Hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünün, sanığın alibisine yönelik kamera ve HTS kayıtlarının eksik incelenmesi nedeniyle bozulması.
Özet: Bir hırsızlık davasında katılan vekilinin, sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği yönündeki temyiz istemini inceleyen yüksek mahkeme, sanığın suçlamayı reddetmesi ve olay tarihinde başka yerde olduğunu beyan etmesine rağmen, suçta kullanılan araç ve sanığın olay anındaki konumuna ilişkin kamera kayıtları, HTS ve baz istasyonu verileri gibi kritik delillerin yeterince araştırılmadığını tespit etmiştir. Bu eksik kovuşturma nedeniyle önceki kararı bozarak, sanığın hukuki durumunun netleştirilmesi amacıyla gerekli araştırmaların tamamlanması için dosyayı yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/324 E., 2020/412 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI.Katılan vekilinin sanık ... hakkında hırsızlık suçundan İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde sanık ... hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, sanığa karar tebliğ edilmesine rağmen istinaf kanun yoluna başvurmadığı, sanık ile ilgili anılan suçtan bölge adliye mahkemesince verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşıldığından; katılan vekilinin konusu bulunmayan temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II.Katılan vekilinin, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin "eksik inceleme ve araştırma sonucu beraat kararı verildiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında atılı suçu kabul etmemesi, olay tarihinden yaklaşık 2 hafta önce suçta kullanılan kamyonu Şanlıurfa Zahireciler Borsası'na park edip Bursa iline gittiğini beyan etmesi ve olay günü de Bursa'da olduğunu beyan etmesi, aracın kendisine ait olması dışında başka sanık hakkında suçu işlediğine dair delil olmaması karşısında; Şanlıurfa Zahireciler Borsasında kamyonu park ettiğine ilişkin kamera kaydı ile kamyonun giriş çıkışına ait belge bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve suç tarihinde kullandığı cep telefonu numara/numaraları belirlendikten sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na müzekkere yazılarak olayın öncesi ve sonrasına ait HTS kaydı ve baz istasyonu bilgilerinin istenerek dosyadaki diğer temyiz dışı sanık ... ile görüşmelerinin bulunup bulunmadığının ve suç tarihinde olay yerine yakın yerlerden baz alınıp alınmadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayin edilmesi gerektiği halde, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.