Ticari bankacılık işlemlerinden kaynaklanan, rıza dışı elden çıkan çekin istirdadı davasında mahkemenin yetkisizliğine dair karar.
Özet: Davacı tarafından rızası dışında elinden çıktığı iddia edilen ve hakkında ödeme yasağı kararı bulunan 1.000.000 TL bedelli çekin istirdadı talebiyle açılan ticari dava, davalının yasal süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetkisizlik itirazında bulunması üzerine, çek istirdadı davalarında özel yetki kuralı bulunmadığı ve HMKnın genel yetki hükümlerine göre yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerindeki mahkeme olması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek reddedilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/78 KARAR NO : 2026/451DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat)DAVA TARİHİ : 25/01/2026KARAR TARİHİ : 21/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; toplam bedeli 13.850.000,00 TL ve toplam adeti 12 olan çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak --- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ---- Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığını, dava konusu bütün çekler yönünden ödeme yasağı kararı verildiğini ve kararın bankalara iletildiğini, davalının ---- Şubesi 1.000.000,00-TL bedelli 14/07/2025 keşide tarihli ---- numaralı çekin kendilerinde olduğunu beyan ettiğini, -----Asliye Ticaret Mahkemesinin çek istirdat davası açmak üzere müvekkiline süre verdiğini beyan ederek ---- Şubesi 1.000.000,00-TL bedelli 14/07/2025 keşide tarihli ---- numaralı çekin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; istirdat davalarında yetkili mahkemenin icra takibinin başlatıldığı veya davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davacının istirdadını talep ettiği çek hakkında müvekkilinin dava dışı borçlular hakkında ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibi başlattığını, müvekkilinin yerleşim yeri adresi ---- yetkili mahkeme ------ Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, beyan ederek davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, rıza dışında elinden çıkan çekin istirdatı ve menfi tespit istemine ilişkindir.Dava; davacının rızası dışında elinden çıkan çeklerin istirdadı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından dava konusu yapılan çekler nedeniyle taraflar arasında kambiyo ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Gerek HMK'da gerekse 6102 sayılı TTK'da çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda açılan davanın HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde görüleceği kuşkusuzdur. Davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulması, davalı şirketin merkezinin "----" olması karşısında mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir..." (Yargıtay ------ Hukuk Dairesi'nin 16.11.2015 tarih ve --- Esas ---- Karar sayılı ilamı) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir"Anılan yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. Son olarak; "Cevap dilekçesini verme süresi" başlıklı 127/1. maddesi ise; "Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir." şeklinde düzenleme getirmektedir. Dava konusu yapılan çek nedeniyle taraflar arasında kambiyo ilişkisi bulunduğu iddia edilmemektedir. TTK'da ve HMK'da çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından çek istirdadı davasında, 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Somut olayda davalının yerleşim yerinin -----olduğu, yetkili mahkemenin ----- Merkez Mahkemeleri olduğu, davalının yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek, HMK.'nun 6. maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın yetki yönünden REDDİNE,2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,3-Karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili ve görevli ----- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Aksi halde davanın açılmamış sayılmasına,5-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında yetkili mahkemece karar verilmesine,Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.