Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf sonrası temyiz incelemesinde, sağlık çalışanı lehine özel hüküm uygulanmaması eleştirisine rağmen hükmün Yargıtayca onanması.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek hükmün düzeltilerek onanması üzerine, sanık müdafiinin suçun sübut bulmadığı ve tanık beyanlarının taraflı olduğu yönündeki temyiz istemi, Yargıtay tarafından incelenmiştir; yapılan değerlendirmede, sanığa yüklenen eylemin hukuka uygun kanıtlarla sabit olduğu ve yargılama sürecinde usuli hata bulunmadığı, katılanların sağlık çalışanı olması nedeniyle uygulanması gereken özel bir kanun maddesinin eksik uygulandığı ancak aleyhe temyiz olmaması sebebiyle bu durumun bozma nedeni sayılamayacağı belirtilerek, temyiz isteminin oy birliğiyle reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/3666 E.  ,  2026/4426 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/798 E. 2023/2666 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun sübut olmadığına, hükme esas alınan tanık beyanlarının taraflı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Katılanların ve müştekinin sağlık çalışanı olması nedeniyle sanık hakkında 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.03.2026 tarihinde karar verildi.