Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari şirket fesih, ortaklıktan çıkma ve usulsüzlük iddialı davada araçlara konulan ihtiyati tedbire ilişkin itirazın istinaf değerlendirmesi.
Özet: Bu istinaf kararında, davacı, ortağı olduğu ticari şirkette finansal usulsüzlükler, engellemeler ve yönetimsel haksızlıklar yaşadığını öne sürerek şirketten ayrılma ve ayrılma akçesi talebiyle birlikte şirket varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemiş; ilk derece mahkemesi bazı şirket araçları hakkında kısmi tedbir kararı vermişken, davalı ise davacının kendisinin şirketi zarara uğratan, zimmetine para geçiren, haksız rekabete giren ve ayrılırken şirket mallarını çalan kişi olduğunu iddia ederek verilen tedbirin mesnetsiz ve şirketin ekonomik özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte olduğunu savunarak karara itiraz etmiştir.

T.C. BURSA BAM . HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ... HUKUK DAİRESİDOSYA NO :.KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I.İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ARA KARAR TARİHİ : NUMARASI : .DAVACI : DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli)TALEP : İhtiyati TedbirDAVA TARİHİ : 21/02/2025KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Bursa....Asliye Ticaret Mahkemesinin... tarih, ... Esas sayılı ara kararının istinaf incelemesi neticesinde;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tedbir istemli dilekçesi ile; müvekkilinin ... ile %50 pay sahibi olarak kurduğu şirketteki paylarının %25'ini protokol kapsamında....na emanet olarak devrettiğini, daha sonra...'nın şirket paylarını davalı kızı ...'e devrettiğini, ancak şirket işlerini fiilen Recep Bölükbaşı'nın yaptığını,...ı'nın şirket hesaplarını resmi görev ve yetkisi olmamasına rağmen şahsi harcamalarında kullandığını adına daireler satın aldığını, mali müşavirden alınan mizanlara göre firma kayıtlarında birçok usulsüzlüğün bulunduğunu, bu usulsüzlükler üzerine müvekkilinin ayrılma iradesini ortaya koyduğunu, müvekkilin iyiniyetle iş yerine giderek gecikmede olan işleri tamamlamak istemişse de çalışmasının engellenmesi için işyeri kilitlerinin değiştirildiğini, davalı eylemleri sebebiyle ortaklığın devamına imkan kalmadığını, genel kurulda müvekkilinin yetkilerinin elinden alınarak ...'nın müdür atandığını belirterek davalının şirket yöneticiliğinden alınarak yerine kayyım atanmasını, TTK'nın 638/2 maddesi gereği haklı nedenlerle müvekkilin ortaklıktan çıkmasına ve ayrılma akçesinin ödenmesine karar verilmesine yönelik arabuluculuk başvurusu yapıldığı tedbiren belirtilen şirket hesapları ve araçları üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir.Mahkemece tedbir talebinin kısmen kabulüne...San. Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı olmak şartıyla ... plaka sayılı araçlara, araçların 3. kişilere devredilmemesi için ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiştir.Tedbir kararına yönelik davalı vekili itiraz dilekçesi ile; dilekçedeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının şirketin...San. Tic. Ltd. Şti.'nde 10/12/2024 tarihli genel kurul kararına kadar müdür olarak görev aldığını, görev süresi boyunca şirketi zarara uğratan ve hukuka aykırı olan fiilleri sebebiyle 10/12/2024 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük görevinin sona erdiğini, davacının şirket adına tescilli taşınmazı tek taraflı inisiyatifiyle gerçek bir satış olmamasına, satışa ilişkin para transferi bulunmamasına rağmen kendi eşi olan adına satış göstermek suretiyle devrini sağladığını, satıştan şirket hesaplarına herhangi bir satış bedeli girmediğini, şirket çalışanı ve kızı ile birlikte ortaklık devam ederken şirket ile aynı ilde aynı iş kolunda faaliyet gösteren .... San. Ltd. Şti. isimli iki adet şirket kurduğunu, davacının, kurmuş oldukları bu yeni şirket için ... şirketi ile ticari faaliyette bulunan firmaları ziyaret ederek görüşmeler gerçekleştirdiğini, böylelikle ...şirketi ve tarafları aynı ortaklar olan ... şirketi ile haksız rekabete girişerek şirketin itibarını zedelediğini, ayrıca şirket hesabında kendi adına kayıtlı hesabına 2.000.000,00 TL aktararak parayı zimmetine geçirdiğini, paranın zimmete geçirilmesi ve şirket kurulmasının müvekkil tarafından öğrenilmesi üzerine davacının şirketi terk ederek eldeki talepte bulunduğunu, davacının şirketi terk ettikten sonra kendisinde bulunan anahtar ile rutin çalışma saatleri dışında şirkete girip şirket merkezinde bulunan bir adet televizyon, iki adet taşınabilir bilgisayar ve bir adet telsiz telefonu şirketin ya da hakim ortağın talimatı olmaksızın, şirket genel kurulu ya da yönetim kurulu kararı bulunmaksızın hırsızladığını, yine davacı tarafından, şirket