Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, istinaf süre aşımı ve temyiz kesinlik sınırı tartışmalarının ardından davanın esastan reddinin onanması.
Özet: Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiş, davacının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu süre aşımı nedeniyle reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi de bu ret kararını hukuka uygun bularak onamıştır; Yargıtay ise, bölge adliye mahkemesinin temyiz kesinlik sınırına dair ek kararını dava değerinin sınırın üzerinde olması nedeniyle kaldırarak, davacının istinaf dilekçesinin süresinde verilmemesi gerekçesiyle bölge adliye mahkemesinin asıl kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/985 E., 2025/1098 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/373 E., 2023/208 K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli ek kararı ile; istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş; ek karara karşı, davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen 10.04.2023 tarihli kararın davacı vekiline 15.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 345. maddesi hükmüne göre 2 haftalık istinaf başvuru süresinin 29.05.2023 tarihinde (pazartesi günü) sona erdiği, davacı vekilinin yasal istinaf süresi geçtikten sonra 01.06.2023 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen 09.06.2023 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2025 tarihli ek kararı ile; Dairelerinin kararının miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ek ve asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı açıktır.Öte yandan pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda, dava değerinin davayı açan mirasçının payına isabet eden değer olacağı da kuşkusuzdur. Diğer taraftan, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.Somut olayda; davaya konu 7 71... parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki keşfen saptanan değerleri üzerinden davacının miras payına isabet eden toplam 172.625,00 TL'nin dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ek karar bakımından peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine,Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.