Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında mirasçılar arası fiili taksim ve zilyetliğin kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bu dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olup, davacının dedesinden miras kalan taşınmazın davalı adına kadastroda tescil edildiğini iddia etmesine karşılık, davalının taşınmazların eşinin vefatı sonrası davacı ile aralarında yapılan taksim sonucu kendisine verildiği ve uzun süredir bu taksime uygun kullanıldığı savunması üzerine açılmıştır; ilk derece mahkemesi, taraflar arasında taksim yapıldığı ve taşınmazların taksime uygun kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddiyle onanmış ve son olarak Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/389 E.  ,  2026/816 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1059 E., 2024/1539 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemah Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/10 E., 2020/50 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
26.06.2009 tarihinde kesinleşen kadastro çalışması sonucu Erzincan ili, Kemah ilçesi, ... köyü 1 42... parsel sayılı taşınmazın (18, 25... , kerpiç ev) irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle davalı adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı; dedesinden miras kalan 1 42... parsel sayılı taşınmazı kadastro çalışması sırasında davalının kendi adına kaydettirdiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile hak sahiplerine paylaştırılmasına karar verilmesini istemiş; cevaba cevap dilekçesi ile mal taksimi yapmadıklarını, kendisine düşen 1 42... parsele de davalının müdahale ettiğini, köyde bulunduğu süre içerisinde huzursuzluk çıkardığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davanın zamanaşımına uğradığını, eşi ... öldükten sonra eşinden kalan malları davacı ile aralarında taksim ettiklerini, bu paylaşım ile dava dışı 1 42... parsel sayılı taşınmazın davacıya, dava konusu 1 42... parsel sayılı taşınmazın ise kendisine verildiğini, 20 yılı aşkın süredir taşınmazları taksime uygun şekilde kullandıklarını, köyde yaşayan herkesin bu taksimi bildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'in ölümünden sonra yapılan taksim sonucu dava konusu taşınmazın davalıya, dava dışı 1 42... parsel sayılı taşınmazın ise davacıya verildiği, tarafların taşınmazları taksime uygun şekilde kullandıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ek kararı ile, hükmün miktar itibarı ile kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; ek kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davalar sonucu verilen kararlara karşı miktar ve değere bakılmaksızın istinaf ve temyiz yasa yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle ek kararın kaldırılması ile istinaf incelemesine geçilmiş, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.