merkezinde bulunan bu eşyalarla birlikte her biri 30 litrelik 6 adet zeytinyağı dolu bidon şirket adına tescilli ... tescil plakalı araçları da beraberinde götürdüğünü, bu eylemler sebebiyle savcılık şikayetinde bulunulduğunu ... Cumhuriyet Başsavcılığının ....sayılı soruşturma numaralı dosyaları ile soruşturmaların devam ettiğini, soruşturmada davacının uhdesinde bulunan .... plakalı araç yakalanarak yediemin otoparkına çekildiğini, yaşanan durum yukarıda ifade edildiği üzere olmasına rağmen davacı tarafından dava dilekçesindeki gerçeklikten uzak iddialar ileri sürüldüğü, her ne kadar davacının talebine istinaden.... plakalı araçlar için ihtiyati tedbir kararı verilmişse de yukarıda ifade ettiğimiz üzere davacının şirketten ayrılırken dahi hesabına 2.000.000,00 TL geçirmiş olması, şirketin mevcut aktif ve pasiflerinin durumu itibariyle söz konusu meblağın davacının ayrılma akçesinin çok üzerinden bir rakam olması, ihtiyati tedbirde yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş olması ve şirketin devamı süresince söz konusu araçlar üzerinde serbestçe tasarrufta bulunamamasının şirketin ekonomik özgürlüğüne müdahale oluşu, bunun telafisi imkansız zararlara sebebiyet verecek oluşu dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararının itiraz sebebiyle kaldırılmasını talep etmiştir.Tedbir kararı veren mahkemece ihtiyati tedbir talep eden tarafından yasal süresi içerisinde esas mahkemesinde dava açıldığı, açılan davanın Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/219 Esas sırasına kaydının yapıldığı bu suretle esas hakkındaki davanın ikame edildiği anlaşılmakla; itiraz ile ilgili olarak esas hakkındaki davanın görüldüğü mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Esas davanın açıldığı Mahkemece 02/07/2025 tarihinde yapılan duruşmalı inceleme ile; mahkemenin ... D.İş sayılı kararı ile; ...Güvenlik ve ...San. Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı olmak şartıyla ...plaka sayılı araçlara, araçların 3. kişilere devredilmemesi için ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verildiği, araçların 3. kişilere devrinin ciddi zararlar doğurabileceği anlaşılmakla davalı vekilinin tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı şirket vekili istinaf dilekçesi ile; tedbire yönelik itiraz sebeplerini tekrarla yerel mahkemenin itirazın reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Tefrik sonrası dava, haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkma olmadığı takdirde fesih ve tasfiye istemine yönelik olup, talep şirket adına kayıtlı araçlar üzerine konulan tedbirin itiraz yoluyla kaldırılması istemine yöneliktir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.6102 sayılı TTK. 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." 636/4 maddesi ise "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." şeklindedir. 6102 sayılı TTK'nın 638/2 maddesine göre ise; Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir. Belirtilen hükümlerde alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, geçici hukuki koruma konusunda, genel hüküm olan HMK'nın 389. vd. maddeleri uygulanmalıdır.6100 sayılı HMK'nın 389/2 maddesi; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.".6100 sayılı HMK'nın 390. maddesi; "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.Bu itibarla, davacı, müdür ortak olduğu şirketin eski ortağının paylarını kızına devretmesine rağmen fiilen şirketi yönettiğini, şirket hesaplarında birçok usulsüz harcamaların bulunduğunu, son olarak şirket müdürlük görevinin sona erdiğini, ortaklığın sürdürülemez hal aldığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalının ise, iddiaları inkarla davacının haksız rekabet, usulsüz taşınmaz devri, şirket hesabından şahsi hesaba para aktarma, şirket araç ve malzemelerini şahsi tasarrufa geçirme eylemlerini ileri sürerek mevcut durumda davalının uhdesine geçirdiği nakit havale miktarı karşısında verilen tedbirin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Bu kapsamda, davaya konu istemin niteliği, davalı tarafından davacıya isnat edilen eylemlere yönelik sunulu delillerin dava dışı şirkete ait olması dolayısıyla davacının ileri sürdüğü nedenlere yönelik olarak tarafların iddia ve savunmalar ile dosya kapsamındaki mevcut delil durumu itibariyle tedbir için gerekli olan yaklaşık ispatın oluşması karşısında mahkemece itirazın reddine yönelik karar verilmesinin doğru olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından, ayrıca alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, 4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,HMK. 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025 Başkan... e-imza...Üye... e-imza...Üye... e-imza...Katip... e-imza