Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi ret kararının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Davacı, taşıma sözleşmesinden doğan alacakları için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış, davalı ise davacıyla arasında herhangi bir ticari ilişki veya taşıma sözleşmesi olmadığını, adına kesilen faturaların bilgisi dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir; ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine, davacı istinaf başvurusuyla taşıma sözleşmelerinin şekil şartına bağlı olmadığını, yazılı sözleşme yokluğunun ticari ilişki olmadığı sonucunu doğurmayacağını ve mahkemenin bu yöndeki bilirkişi raporuna dayanarak verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/105
KARAR NO : 2026/1045
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :11/10/2024
NUMARASI :2022/969 Esas - 2024/753 Karar
DAVACI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :12/10/2021
KARAR TARİHİ :22/05/2026
KR. YAZIM TARİHİ :19/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Gebze İcra Dairesinin 2020/27662 Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülmüş alan 40.651,00-TL tutarındaki değişik tarihli 7 adet ve toplamda 40.651,00-TL bedelli fatura alacağına itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız olduğunu, itirazında kötü niyetli ve açıkladıkları nedenlerden ötürü iptali gerektiğini, davacı şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari iş ilişkisi kurulduğunu, sunulan cari hesap ekstresi/faturaların tahsil edilmemiş olması sebebi ile davalı ...'na Gebze İcra Dairesinin 2020/27662 Esas sayılı dosyası ve icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibi öncesi ve sonrası borcu ödememekte ısrar ettiğini, dosya kapsamında sunulan, kesilmiş olan irsaliye faturaları ve cari hesap ekstresinden de görüldüğü üzere davalının davacı şirkete borçlu olduğu anlaşılmış olduğundan borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, davalı ...'nun icra takibine itirazı tamamen kötü niyetli ve davacının alacağına kavuşmasını geciktirmek adına yapıldığını belirterek davanın kabulü ile, Gebze İcra Dairesinin 2020/27662 Esas sayılı dosyasından davalının itirazının iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davacı şirket tarafından kesilen faturalarda ve yine davacı tarafından düzenlenen cari hesap ekstresinde adının geçmesi dışında davacı şirket ile hiçbir irtibatının olmadığının açık olduğunu, gerçekten davalının ticaretle o ya da bu şekilde uğraşmamış olduğunu, son yıllarda mevsimlik tabir edilecek şekilde Gümüş Araç Kiralama Seyahat İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketinde işçi olarak çalıştığını, başkaca bir meşgalesi, taşıma vs işleri yapacak ne ekonomik gücü ne de tecrübesi olduğunu, davaya konu icra takibine muhatap olduğunu ve bu takibe haklı olarak itiraz ettiklerini, davacının dilekçesinde zikrettiği mahkemenin 2020/526 E. sayılı dosyası incelendiğinde de görüleceği üzere davalının kötü niyetli olmadığını, aksine kendi adına haberi olmadan fatura kesildiğini ve borçlandırılmaya çalışılmış olması sebebiyle mağdur durumda olduğunu, her iki dosyada da davacıların bir dönem arkadaşlık etmiş olduğu ... isimli şahsın ticari ilişki içinde olduğu şirketler olup bu kişiyle davalı arasında hiçbir şekilde iş ilişkisi bulunmadığını, davalının hiç kimseye taşıma vs iş yaptırmadığını ve borçlu olmadığını, davalıya herhangi bir şekilde fatura intikal etmediğini davalının herhangi bir vergi kaydı da bulunmadığını, davacı firmayı davaya konu takipler nedeniyle tanımadığını, dolayısıyla sözleşme ilişkisi olmadığından borcu da olmadığını, bu nedenlerle haksız, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, kötü niyetli takip nedeniyle davacının takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşıma sözleşmesi kurulduğuna dair tanık dinlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşıma sözleşmelerinin herhangi bir şekil şartına tabii olmadığını, taraflar arasında yazılı olarak taşıma sözleşmesinin yapılmamış olmasının, taşıma sözleşmesinin kurulmadığı anlamına gelmeyeceğini, eşyanın taşıyıcıya teslimi ile sözleşmenin taraflar arasında kurulmuş olacağını, TTK'nın 856/2. maddesine göre taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesinin olmaması sebebiyle ticari ilişki varlığından söz edilemeyeceği kanaati usul ve yasaya aykırı olmasına rağmen yerel mahkemenin işbu bilirkişi raporunu hükme esas aldığını, davalının, davacı şirketle aralarındaki taşıma sözleşmesi uyarınca kendi üzerine düşen edimini yerine getirmediğini, dolayısıyla davalı taraf sözleşmeyi ihlal ettiğinden esasen davacı şirkete borcunun söz konusu olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2024 tarih, 2022/969 Esas - 2024/753 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesinin 2020/27662 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden 08/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, bu raporda davacının ticari defterlerinin incelendiği, davalı adına düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği ancak davalının tacir olup olmadığı yönünden yapılan araştırma uyarınca dosyaya getirtilen ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtlarına göre davalının tacir olmadığı, taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğunun kanıtlanamadığını bildirdiği, ilk derece mahkemesince davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında taşıma hukukundan kaynaklı ticari ilişki olup olmadığı ve davacının alacaklı olup olmadığı noktalarındadır.
Kural olarak, fatura konusu mal ya da hizmetin teslimini ispat külfeti faturayı düzenleyene ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura nedeniyle alacaklı olduğunu kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.
Somut olayda; davacının istinaf dilekçesinden anlaşıldığı üzere nakliye hizmeti veren davacı şirketin sağladığı hizmet davalının talimatı ile konteynerlara yüklenmiş olan orman ürünleri vs gibi malları kapsayan limandan alınarak verilen adreslere sevk etme işleminden ibaret olduğu, davalının defter tutmakla yükümlü tacir olmadığı, davacının, davalı adına düzenlediği faturaların gönderildiğinin belli olmadığı, davacı tarafça her ne kadar whatsapp yazışmalarında davalının bu ticari ilişkiye ilişkin talimatlarını yazdığını belirtmiş ise de delil listesinde whatsapp yazışmalarına dayanmadığı, bu şekilde yazılı delil başlangıcı dahi bulunmadığından uyuşmazlığın miktarına göre tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davacının, davalı ile olduğunu ileri sürdüğü ticari ilişkiyi kanıtlar nitelikte bir yazılı delil sunulmadığı, böylelikle davacının mevcut delillerle davasını ispat edemediği, ancak davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış ise de talimat mahkemesince yemin metni okunmadan yemin ettirildiği gibi beyanında ısrar edip etmediğini sorulmayarak yeminin usulünce eda ettirilmediği anlaşılmıştır.
Yemin teklif eden taraf hangi hususlarda yemin teklif ettiğini yemin metni halinde mahkemeye sunar ancak hakim sunulan bu metin ile bağlı olmayıp hangi hususlarda yemin yönelteceğine kendisi karar verir. Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir.
Hâkim, eksik olan noktaları tamamlamak veya açık olmayan hususları aydınlatmak için yeminin konusu ile bağlantılı gördüğü soruları yemin eden kimseye sorabilir (HMK m. 237). Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder (HMK m. 238).
Mahkemece yapılacak iş; davalı tarafa yukarıda anlatıldığı şekilde usule uygun olarak yeminini eda etmesinin sağlanmasından sonra yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2024 tarih, 2022/969 Esas - 2024/753 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.22/05/202
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*