Davacı idareye ait ham toprağa izinsiz dökülen toprağın eski hale getirilmesi ve maddi tazminat talepli davada davalıların sorumluluğunun kapsamının belirlenmesi hakkında verilen bozma kararı.
Özet: Davacı idareye ait araziye davalılarca izinsiz toprak dökülerek taşınmazın niteliğinin bozulması ve işgal edilmesi iddiasıyla açılan eski hale getirme ve maddi tazminat davasında, ilk mahkemenin iki davalı hakkındaki davanın reddine, bir davalı hakkında ise kısmen kabulle eski hale getirme veya tazminat ödenmesine hükmetmesine rağmen, Yargıtay karar düzeltme incelemesinde davalıların toprak dökümünü kabul etmeleri ve üçüncü kişilerin davalı parsellerden geçmeden araziye toprak dökemeyeceği dikkate alındığında, her iki davalının da taşınmaza dökülen tüm toprağın kaldırılmasından sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/247 E., 2015/398 K. Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davacı idareye ait ... İlçesi ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan ham toprak vasıflı taşınmaz üzerine 01.01.2000 tarihinde davalılar tarafından müvekkilinin bilgisi olmadan toprak dökümü yapıldığını, toprak dökülerek işgal edilen kısmın ortalama yüksekliğinin dört metre olduğunun tespit edildiğini, izinsiz toprak dökülmesinden dolayı taşınmazın niteliğinin de bozulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taşınmazın eski hâle getirilmesi ile davalı ... San. Tic. A.Ş’den 14.836,50 TL, davalı ... San. Ltd. Şti’den 9.891,00 TL ve davalı ... Tic. A.Ş’den 2.472,43 TL olmak üzere toplam 27.200,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama aşamasında 12.05.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 189.659,59 TL’ye yükseltmişir.II. CEVAPDavalılar ... San. Tic. A.Ş. ile ... Sanayi Ticaret Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının iki talebini birlikte ileri sürmesinin mümkün olmadığını, kullanılmayan bir arsaya toprak dökülmesinden dolayı herhangi bir zararın doğmayacağını, terditli olarak açılmayan bu davanın eski hâle getirme davası olarak görülmesi gerektiğini, dava açılmadan önce ihtarname gönderilerek uygun bir süre verildikten sonra bu davanın açılabileceğini, inşaat kazı işlerinin dava dışı üçüncü şahsa verildiğini ve yapılan sözleşme ile kazı toprağının döküleceği yerin belirlendiğini, müvekkilleri tarafından taşınmazın eski hâle getirilmesi gerektiğinin kabul edildiğini, zararın dava dilekçesinde gösterilen miktarda olmadığını, dökülen toprak miktarının çelişkili olduğunu ve olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ait arsa üzerinde hafriyat dökme eyleminin olmadığını, eylemi üçüncü kişilerin gerçekleştirdiğini ve davacının iddiasını ispatlayamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARI (Kapatılan) Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.03.2008 tarihli ve 2002/128 E., 2008/72 K. sayılı kararı ile davalılardan ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’ye ait 343 parseldeki kazı miktarının 13085,92m³, dolgu miktarının ise 13849,42m³ olduğu, bu şirket tarafından Hazineye ait 340 sayılı parsele toprak dökümü yapılmadığı, davalı .... Tic. Ltd. Şti.’ye ait 341 sayılı parselde ise bina ve temel kazısı yapıldığının tespit edilemediği, davalı ... San. Tic. A.Ş. tarafından ise davacıya ait parsele 14963,52m³ toprak döküldüğü, Hazineye ait parselin büyük olmasından dolayı dava dışı kişiler tarafından da dökülmüş olabileceği, eski hâle getirme bedelinin 36.626,50 TL olduğu gerekçesiyle davalılar ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer davalı ... San. Tic. A.Ş. yönünden ise kısmen kabulü ile dava konusu yerin eski hâle getirilmesine; mümkün olmadığı hâlde ise 36.626,49 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 14.09.2009 tarihli, 2008/14055 E., 2009/9834 K. sayılı ilamı ile karar onanmış, onama kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dairenin, 14.12.2009 tarihli ve 2009/13740 E., 2009/14157 K. sayılı kararı ile “…Davacı, karar düzeltme dilekçesinde; davalıların, Hazine'ye ait taşınmazın bitişiğindeki taşınmazların sahibi olduklarını, üçüncü kişilerin davalı parsellerden geçerek Hazine'ye ait taşınmaza toprak dökemeyeceği gözetilmeden verilen kararın bozulmasını istemiştir. Davalılardan ... Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... Ltd Ş cevap dilekçelerinde davacının taşınmazına toprak döktüklerini kabul etmiştir. Davacıya ait taşınmazın toprak dökülen bölümü, davalılara ait taşınmazlarına bitişiğindeki 5.5 00... lik bölümdür. İki davalının da 3. bilirkişi raporunda belirlenen 22.464, 08... toprağın kaldırılmasından sorumlu tutulması gerekirken, kendi taşınmazları üzerine yaptıkları inşaatlarda dolgu malzemesi olarak kullanılacak miktar indirilerek kalan 7.440, 91... lük bölümden sadece davalılardan ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin sorumlu tutulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekirken onanmış bulunduğundan davacının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin onama kararı kaldırılmalı ve karar yukarıda açıklanan nedenle bozulmalıdır…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.10.2013 tarihli ve 2010/113 E., 2013/358 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak davacı taşınmazına davalılar ... San. ve Tic. AŞ. ve ... ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 22.464,08m³ kazı toprağı döküldüğünün belirlendiği, bozma ilamı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın davalılar ... Sanayi Tic. A.Ş ile ... ve Ticaret Ltd. Şti. açısından kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.500m²’lik kısımda 22.464,08m³’lük toprak döküldüğü gerekçesiyle dava konusu yerin anılan davalılar tarafından eski hâle getirilmesine, eski hâle getirilmesi için davalılara kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir aylık süre verilmesine, eski hâle getirilmemesi hâlinde ise 110.658,07 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, diğer davalı ... Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın ise kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.C. Bozma KararıMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuş; Dairenin, 02.12.2014 tarihli ve 2014/4879 E., 2014/16459 K. sayılı kararı ile hüküm onanmış, onama kararına karşı davacı vekili ile davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Dairenin,11.05.2015 tarihli ve 2015/2133 E., 2015/5921 K. sayılı kararı ile “…Yapılan incelemede; yerel mahkeme tarafından verilen ilk kararın dairemizce davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin davacıya ait taşınmaz üzerine izinsiz dökülen 7.440,91m³ toprağın kaldırılması ve taşınmazın eski hale getirilmesinden sorumlu olması gerektiği belirtilerek bozulduğu ve bozma ilamına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Buna rağmen mahkemece, davalıların 22.464,08m³ toprağın kaldırılmasından sorumlu olduğuna dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Netice itibariyle mahkeme kararının davalıların 7.440,91 m³ toprak dökümü (bedeli 36.626,50 TL) ile sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. Ne var ki; kararın belirtilen gerekçe ile daha önce bozulması gerekirken dairemizce onanmış olması doğru değildir. Açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme istemi 6217 sayılı Kanun'un 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 440-442 maddeleri uyarınca kabul edilmeli, 02.12.2014 gün ve 2014/4879 esas ve 2014/16459 karar sayılı onama kararı kaldırılmalı ve karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Üçüncü Karar İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2015/247 E., 2015/398 K. sayılı kararı ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan dava ile ilgili kararın kesinleşmiş olması nedeniyle bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığı, diğer davalılar ... Sanayi Tic. A.Ş. ve ... ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ise davacıya ait taşınmaza 7.440,91m³ toprak döküldüğü anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile dava konusu yerin davalılar tarafından eski hâle getirilmesine, eski hâle getirilmesi için davalılara kararın kesinleşme tarihinden itibaren bir aylık süre verilmesine, eski hâle getirilmemesi hâlinde ise 36.626,50 TL bedelin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.E. Daire KararıKararın davacı vekili ile davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 05.06.2017 tarihli ve 2017/318 E., ve 2017/3650 K. sayılı ilamı ile;“…Dava, eski hale getirme ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı vekili, davalı ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyanın incelenmesinde; mahkemece verilen ilk kararın karar düzeltme aşamasında Dairemizin 14.12.2009 gün, 2009/13740 Esas ve 2009/14157 Karar sayılı ilamı ile davalılardan ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ...'nin, üçüncü bilirkişi raporunda belirlenen 22.464,08 m³ toprağın kaldırılmasından sorumlu tutulmaları yönünde karar verilmesi için bozulduğu, yerel mahkemece bozma ilamına uyularak; belirtilen davalılarca 22.464,08 m³'lük bir toprak döküldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak karar düzeltme aşamasında Dairemizin 11.05.2015 gün, 2015/2133 Esas ve 2015/5921 Karar sayılı ilamı ile adı geçen davalıların dava konusu alana 7.440,91 m³ toprak döktüğü gerekçesiyle bu miktar üzerinden hesaplama yapılmak üzere mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece tekrar bozma ilamına uyulmasına karar vermiş ve 07.10.2015 gün, 2015/247 Esas, 2015/398 sayılı kararla; davalılar ... Sanayi Tic. AŞ ile ... ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından alana 7.440,91m³ toprak döküldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, 6460 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile düzenlenen 439/6. fıkrasında (HMK.373/6), davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılacağı düzenlenmiş olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine …” karar verilmiştir. F. Hukuk Genel Kurulu Kararı Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2022 tarihli ve 2017/4-2841 Esas, 2022/182 Karar sayılı ilamıyla "...6460 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle usul yasalarına eklenen fıkra uyarınca davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılacaktır. Değişiklik gerekçesinden de anlaşılacağı üzere Hukuk Genel Kurulunca temyiz incelemesi yapılabilmesi için; davanın esastan reddi veya kabulünü içeren kesin bozmaya uyma kararı verilerek tesis olunan kararların, mevzuatta bir değişiklik olmadığı hâlde, önceki bozma kararını ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması durumunun söz konusu olması gereklidir. Yine gerekçede “kesin bozma” kavramından kanun koyucunun neyi kastettiği açıklanmış; bu kavramın “ilk derece mahkemelerinin davanın kabulüne ilişkin hükmünün reddedilmesini yahut davanın reddine ilişkin hükmünün kabul edilmesini ön gören bozmaları içermekte…” olduğu belirtilmiştir. Maddenin farklı şekilde yorumlanması, Yargıtay dairelerinin mahkemeyi araştırmaya yönelten birden fazla bozma kararı vermiş olduğu tüm hâllerde temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca yapılacağı sonucunu doğurur ki, bu da HMK’nın 373/6. maddesinin ruhuna aykırıdır. Özel Dairece verilen 11.05.2015 tarihli ikinci kararın yukarıda açıklanan madde gerekçesinde belirtilen “…birden fazla ve birbirine zıt kesin bozma kararı vermesi...” gerekçesine uymadığı ve ikinci bozma kararının kesin bozma niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, mahkemece verilen son kararın temyiz inceleme görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu sonucuna varılmıştır..." gerekçesiyle davacı vekili ile davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ... San. Tic. Ltd. Şti. vekillerinin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için, davacı vekilinin karar düzeltme istemi de reddedilerek dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dökülen toprağın 38.530, 58... olduğunu ve buna göre ödenmesi gereken miktarın 189.659,59 TL olduğunu, mahkemece haksız ve yetersiz bilirkişi raporu esas alarak hatalı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; dava açılmadan önce davalılara ihtarat gönderilmesi gerektiğini, eski hale getirilmezse dava açılması gerektiğini, iyi niyet kurallarına uyulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ...San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin kesinleşmeden itibaren eski hale getirilmesine karar verildiğini, bu nedenle kesinleşmesini beklediklerini ancak davacı temyiz ederek kesinleşmeyi geciktirince katılma yoluyla temyiz etmek zorunda kaldıklarını, davadan önce ihtarat gönderilmesi gerektiğini, her iki davalı vekiline kadar vekalet ücreti ödeneceğinin de karardan anlaşılamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalılar tarafından davacının taşınmazına izinsiz olarak dökülen hafriyat malzemesinin kaldırılarak taşınmazın eski hale getirilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde, oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... San. Tic. AŞ ve ... San. Tic. Ltd. Şti. vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; öncelikle bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmakla, davalı lehine usuli kazanılmış hak doğup doğmayacağı hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Usuli kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 esas ve 1988/89 karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmakta ve bazı istisnaları bulunmaktadır. Bu istisnalar kısaca şu başlıklarda özetlenebilir. a) Mahkemenin görevi ile ilgili usulî kazanılmış haktan sözedilemez. b) Yargıtay'ın bozma kararından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı'nın çıkarılmış olması da usul kazanılmış hakkın istisnasıdır. c)Karar