4. Ceza Dairesinin, hakaret suçundan verilen mahkumiyet ve istinaf reddi kararını, çelişkili rapor ve delil itirazlarını reddederek hukuka uygun bulup onaması.
Özet: Yargıtay, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını onamış, sanığın atılı eylemi gerçekleştirdiği ve cezai ehliyetinin tam olduğu yönündeki mevcut heyet raporunun usulüne uygun olduğunu, bu nedenle 5237 sayılı Kanunun 32. maddesi kapsamında yeniden bir değerlendirmeye gerek bulunmadığını belirterek, bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin çelişkili raporlar iddiasıyla yapılan bozma taleplerini esastan reddetmiştir; sanığın savunmalarının, müşteki beyanlarının ve olay tutanağının eylemi kanıtladığı, mahkemenin takdirinin ve yasal mevzuat uygulamasının yerinde olduğu sonucuna varılarak ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmuştur.
4. Ceza Dairesi         2024/106 E.  ,  2026/4577 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2651 E., 2023/3757 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.Tebliğname'de sanık hakkında yönteme uygun rapor alınması için bozma yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğundan, Adli Tıp İhtisas Dairesinden yöntemince rapor alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden hükmün bozulması talebine yöneliktir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, müvekkili hakkında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğuna, hatalı delillerle hüküm kurulduğuna, raporun usul ve yasaya uygun alınmadığından hükme esas alınamayacağına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin bozma kararı sonrasında, sanık hakkında ... Hastanesi'nden alınan heyet raporunda suç tarihine göre atılı suçlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 32/1-2. maddesi kapsamında değerlendirilmemesinin uygun olması karşısında, Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın savunmalarına, katılan ...'ın istikrarlı beyanları ile 04.05.2018 tarihli olay tutanağına göre atılı eylemi gerçekleştirdiği ve alınan heyet raporuna göre ise 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından sanığın mahkumiyetine, engel sabıka kaydı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2026 tarihinde karar verildi.