca yeter miktardaki taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlu ile 3.kişilerin uğrayabilecekleri zararı karşılamak üzere takdiren alacağın %15’i oranında 721.491,29 TL teminat ödendiğinde, kararın yerine getirilmesi için karar örneğinin Ankara İcra Müdürlüğü’ne gönderilmek üzere alacaklı ya da vekiline verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile muhatap arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında borçlu ...'e tarsim kredisi-cari, tarımsal yapılandırma ürünlerinin kullandırıldığını, imzalanan sözleşmede ...'ün borçlu olarak, ... ve ...'ün ise müteselsil kefil olarak sorumluluğunun bulunduğunu, 13/02/2026 tarihi itibarıyla borçluların müvekkiline toplam 5.424.248,97 TL borcu bulunduğunu, belirtilen tutar üzerinden ...'ün ve ...'nın borcuna yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesinin talep edildiğini, müvekkili banka ile asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında ...'nın sözleşmede açıkça müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk üstlendiğini, bu hususun dosyaya sunulan sözleşme metni ile sabit olduğunu, TBK'nun 586. maddesi uyarınca müteselsil kefilin, borçlunun temerrüte düşmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde alacaklı tarafından doğrudan takip edilebileceğini, somut olayda kredi borcunun kat ihtarı ile muaccel kılındığını, borçlunun temerrüte düştüğünü ve borcun ödenmediğini, mahkeme kararında, asıl borçluya ihtarnamenin kefilden sonra tebliğ edildiği gerekçesiyle TBK'nun 586. madde koşullarının oluşmadığı belirtilmiş ise de, ihtarnamenin keşide edilmesi ve borcun muacceliyet kazanması esas olup, tebligat tarihlerinin farklılık göstermesinin müteselsil kefilin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, tebligat sırasına ilişkin teknik farklılık, kefalet sorumluluğunu bertaraf edecek nitelikte olmadığını, ihtiyati haciz yargılamasında alacağın kesin ve tam ispatının aranmayacağını, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, dayanak kredi sözleşmesi, kefalet beyanı ve kat ihtarının dosya kapsamında bulunduğunu, bu aşamada kefalet sorumluluğunun esastan değerlendirilmesinin, ihtiyati haczin geçici hukuki koruma niteliği ile bağdaşmadığını, belirterek Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/89 D.iş sayılı kararının borçlu kefil ... yönünden ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, müvekkili bankanın 5.424.248,97 TL tutarındaki alacağı kapsamında, borçlu kefil ...’nın borca yeter miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine İİK'nun 257. vd. maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; İİK’nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Somut olayda, talep dışı ... ile ihtiyati haciz talep eden banka arasında 02/05/2023 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, karşı taraf borçlu ...'ün aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, karşı taraf borçlu ...'nın sözleşmede kefaletinin bulunmadığı, 23/02/2023 tarihli 3.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, karşı taraf borçlu ...'nın 3.500.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, karşı taraf ...'ün sözleşmede kefaletinin bulunmadığı görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından asıl borçlu ile karşı taraf kefillere gönderilen 19/11/2025 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, 4.847.891,96 TL nakit alacağın 1 gün içinde ödenmesi, 37.950,00 TL gayri nakit alacağın 1 gün içinde depo edilmesi ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname asıl borçluya 26/11/2025 tarihinde, karşı taraf kefil ...'ya 22/11/2025 tarihinde, karşı taraf kefil ...'e 26/11/2025 tarihinde tebliğ olmuştur. İhtiyati haciz talep eden banka vekilinin istinaf başvurusu karşı taraf ... hakkında verilen ret kararına yöneliktir. Karşı taraf müteselsil kefil ... yönünden genel kredi sözleşmesi tarihi ve talep tarihi dikkate alındığında TBK'nun 586. maddesinin uygulanması gerekir. Anılan maddenin 1.fıkrası; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmünü içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2016/12120 Esas 2016/8556 Karar sayılı emsal içtihadında da "... borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Tüm bu hal, kuşkusuz ki kefil yönünden de alacağın muaccel olması durumunda geçerlidir. TBK'nun 590/3. maddesi "Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar" düzenlenmesini içermektedir. İhtiyati haciz talep eden bankanın kredi hesabını kat ettikten sonra karşı taraf asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 1 gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarın asıl borçluya 26/11/2025 tarihinde, karşı taraf kefil ...'ya ise asıl borçluya tebliğ tarihinden önce 22/11/2025 tarihinde tebliğ olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece, asıl borçluya tebliğ tarihi kefile tebliğ tarihinden sonra olup, TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca asıl borçlunun ifade gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması şartı gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talep eden bankanın karşı taraf kefile başvuru koşullarının oluşmadığı gözetilerek karşı taraf kefil yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin karşı taraf ... yönünden reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 21/05/2026Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.