henüz kesinleşmeden geçmişe etkili olarak çıkarılan bir kanun hükmü de usulî kazanılmış hakkın istisnasını oluşturur. d)Bir kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptâl edilirse iptâl edilen kanun hükmü usulî kazanılmış hakka aykırı olsa bile uygulanacak öncelik usulî kazanılmış hakta değil Anayasa Mahkemesinin iptâl kararında olacaktır.e)Usulî kazanılmış hakkın bir diğer istisnası ise kesin hükümdür. Bozmadan sonra usulî kazanılmış hak ile kesin hüküm çelişiyorsa öncelik usulî kazanılmış hak da değil, kamu düzeninden sayılan ve dava şartı olarak re'sen nazara alınması gereken kesin hükümdedir. f)Kamu düzenine aykırılık usulî kazanılmış hakkın istisnalarından bir diğeridir.g)Nihayet, son olarak; Yargıtayın kararı her türlü yorumun, hukuki değerlendirme veya delil takdiri dışında, açıkça ve tartışmasız şekilde başka bir şekilde yorumlanamayacak açıklıkta maddi hataya dayalı ise ve onunla sıkı sıkıya bağlı olduğu halde de usulî kazanılmış hak ilkesi uygulanmayacaktır. Yargıtay tarafından dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde açık ve tartışmasız bir maddi hata yapması halinde bu hata usulî kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, bir belgede yer alan hükmün yok sayılması, olmayan bir hususun tam aksine var sayılması, taşınmaz satış tarihinin veya noterden gönderilen belgenin tarihinin belgelerdekinin aksine yanlış belirlenmesi gibi hallerde maddi hatanın varlığı kabul edilerek, bu yöndeki bozmalar usulî kazanılmış hak doğurmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; eski hâle getirme ve tazminat istemine ilişkin eldeki davada, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire tarafından onanmış, karar düzeltme aşamasında ise Dairenin 14.12.2009 tarihli ve 2009/13740 E. ve 2009/14157 K. sayılı kararı ile davalılardan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Sanayi Ticaret Ltd. Şirketinin 22.464,08m³ toprağın kaldırılmasından sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak anılan davalılar tarafından 22.464,08m³'lük toprak döküldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece hüküm onanmış; ancak karar düzeltme aşamasında Dairenin 11.05.2015 tarihli ve 2015/2133 E. ve 2015/5921 K. sayılı kararı ile adı geçen davalıların dava konusu alana 7.440,91m³ toprak döktüğü gerekçesiyle bu miktar üzerinden hesaplama yapılmak üzere mahkeme kararı ikinci kez bozulmuştur. Mahkemece tekrar bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve 07.10.2015 tarihli ve 2015/247 E., 2015/398 K. sayılı kararı ile davalılar ... Sanayi Tic. A.Ş. ile ... ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından alana 7.440,91m³ toprak döküldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece Dairenin 14.12.2009 tarihli ve 2009/13740 E. ve 2009/14157 K. sayılı bozma ilamına uyularak davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Sanayi Ticaret Ltd. Şirketlerince, davacıya ait taşınmaza 22.464,08m³ toprak döküldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Sanayi Ticaret Ltd. Şirketi tarafından taşınmazın eski hâle getirilmesine, eski hâle getirilmesi için davalılara kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir aylık süre verilmesine, eski hâle getirilmemesi hâlinde ise 110.658,07 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi ile davacı yararına yukarıda açıklandığı şekilde usuli müktesep hak oluşmuştur. Dairenin 11.05.2015 tarihli ve 2015/2133 E., 2015/5921 K. sayılı ilamı ile adı geçen davalıların dava konusu alana 7.440,91m³ toprak döktüğü gerekçesiyle bu miktar üzerinden hesaplanan 36.626,50 TL tazminat ile sorumlu tutulmaları gerektiği belirtilerek mahkeme kararının ikinci kez ve bu defa davalılar yararına bozulması dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere açıkça maddi hataya dayanmakta olup davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Davacı tarafın usuli kazanılmış hakları gözetilerek ve davacı yararına olarak, Dairenin 14.12.2009 tarihli ve 2009/13740 E., 2009/14157 K. sayılı ilamında belirtildiği şekilde, davalılardan ... Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... Ltd. Şti.'nin, 22.464, 08... toprağın davacıya ait taşınmazdan kaldırılması suretiyle taşınmazın eski hale getirilmesi, bu olmadığı takdirde tazminatla sorumluluklarına hükmedilmek üzere, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.VII. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar ... San. Tic. AŞ ve ... San. Tic. Ltd. Şti. vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... Ltd. Şti.'ye yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.