Mersindeki enerji nakil hattı nedeniyle kamulaştırmasız el atma bedeli talebinin, eski malikin irtifak hakkına geçmişte muvafakat vermesiyle reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir taşınmaza enerji nakil hattı sebebiyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla bedel tahsili talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararları, istinaf yoluyla Bölge Adliye Mahkemesine taşınmış; Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan incelemede, taşınmazın eski malikinin 1992 yılında açılan bir dava neticesinde yargılama zaptına imza atarak irtifak hakkı tesisine ve tesciline açıkça muvafakat ettiğini, bu nedenle kamulaştırma işleminin kesinleştiğini ve bedel talebinin yersiz olduğunu gerekçe göstererek ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırıp davanın esastan reddine karar vermiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/16390 E.  ,  2026/5220 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1527 Esas, 2025/1286 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/42 Esas, 2025/146 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; Mersin ili, ..., ... Mahallesi 342 parsel sayılı taşınmazdan enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma bedelini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.1992 tarihli ve 1991/256 Esas, 1992/1 Karar sayılı kararına istinaden Mut Tapu Müdürlüğünce 09.07.1992 tarihli ve 858 yevmiye numaralı işlem ile 5.135,00 m² lik kısım üzerine TEK Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesisi kurularak kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını ileri sürerek bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece kamulaştırma işleminin kesinleşmesine yönelik yaptırılan araştırmaların yeterli olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idare tarafından kamulaştırma işleminin kesinleştiği ancak ferağ verilmediği ileri sürülerek 4650 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile mülga olan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca o dönemki malik ... 'a karşı irtifak hakkının tescili talepli açılan davaya ilişkin Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/256 Esas, 1992/1 Karar sayılı gerekçeli kararında davalı ... 'a usule uygun davetiyenin tebliğ edildiği, davalı malikin 28.01.1992 tarihli duruşmaya geldiği ve bu duruşmada "davaya bir diyeceğinin olmadığını, taşınmazdaki belirtilen kısma ait irtifak hakkı tesisini ve gerekli tescil işleminin kurum adına yapılmasına muvafakat ettiğini bildirip zaptı imzalamıştır." ibaresinin yer aldığı, bunun üzerine Mahkemece davanın kabulü de gözetilerek idare adına tescil kararı verildiği ve bu kararın taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin görüldüğü, bu haliyle taşınmazın o dönemki maliki ... 'ın yapılan kamulaştırma işlemine açık muvafakatinin bulunduğu, bu hususun duruşma zaptına imzalı beyanı ile yazıldığı ve gerekçeli karara da aynen geçildiği göz önüne alındığında kamulaştırma işleminin kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu aşamadan sonra bedel talebinde bulunulamayacağı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceden yapılan kamulaştırma işlemleri ile dava konusunun aynı hatta ilişkin olmadığını, dava konusu taşınmazdan geçen hattın 2012 yılında yenileme kapsamına alınarak hat ve direk boyutlarının değiştiğini, 1991 yılında açılan davanın acele kamulaştırma davası mı bedel tespit davası mı olduğunun bilinmediğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.